Ana SayfaMealler › İsmail Hakkı İzmirli
İH

İsmail Hakkı İzmirli

İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli meali ile okumaya başla
Mülk 1 / 30
1
Her şeyin mülkü elinde bulunan Tanrı son derecede hayırlı ve bereketlidir [²], O, her şeye hakkıyle kaadirdir. [1] Mekke'de nazil olmuş, (30) âyettir. [2] Veya mahlûkatın sıfatlarından yücedir.
İ. H. İzmirli 67:1
2
Hanginizin daha iyi amelde bulunacağını denemek için ölümü, diriliği yaratan, O/dur. O, yegâne galiptir, yarlıgayandır.
İ. H. İzmirli 67:2
3
Yedi göğü kat kat yaratan, O/dur, Esirgeyen Tanrı/nın yaratmasında hiçbir uygunsuzluk göremezsin, gözünü göğe çevir bak, onda hiç bozukluk, yarıklık görebilir misin?
İ. H. İzmirli 67:3
4
Gözünü bir kere değil, iki kere daha çevir, göğe bakınca gözün âciz, yorgun bir halde sana döner [³]. [3] Yâni gözünü göğe çevirdikçe gözün kudret-i sübhaniyenin hayret veren san'atına karşı kusur bulmaktan âciz ve yorgun bir halde sana rücu eder.
İ. H. İzmirli 67:4
5
* Biz yere en yakın olan göğü çırağlarıyle [⁴] donattık. Onları [⁵] Şeytanlara atılacak şeyler kıldık [⁶]. Böyleleri için alevli ateş azabını hazırladık, [4] Yıldızlarla. [5] Yıldız gibi görünen şu'leli ateş parçalarını. [6] Yahut şeytan sıfatlı olan müneccimine gaybe taş atılacak şeyler yaptık.
İ. H. İzmirli 67:5
6
Rablerini tanımayanlar için Cehennem azabı vardır. O, ne fena uğraktır!
İ. H. İzmirli 67:6
7
Onlar, Cehenneme atıldıkları zaman onun kaynarken haykırmasını işitecekler [⁷]. [7] Yâni ateşin kaynaması öyle kötü bir uğultu çıkaracak ki eşek anırıyor zannolunacak.
İ. H. İzmirli 67:7
8
Cehennem, öfkesinden hemen parçalanacak gibi olacak. Her ne zaman kâfirlerden bir cemaat ona atılırsa bekçileri onlara tevbih kastiyle «— Size azapla korkutur peygamber gelmedi mi?» diye soracaklar.
İ. H. İzmirli 67:8
9
Onlar, «— Evet, bize azapla korkutur peygamber geldi, fakat biz O/nu yalancı saydık, «— Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz ancak büyük bir sapıklığa düşmüşsünüz» dedik [⁸] diyecekler. [8] Yahut «indirmedi dedik» dediler. Öyleyse «siz ancak büyük sapıklığa düşmüşsünüz» cevabını alacaklar.
İ. H. İzmirli 67:9
10
Yine diyecekler: Biz peygamberleri dinlemiş, akıl da erdirmiş olsaydık Cehennemlikler arasında bulunmayacaktık.
İ. H. İzmirli 67:10
11
Onlar böylece kabahatlerini itiraf edeceklerdir. Cehennemlikler, Tanrı rahmetinden uzak olsun.
İ. H. İzmirli 67:11
12
Rablerinden, görmeden, korkanlar yok mu, onlar için yarlıganma ve büyük mükâfat vardır.
İ. H. İzmirli 67:12
13
Sözünüzü gizli tutunuz, yahut alenen söyleyiniz. Hepsi birdir, çünkü O, kalblerdekini hakkıyle bilir.
İ. H. İzmirli 67:13
14
Hiç yaratan bilmez mi? Halbuki O, insanca işleri görür, her şeyin iç yüzünden haberdar olur.
İ. H. İzmirli 67:14
15
Yeri, üzerinde gezilebilecek bir halde yapan O/dur. Artık yerin ötesinde, berisinde gezin, tozun, Allah/ın verdiği rızktan yiyin. Tekrar dönüş O/nadır.
