Ana SayfaMealler › İsmail Hakkı İzmirli
İH

İsmail Hakkı İzmirli

İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli meali ile okumaya başla
Kalem 1 / 52
1
Nûn. Kalem [⁶] ve yazdıkları şeyler hakkı için, [5] Mekke'de nazil olmuş (52) âyettir. [6] Levh-i Mahfuz'u yazan kalem.
İ. H. İzmirli 68:1
2
Sen Rabbinin nimeti sayesinde divane olamazsın.
İ. H. İzmirli 68:2
3
Senin için ardı arası kesilmeyen [⁷] mükâfat vardır. [7] Veya başa kakılmaksızın.
İ. H. İzmirli 68:3
4
Şüphe yok ki sen ahlâkça en yüksek mertebedesin.
İ. H. İzmirli 68:4
5
5, 6. Yakında hanginizin, divaneliğe uğradığını [⁸] göreceksin, onlar da görecekler. [8] Yahut divanelik hanginizdedir, sende mi? Yoksa onlarda mı?
İ. H. İzmirli 68:5
6
5, 6. Yakında hanginizin, divaneliğe uğradığını [⁸] göreceksin, onlar da görecekler. [8] Yahut divanelik hanginizdedir, sende mi? Yoksa onlarda mı?
İ. H. İzmirli 68:6
7
Çünkü Rabbin, kendi yolundan şaşanları daha iyi bildiği gibi doğru yolda bulunanları da daha iyi bilir [⁹]. [9] Veya doğru yoldan şaşan hakikaten deli, doğru yolda bulunan tam akıllıdır.
İ. H. İzmirli 68:7
8
Kur/an/ı yalan sayana itaat etme.
İ. H. İzmirli 68:8
9
Onlar temenni ederler ki, sen kendilerine yumuşaklık gösteresin de kendileri de sana yumuşaklık göstersinler [¹⁰]. [10] Yani sen putlarına bir şey demeyesin, onlar da sana müdara etsinler.
İ. H. İzmirli 68:9
10
10, 11. Yemin eden, Tanrı yanında düşkün, ayıp araştıran, kovuculukla söz gezdiren,
İ. H. İzmirli 68:10
11
10, 11. Yemin eden, Tanrı yanında düşkün, ayıp araştıran, kovuculukla söz gezdiren,
İ. H. İzmirli 68:11
12
Nâs/ı hayırdan alıkoyan [¹¹], hukuka tecavüz eyleyen, günaha dadanan, [11] Cimri olan veya Müslüman olmayı men'eden.
İ. H. İzmirli 68:12
13
Bununla beraber kaba ve soysuz olan herhangi bir kimseye,
İ. H. İzmirli 68:13
14
Mal ve evlât sahibi olması yüzünden, itaat etme.
İ. H. İzmirli 68:14
15
Ona âyetlerimiz okununca o, «— Bunlar eskilerin masallarıdır» der.
İ. H. İzmirli 68:15
16
Biz onun burnunu damgalayacağız [¹]. [1] Rezil edeceğiz veya burnunu kızartacağız.
İ. H. İzmirli 68:16
17
Biz, onları, bahçelerinin hasılatını sabah vakti fukaranın haberi yokken devşirmeye yemin eden bahçe sahiplerini sınadığımız gibi sınadık [²]. [2] Mekke ahalisini de kıtlığa ve açlığa uğrattık.
İ. H. İzmirli 68:17
18
Bunlar «İnşaallah» dememişlerdi [³]. [3] Veya fukaranın hissesini ayırmamışlardı.
İ. H. İzmirli 68:18
19
Kendileri uykudayken Rabbin tarafından bahçeyi bir felâket kapladı [⁴]. [4] Bir kasırga onu mahv ve berbat etti veya bahçe yağmaya uğradı. Veya bahçeye bir ateş düştü bahçeyi yaktı, kavurdu.
İ. H. İzmirli 68:19
20
Bahçe simsiyah bir harabezâra [⁵] döndü. [5] Yahut o kadar kurudu ki bembeyaz gündüze döndü.
İ. H. İzmirli 68:20
21
Sabaha karşı birbirlerini şöyle çağırdılar:
İ. H. İzmirli 68:21
22
Meyve düşürecekseniz, haydi erken ekininize gidin [⁶]. [6] Yâni yoksullar duymadan erkenden meyveyi toplayalım.
İ. H. İzmirli 68:22
23
Onlar yola düştüler. Birbirlerine gizlice diyorlardı:
İ. H. İzmirli 68:23
24
Bugün hiçbir yoksul bostanımıza girmesin.
İ. H. İzmirli 68:24
25
Yoksullara bir şey vermemeye güçleri yeter za/mıyle erken gittiler.
İ. H. İzmirli 68:25
26
Bahçeyi harap olmuş görünce tereddüde düşerek «— Yolu şaşırmışız,
İ. H. İzmirli 68:26
27
Öyle değil, mahrum kalmışız» dediler.
İ. H. İzmirli 68:27
28
Onların en akıllıları [⁷] ben, size tespih etmeliydiniz [⁸] demedim miydi? dedi. [7] Veya büyükleri re'yen ve sinnen efdal olanları. [8] Yâni «Sübhanallah, Maşaallah» deyin.
İ. H. İzmirli 68:28
29
Onlar, «— Rabbimiz zulümden tamamıyle münezzehtir [⁹], bizler öz nefsimize zulmettik, dediler. [9] Yahut «Sübhanallah Maşallah» dediler, ama iş işten geçti.
İ. H. İzmirli 68:29
30
Birbirlerini kınamaya koyuldular.
İ. H. İzmirli 68:30