1
Biri kâfirlere vâki olacak azabı sordu [⁹].
[8] Mekke'de nâzil olmuş (44) âyettir. [9] Sualler istihza tarikiyledir. Veya azaplarını istical için peygamberimizdir. Bu halde mânâ şöyle olur: Peygamber kâfirlere vâki olacak azabı istedi.
2
O azabı kâfirlerden defedecek yoktur,
3
O azap, onlara çıkılacak yerlere [¹⁰] sahip olan Allah/tandır.
[10] Göklere, Cennetlere, Cennet köşklerine.
4
Melekler, hususan ruh ona [¹¹] müddeti elli bin yıl olan bir günde çıkarlar.
[11] Nezd-i Bâri'ye veya göğe, arş'a, Sidre'ye.
5
Artık eza ve istihzaya karşı telâşsız katlan.
6
Kâfirler o günü uzak görürler,
7
Ama biz onu yakın görürüz.
8
O gün, gök erimiş bakır gibi olacak,
9
Dağlar atılmış renkli yün gibi parça parça olacak.
10
O gün candan dost, candan dostunun halini soramayacak [¹²].
[12] Herkes can cana, baş başa olacak, kimse kimsenin hâlini soramayacak.
11
Onlara birbirleri gösterilecek, günahkâr olan kâfir o günün azabından kurtulmak için, çoluğunu, çocuğunu,
13
Felâkete karşı koruyan soyunu, sopunu,
14
Yeryüzünde bulunan bütün mahlûkatı feda etmeyi, sonra da kurtulmasını özleyecek, (fakat kurtulması ne uzak!)
15
Yok yok, kurtulamayacaklar, Cehennem ateşi, alevlidir,
17
Hak/tan yüz çeviren, ta/atten dönen,
18
Malı toplayıp yığan kimseleri kendine çeker.
19
Şüphesiz ki insan dar gönüllü ve hırslı yaratılmıştır.
20
Ona bir sıkıntı dokunsa çığlık koparır,
21
İyilik dokunsa cimri kesilir.
22
22, 23. Namaz kılanlar ki —namazlarına devam edenlerdir— başka.
23
22, 23. Namaz kılanlar ki —namazlarına devam edenlerdir— başka.
24
24, 25. Dilenen, malı kalmayan fakirler için mallarında malûm ve muayyen bir hak ve nasip bulunan kimselerle,
25
24, 25. Dilenen, malı kalmayan fakirler için mallarında malûm ve muayyen bir hak ve nasip bulunan kimselerle,
26
Ceza gününün vuku bulacağına inananlar,
27
Ve Rablerinin azabından telâş içinde kalanlar da başka.
28
Rablerinin azabından emin olmasınlar [¹].
[1] Yâni ne kadar ta'atkâr olsalar Rablerinin azabından emin olmak lâyık değildir.
29
29, 30. Karılarından ve halayıklarından başkalarına karşı utanacak yerlerini saklayanlar da başka. Onlara yaklaşmak için kınanmazlar.
30
29, 30. Karılarından ve halayıklarından başkalarına karşı utanacak yerlerini saklayanlar da başka. Onlara yaklaşmak için kınanmazlar.
Sonraki 14 ayet →