1
Gök yarıldığı zaman,
[1] Mekke'de nâzil olmuş (25) âyettir.
2
Rabbine yarılmak hususunda kulak verdiği zaman ki —gök buna lâyıktır—
3
Yer uzanıp dümdüz olduğu,
4
İçindekilerini atıp boşaldığı zaman,
5
Rabbine bu hususta kulak verdiği zaman ki —yer buna lâyıktır— herkes ne yapmışsa onu bilecek.
6
İnsan! Rabbine kavuşuncaya kadar işinde öyle çalışıyorsun, öyle çalışıyorsun ki, artık O/na kavuşacaksın.
7
Amel defteri sağ eline verilen kimsenin
8
Hesabı kolay görülecek [²],
[2] Ameli kendisine gösterilecek.
9
O ailesine sevinçle dönecek.
10
Amel defteri arkasından verilen kimseye gelince
11
O, kendisine beddua edip helâkini özleyecek,
12
Alevli ateşe atılacak.
13
Çünkü o, dünyada ailesi arasında sevinç içindeydi [³].
[3] Zevk ve safa ile vakit geçiriyordu.
14
Hesap için asla dönmeyecek zannediyordu.
15
Elbette o, hesap için dönecek, çünkü Rabbi onu görür.
16
16, 18. Alaca karanlığa [⁴], geceye ve onun istirahat için topladığı mahlûkata, ışığı kemal bulmuş ay/a andım olsun ki,
[4] Veya gün tattıktan sonra kızıllığa.
17
16, 18. Alaca karanlığa [⁴], geceye ve onun istirahat için topladığı mahlûkata, ışığı kemal bulmuş ay/a andım olsun ki,
[4] Veya gün tattıktan sonra kızıllığa.
18
16, 18. Alaca karanlığa [⁴], geceye ve onun istirahat için topladığı mahlûkata, ışığı kemal bulmuş ay/a andım olsun ki,
[4] Veya gün tattıktan sonra kızıllığa.
19
Siz elbette halden hale uğrayacaksınız.
20
Artık ne oluyor da onlar iman etmiyorlar?
21
Kur!an okunduğu zaman ona kapanmıyorlar?
22
Hayır, kâfir olanlar onu yalan sayarlar.
23
Allah da kalblerinde sakladıklarını herkesten iyi bilir,
24
Artık onlara acıklı bir azap müjdele.
25
Şu kadar ki mü/min olup iyi amel işleyenler için ardı arası kesilmeyecek [⁵] mükâfat vardır.
[5] Veya başa kakılmayacak.