İ. H. İzmirli 67:15
16
Gökte bulunan Zat/ın [¹], sizi hemen sallanacak yerle beraber yere geçirmeyeceğinden mi emin oldunuz? [1] Tanrı'nın veya emir ve kazası gökte olan Tanrı'nın veya yüce mertebede olan Tanrının veya gökteki meleklerinin.
İ. H. İzmirli 67:16
17
Yoksa gökte bulunan Zat/ın üzerinize taş yağdırır rüzgâr göndermeyeceğinden mi emin oldunuz? Tehdidimin nasıl vâki olacağını yakında görüp anlayacaksınız?
İ. H. İzmirli 67:17
18
Üzülme * onlardan evvel gelenler de peygamberlerini yalancı saymışlardı. Onlardan benim hoşlanmamaklığım [²] nasıl oldu? [³]. [2] Haklarındaki azabım. [3] Ne dehşetli oldu!
İ. H. İzmirli 67:18
19
Onlar başları üzerinde uçuşan kuşları kanatlarını açıp kaparken görmüyorlar mı? O kuşları havada tutan yalnız esirgeyendir. O, her şeyin iç yüzünü görür.
İ. H. İzmirli 67:19
20
Yoksa esirgeyene karşı size yardım edecek askerleriniz mi vardır? Siz, kâfirler ancak aldanmaktasınız.
İ. H. İzmirli 67:20
21
Şâyet O, rızkını tutacak olursa size rızkı kim verebilir? Hayır, onlar boyun çekmekte ve haktan nefret etmekte ayak dirediler.
İ. H. İzmirli 67:21
22
Yüzüstü sürünerek yürüyen mi daha ziyade doğru yolu bulur? Yoksa dimdik olarak doğru yolda yürüyen mi?
İ. H. İzmirli 67:22
23
Onlara de ki sizi yoktan var eden, size kulak, göz, yürek veren, O/dur. Siz yine pek az şükrediyorsunuz [⁴]. [4] Veya kâfirlere göre «hiç şükretmiyorsunuz».
İ. H. İzmirli 67:23
24
De ki sizi yeryüzünde dağıtan O/dur. Yalnız O/nun yanında toplanacaksınız.
İ. H. İzmirli 67:24
25
Kâfirler «— Sözünüzde gerçekseniz şu vaadettiğiniz kıyamet ne zaman kopacak?» diyorlar.
İ. H. İzmirli 67:25
26
De ki onu bilmek ancak Allah/a mahsustur, ben ancak hakkı açıktan açığa söyler, azapla korkutur bir peygamberim.
İ. H. İzmirli 67:26
27
Kâfirler azabın yaklaşmakta olduğunu görecekleri zaman, çehreleri kararacak [¹] onlara «— İşte istediğiniz azap budur, neye tasalanıyorsunuz?» denecek. [1] Veya suratları ekşiyecek.
İ. H. İzmirli 67:27
28
De ki Allah; beni ve benimle olan mü/minleri helâk etse yahut bize merhamet edip ecellerimizi tehir etse siz kâfirleri dertli azaptan kim kurtarabilir? [²] söyleyin bakalım. [2] Yâni biz ölsek de kalsak da sizi azaptan kurtaracak yoktur. Bizim ölmemizi beklemeniz size hiçbir fayda vermez. Siz yalnız tevhit ile kurtulacaksınız.
İ. H. İzmirli 67:28
29
De ki O, esirgeyen, bütün nimetleri verendir, biz O/na inandık, O/na güvendik, aşikâr bir sapıklıkta bulunanın kim olduğunu yakında bileceksiniz.
İ. H. İzmirli 67:29
30
Ne dersiniz? Şayet suyunuz yetişemeyeceğiniz derecede derine çekilse [³] size kim akar [⁴] su getirebilir. [3] Bütün bütün çekilse. [4] Veya görünür.
İ. H. İzmirli 67:30
Mülk suresi tamamlandı