1
İnsanları arkadan, önden diliyle çekiştirip, kaş göz ederek alay edenlerin vay hâline!¹
1 Krş. Hucurât, 49/11; Kalem 68/10-11
2
O ki, mal/servet toplayıp onu durmadan sayar durur.²
2 Krş. Tevbe, 9/34
3
Malının kendisini ölümsüz kılacağını/ebediyen yaşatacağını sanıyor.
4
Hayır, asla! O, elbette Hutâme’ye atılacaktır.
5
Hutâme’nin ne olduğunu sen ne bileceksin?
6
O, Allah’ın tutuşturulmuş ateşidir.³
3 Arapça “H-t-m” kökünden gelen bu kelime kök itibariyle “kırıp geçirmek”, “paramparça etmek” anlamındadır. Ayette anlatılmak istenen; insanın içini dışını kırıp geçiren, paramparça eden ateştir.
7
O, tâ gönüllere [ef’ide] işleyen (bir iç ateştir).
8
Muhakkak ki o, onların üzerine (kapıları) kapatılacak/ kilitlenecektir.⁴
4 Beled, 90/19-20
9
Uzayıp giden sütunlar arasında (kalacaklar).