1
Münafıklar, sana geldikleri zaman «— Senin Allah/ın peygamberi olduğuna şehadet ederiz [⁶]» derler. Allah bilir ki doğrudan doğruya sen O/nun peygamberisin. Allah şehadet eder ki münafıklar kızıl yalancıdırlar.
[5] Medine'de nâzil olmuş 11 âyettir. [6] Veya böyle olduğuna yemin ederler.
2
Onlar bu şehadet ve andlarını canlarına, mallarına karşı kalkan edinirler de halkı Allah yolundan alıkorlar, hakikat, onların bu yaptıkları ne fenadır!
3
Şunun için ki onlar dilleriyle iman ettiler. Sonra kalplerinde gizli olarak kâfir kaldılar da kalbleri üzerine mühür basıldı, onlar imanın hakikatini anlayamazlar.
4
Sen onları gördüğün zaman gövdeleri, hoşuna gider, söz söylerlerse sözlerine kulak verirsin [⁷], onlar sanki duvara dayatılmış ağaçlardır [⁸]. Her gürültüyü korkularından kendi aleyhlerinde sanırlar [⁹], onlar sana ve mü/minlere düşmandırlar; kendilerinden çekin. Allah/tan bulsunlar, nasıl haktan ayrılıyorlar?
[7] Münafıkların zenginlerinin boyları posları güzel, sözleri düzgündü. [8] Boylarına, poslarına, sözlerine bakmayın. Onlar sanki içi kof odunlardır, ruhsuz âletlerdir. [9] Nifakları peygambere ve mü'minlere şayi olacak zannıyle ödleri kopar.
5
Onlara «— Geliniz de Allah/ın peygamberi sizin için yarlıganmak dilesin» denilse başlarını çevirirler. Onları, büyüklük taslayarak yüz çevirmiş görürsün.
6
Onlar için yarlıganmak istesek de, istemesek de onlar hakkında birdir. Allah onları asla yarlıgamayacak. Allah zalim kişilere hidayet etmez.
7
Ensar/a «— Tanrı peygamberinin yanında bulunan muhacirîn/e nafaka vermeyin ki dağılsınlar» diyen onlardır. Halbuki göklerde ve yerde olan hazineler Allah/ındır. Fakat münafıklar anlamazlar.
8
Onlar «— * Medine/ye döndüğümüzde ahalinin en şerefli ve kuvvetlisi en hakir ve zayıfını oradan çıkaracaktır» derler; Seni nasıl çıkarabilirler: halbuki yegâne galebe ve şeref Allah/a, peygamberine, mü/minlere mahsustur. Fakat münafıklar bunu bilmezler.
9
Mü/minler! Malınız, çoluğunuz çocuğunuz sizi Tanrı/yı anmadan alıkoymasın. Kim ki bunu yaparsa böyleleri aşırı ziyankâr olurlar.
10
Birinize ölüp çatıp «— Yâ Rab! Ölümümü bir müddet geciktirsen de sadaka verip sulâhadan olsaydım» demeden evvel size vermiş olduğumuz rızktan, Allah yolunda harcediniz.
11
Allah, muayyen zamanı gelince hiçbir kimseyi geri bırakmaz. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.