1
Vukuu muhakkak olan felâket;
[5] Mekke'de nâzil olmuş (52) âyettir.
2
O vukuu muhakkak olan felâket nedir?
3
Onun, ne olduğunu bilir misin?
4
Semud ve Âd, inanmayıp sonra başlarına gelen felâketi yalan saymışlardı.
5
Semud cemaati azgınlıklarından dolayı [⁶] helâk edildi.
[6] Veya sarsılmayla, korkunç bir sesle.
6
Âd cemaatine gelince onlar da hadden ziyade uğultulu kasırgayla helâke duçar oldu.
7
Allah o rüzgârı arka arkaya yedi gece, sekiz gün onların üzerine musallat kıldı. O gün onları görseydin, sanki yere serpilmiş kof hurma kökleri gibi bulurdun.
8
Onlardan hiçbir eser görebilir misin? (Asla).
9
Fir/avun ve ondan evvel gelenler ve altı üstüne gelen şehirler ahalisi de büyük bir suçta bulunmuşlardı.
10
Rablerinin peygamberine karşı gelmekle Rableri onları gayet ağır bir azaba uğrattı.
11
11, 12. Su taştığı zaman, bu hâdise size ibret olsun, kulağınızda küpe kalsın diye sizi [¹] gemiye taşıdık.
[1] Tufanda babalarınızı.
12
11, 12. Su taştığı zaman, bu hâdise size ibret olsun, kulağınızda küpe kalsın diye sizi [¹] gemiye taşıdık.
[1] Tufanda babalarınızı.
13
Kıyamet borusu ilk defa üfürülünce
14
Yerler, dağlar yerlerinden oynayıp, bir kere birbirlerine çarpıp hepsi darmadağın olunca [²]
[2] Küreler birbirine çarpıp darmadağın olunca.
15
İşte o gün olacak olur [³].
[3] Kıyamet kopar.
16
Gök yarılır da o gün, kuvvetten düşer [⁴],
[4] Veya havanın eczası birbirinden ayrılır. Artık hiçbir zihayat yaşayamaz.
17
Melekler göğün etrafında toplanır. [⁵]. O gün bunların üstünde, arş-ı sekiz melek [⁶] yüklenir [⁷].
[5] Allah'ın emrine muntazır olurlar. [6] Veya sekiz saf melek. [7] Kıyamette Emr-i Bâri'nin nafiz olması, Azamet-i Bâri'yi, dünyada tahta çıkıp reayaya musallat olan bir padişah ile temsil de maksut olabilir. Zaten Nazm-ı Kerîm örf ve âdet üzere beyan ve izah eder.
18
O gün, hesap görülmek üzere huzura çıkacaksınız. Sizin gizli hiçbir şeyiniz kalmayacak.
19
A/mal defteri sağ eline verilecek kimse A/mal defterimi alın, okuyun.
20
Ben zaten hesabımın görüleceğini bilirdim.» diyecek.
21
21, 23. O meyveleri yakın [⁸] yüksek bir uçmakta safalı bir hayat geçirecek.
[8] Ona, oturan da erişir, ayakta olan da, uzanan da.
22
21, 23. O meyveleri yakın [⁸] yüksek bir uçmakta safalı bir hayat geçirecek.
[8] Ona, oturan da erişir, ayakta olan da, uzanan da.
23
21, 23. O meyveleri yakın [⁸] yüksek bir uçmakta safalı bir hayat geçirecek.
[8] Ona, oturan da erişir, ayakta olan da, uzanan da.
24
Onlara «— Geçmiş günlerde işlediğiniz iyi işlerin mükâfatı olarak afiyetle yiyip içiniz» denilecek.
25
A/mal defteri sol eline verilecek kimseye gelince o da şöyle diyecek: Keşke a/mal defterim bana verilmeseydi!
26
Keşke hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!
27
Keşke ölüm hayatıma nihayet verseydi [⁹]!
[9] Yâni dirilmeyeydim.
29
Kudretim [¹⁰] benden zail oldu.
[10] Tesirim kalmadı, fakr ve zillet içinde kaldım veya burhanım yok oldu.
30
(Cehennem bekçilerine şöyle denecek:) Onu tutun, boynuna bukağı koyun [¹¹],
[11] Veya ellerini boyunlarına bağlayın.
Sonraki 22 ayet →