1
Göklerde ve yerde olan her bir şey muazzam bir padişah [²], pek mukaddes, yegâne galip, hâkim olan Allah/ı tenzih eder,
[1] Medine'de nâzii olmuş (11) âyettir. [2] Veya her şeye mutasarrıf, her şeye mâlik.
2
Ümmilere kendilerinden bir peygamber gönderen O/dur. O peygamber onlara Allah/ın âyetlerini okur, onları fenalıklardan pâk kılar, onlara Kitap ve hikmet öğretir, Gerçi onlar bundan evvel belli bir sapıklık içinde kalmışlardı.
3
Onlardan olan, onlara yetişemeyen diğer insanlara [³] dahi göndermiştir. O; yegâne galiptir, hâkimdir.
[3] Şeref ve derecede, İslâm'da ileri bulunmada sahabeye yetişemeyenlere, henüz dünyada olmayıp sonradan dünyaya geleceklere de.
4
Bu peygamberlik, Allah/ın bir inayetidir. Onu dilediğine verir. Allah büyük bir inayet sahibidir.
5
Kendilerine Tevrat yükletilip de onu yüklenmeyenler [⁴], kitap taşıyan eşek gibidir. Allah/ın âyetlerini yalan sayan kimseler ne kötü şeye benziyor [⁵]! Allah zalim kimselere hidayet etmez.
[4] Tevrat ile mükellef oldukları halde ahkâmıyle âmil olmayanlar. [5] İnsan oldukları halde eşekle bir oluyor.
6
De ki «— Yahudiler! Sair nâs/tan büsbütün başka olarak Allah/ın dostu olduğunuzu za/ım ve iddia ediyorsanız, za/mınızda, gerçekseniz durmayıp ölümü temenni edin» [⁶].
[6] Yani, dediğiniz gibi Allah'ın en mümtaz dostuysanız sizi O'nun nezdindeki dostluk saadetine eriştiren ölümü hemen istemeniz icabeder. Ne diye ölümü istemiyorsunuz.
7
Onlar elleriyle irtikâp ettikleri fena amellerinden dolayı onu ebediyen temenni edemezler, Allah zalimleri hakkıyle bilir.
8
Onlara de ki kaçtığınız ölüm muhakkak size erişecek. Sonra gizliyi, aşikârı bilen Allah/a döneceksiniz de O size yapmış olduğunuzu haber verecek.
9
Mü/minler! Cuma günü namaz için çağırıldığı [¹] zaman Tanrı/yı anmaya [²] koşun ve alışverişi bırakın. Bilmiş olsanız, bu, size alışverişten daha hayırlıdır.
[1] Ezan okunup namaz vakti bildirildiği. [2] Hutbeye, namaza
10
Namaz bittikten sonra yeryüzüne dağılın. Allah/ın inayetinden rızkınızı isteyin [³], Allah/ı çok anın ki dünyada ve âhirette umduğunuza eresiniz.
[3] Yâni tekrar işinize, gücünüze devam edin
11
Onlar bir ticaret veya bir oyun [⁴] görünce seni ayakta, Hutbede bırakıp ona doğru dağılırlar. Sen onlara de ki, Allah/ın yanındaki sevap, o oyun veya kârvandan daha hayırlıdır. Allah rızk verenlerin hayırlısıdır.
[4] Kârvan veya kârvandan evvel davul sesi gibi bir oyun.