1
Güneşi örten gece hakkı için,
[4] Mekke'de nazil olmuş (21) âyettir.
2
Güneşe parlaklık veren gündüz hakkı için,
3
Erkeği, dişiyi yaratan hakkı için,
4
Dünyadaki çalışmanız dağınıktır [⁵].
[5] Kiminiz sevaba, kiminiz günaha çalışır.
5
5, 6. Veren ve sakınan, sözün en güzeli olan kelime-i şehadeti tasdik eden yok mu?
6
5, 6. Veren ve sakınan, sözün en güzeli olan kelime-i şehadeti tasdik eden yok mu?
7
Biz istirahat ve Cennete götürecek yol için ona kolaylık veririz.
8
Cimri olan, kendisini müstağni gören,
9
Sözün en güzeli olan kelime-i şehadeti yalan sayan kimseye gelince
10
Biz ona güçlüğe götürecek yol için yine kolaylık veririz [⁶].
[6] Cehennem yollarını hazırlarız.
11
Başı aşağıya düştüğü [⁷] zaman malı ona fayda vermez.
[7] Mezara girdiği veya Cehennemin dibine düştüğü.
12
Şüphesiz doğru yola götürmek bize aittir.
13
Âhiret de bizim, dünya da bizimdir.
14
Sizi alev saçan ateşle korkuttum.
15
15, 16. Oraya ancak hakkı yalan sayıp ondan yüz çeviren bedbaht kimse girer.
16
15, 16. Oraya ancak hakkı yalan sayıp ondan yüz çeviren bedbaht kimse girer.
17
17, 18. Sakınan, özü Allah yanında pâk olur diye malını veren, o ateşten uzak düşecek.
18
17, 18. Sakınan, özü Allah yanında pâk olur diye malını veren, o ateşten uzak düşecek.
19
O, nimetine mukabil hiçbir kimseden mükâfat beklemez.
20
Ancak yüce olan Rabbinin hoşnutluğunu ele geçirmek için böyle yapar.