1
Ey örtüsüne [⁷] bürünmüş peygamber!
[6] Mekke'de nâzil olmuş, (56) âyettir. [7] Veya peygamberlik libasına bürünmüş.
3
Rabbini büyüklükle an [⁸],
[8] Rabbini müşriklerin sözlerinden tenzih et; yahut namazda tekbir getir; yahut O'nu boş şeylerden tenzih et.
4
Elbiseni temiz tut [⁹],
[9] Necasetten temizle veya kısalt, etek sürükleme, yahut nefsini ahlâk-ı zemime, ef'al-i hasiseden pâk tut.
5
Azaba bais olan şeyleri bırak.
6
Çok istemek üzere bir şey verme [¹⁰],
[10] Bir kimseye verdiğin maldan dolayı ivaz isteme, verdiğini çok görme.
7
Rabbin için her şeye katlan.
8
Kıyamet borusu üfürüldüğü zaman,
9
9, 10. İşte o gün, kâfirler için çetin bir gün olacak, kolay olmayacak.
10
9, 10. İşte o gün, kâfirler için çetin bir gün olacak, kolay olmayacak.
11
Beni, yarattığım kimseyle yalnız bırak [¹¹],
[11] Yani onu bana bırak. Nazm-ı Kerîm (Velit bin Muğîre) hakkında nâzildir.
12
Ben ona çok mal verdim [¹²],
[12] Derd-i mâişet için ihtiyar-ı sefer edecek, meşekkat ve külfete tutulacak hallerden vareste kıldım.
13
Göz önünde duracak [¹³] oğullar verdim;
[13] Veya halk arasında itibarlı olup derneklerde hazır bulunacak.
14
O/na reislik ve mansıp yolunu iyiden iyiye döşedim,
15
Böyleyken yine artırmamı umuyor, öyle mi?
16
Asla ummasın. Çünkü o, âyetlerimize karşı inatçıydı.
17
Ben onu takati tak olacak bir azaba uğratacağım [¹⁴].
[14] Veya ateşten bir dağa çıkarıp tepe takla atacağım.
18
Çünkü o, Kur/an hakkında düşündü, taşındı, ölçtü, biçti.
20
Nasıl ölçtü, biçti! Bir daha hay canı çıkası!
21
Nasıl ölçtü, biçti! Sonra Kur/an/a baktı [¹].
[1] Yahut kavminin yüzlerine baktı, kendisini yerdikleri şeye baktı.
22
Sonra çehresini astı, kaşını çattı.
23
Sonra haktan yüz çevirip mütabeatı gururuna yediremedi de
24
«— Bu, büyücülerden naklolunagelen büyüden,
25
İnsan sözünden başka bir şey değildir» dedi.
26
Ben onu Cehenneme atacağım [²].
[2] Bu âyet-i Celîle (17)'nci âyetten bedeldir. Takatı tak olacak azaba uğratacağım, yâni Cehenneme atacağım.
27
Cehennem nedir bilir misin [³]?
[3] Dehşet verecek makamda irat olunmuştur.
28
O, bedenden yakmadığı yer bırakmaz, ondan bir şey kurtulmaz,
29
O, insanın derisini kavurur,
30
Üzerinde on dokuz bekçi vardır.
Sonraki 26 ayet →