1
Ey peygamber! Zevcelerinin hoşnutluğunu arayarak Allah/ın sana helâl ettiği şeyleri özüne niçin haram ediyorsun [²]. Allah yarlıgayan, bağışlayandır.
[1] Medine'de nâzil olmuş 12 âyettir, [2] Peygamberimiz, Hazret-i Hafasa'nm odasında Mariye ile halvette kalmış, fakat Hazret-i Hafasa'nm kederlenmesi üzerine Mariye'yt kendisine haram ettiğini bildirmişti, Müşarüileyha hemen bu hali Hazret-i Ayşe'ye haber vermişti. Yahut Resulü Ek rem, Hazret-i Hafasa'ya Ebu Bekir'le Ömer'in imamet ve hilâfetlerini bildirmişti veya Hazret-i Zeynep binti Haeeş'in odasında bal şerbeti içmişti. Bunu çekemeyen Hazret-i Ayşe ile Hafasa peygamberimize «— Sende bir fena koku duyuyoruz» diyerek bal şerbetini peygamberimize haram etmişlerdi. Nazm-ı Celil bu veya o hâdise üzerine nâzil olmuştur Bu halde «Marye ile halvette kalmayı veya bal şerbeti içmeyi zevcelerinin hoşnut olmasını arayarak kendine haram ediyorsun» demek olur.
2
Allah yemin bağlarının çözülmesini kefaretle meşru kılmıştır. Allah her işinizde Mevlânızdır. O, hakkıyle âlimdir, kullarının maslahatlarını tamamıyle bilir, emrinde de hâkimdir.
3
Hani peygamber zevcelerinden birine gizli bir söz söylemişti. Vaktaki zevcesi o sözü haber verdi, Allah da bu halden peygamberi haberdar eyledi. Peygamber o hususun bir kısmını bildirmiş [³], bir kısmı hakkında da sükût eylemişti [⁴]. Bu veçhile peygamber zevcesine; olan biteni haber verince zevcesi «— Bunu sana kim haber verdi?» diye sordu. Peygamber «— Bunu bana hakkıyle âlim ve her şeyden haberdar olan Allah haber verdi» cevabını verdi.
[3] Niçin sırrı ifşa ettin diye sordu. Bu kısım; Marya'nın tahrimi veya bal şerbeti hususu keyfiyetiydi. [4] Yüzüne vurmadı, sormadı, bu kısım da Ebu Bekir ve Ömer Hazretlerinin hilâfetleri haberi idi. Bir fesat çıkmasın diye bunun intişarını istemedi.
4
(Hafsa ve Ayşe!) Siz tövbe ederseniz tövbeniz kabul olunur. Çünkü kalpleriniz eğrilmekle size tövbe lâzım geldi. Peygambere karşı birbirinize arka verecek olursanız o yardımcısız kalmaz. Çünkü Allah onun Mevlâsıdır. Cibril de, mü/minlerin sulâhası da onun medetkârıdır. Bundan sonra Melekler de onun arkasıdır.
5
Şayet o sizi boşarsa olabilir ki Rabbi size bedel ona İslâmî ikrar eden, iman getiren, boyun eğen, tövbekâr olan, ibadet eyleyen, oruç tutan [⁵], bâzısı dul ve bazısı kız oğlan kız olarak sizden daha iyisini verir.
[5] Veya hicret eden.
6
Mü/minler! Kendinizi ve aileniz halkını çırası insandan ve taştan [⁶] olan ateşten koruyun. Ateşe katı yürekli, katı yüzlü melekler [⁷] memurdur. Onlar Allah/ın buyurduğu şeylere karşı gelmezler ve emir olundukları şeyi yaparlar.
[6] Kibrit taşından. [7] Yâni Zebaniler.
7
Kâfirler! Bugün ateşe girdiğiniz zaman itiraz etmeyiniz. Ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
8
Mü/minler! Allah/a halis tövbeyle [¹] tövbe ediniz. Olabilir ki Rabbiniz kötülüklerinizi örter ve sizi ağaçları altından ırmaklar akar uçmaklara sokar. O gün, Allah peygamberi ve onunla beraber olan mü/minleri rüsvay etmez [²], Onların ışıkları önlerinde ve sağ taraflarında yürür, onlar «— Ey Rabbimiz! Bize ışığımızı tamamla, bizi yarlığa, çünkü sen her şeye hakkıyle kaadirsin» derler.
[1] Bir daha günaha avdet etmeyecek veçhile, bütün kalbinizle. [2] Ateş, karanlıklar göstererek onları utandırmaz, üzmez.
9
Ey peygamber! Kâfirlere kılıçla ve münafıklara hüccetle duruş, onlar hakkında sert davran; onların yurtları Cehennemdir. O ne fena uğraktır!
10
Allah kâfirlere Nuh/un karısıyle Lût/un karısını misal getirir. O iki kadın; kullarımızdan iki salih kulun taht-ı nikâhındaydılar. Zevçlerine dinde hiyanet [³] ettiler; bu iki zevç o kadınları Allah/ın azabından bir veçhile kurtaramadılar; onlara, «-— Ateşe girenlerle beraber siz de girin» denilecek [⁴].
[3] Zinada değil, küfür ve nifakta hiyanette bulundular. Hiçbir peygamberin zevcesi zinada bulunmamıştır. Hazret-i Nuh'un karısı kavmine (Nuh delidir) derdi. Hazret-i Lût'un karısıyse gelen misafirleri kavmine haber verirdi. [4] Yâni kâfirlerin hâli bu iki kadının hâline benzer.
11
Allah, mü/minlere Firavunun karısını misal getirir. Hani o, «— Yâ Rab! Benim için Cennette nezdinde bir ev yap, beni Firavundan, onun fena işinden kurtar, ona tâbi olan zalim kavimden de kurtar.» demişti.
12
Allah kocasız kadınlara İmra/nın kızı Meryem/i de misal getirir. O, önünü haramdan saklamıştı. Biz ona halk ettiğimiz ruhtan üfürdük [⁵], Meryem, Rabbinin sözlerini ve Kitaplarını tasdik etti de buyurultu kabul edenlerden oldu [⁶].
[5] Yahut İsa'da hayat zâhir olacak şey yarattık. [6] Mü'minlerin hâli de bu iki kadının hâline benzer.