Ana SayfaMealler › İsmail Hakkı İzmirli
İH

İsmail Hakkı İzmirli

İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli meali ile okumaya başla
Enam 1 / 165
1
Gökleri, yeri yaratan, karanlıkları, aydınlığı yapan Allah/a hamdolsun. Bu kudreti gördükten sonra kâfir olanlar yine onu rableri olan putlarıyle beraber tutuyorlar. [1] Sûre-i Celîle Mekkî'dir (165) âyettir.
İ. H. İzmirli 6:1
2
Sizi ilk önce çamurdan yaratan, sonra ölüm zamanını takdir kılan O/dur. Bir de O/nun yanında malûm bir ecel vardır [²]. Hakikat böyle iken yine siz şüpheye düşüyorsunuz. [2] Bu ecel kıyamet kopmaya mahsus olan eceldir.
İ. H. İzmirli 6:2
3
Göklerde ve yerde Tanrı O/dur. O, gizlinizi, aşikârınızı bilir, kazançlarınızı da bilir.
İ. H. İzmirli 6:3
4
Mekkelilere Rablerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez ki ondan dönmüş olmasınlar.
İ. H. İzmirli 6:4
5
Artık onlara hak [³] geldi mi mutlak onu yalan sayarlar. Fakat onlar maskaralığa aldıkları şeyin haberlerini alacaklardır [⁴]. [3] Kur'an-ı Mübin veya Nebi-i Zişan veya Şer'i Metin veya Mucizat. [4] Maskaralıklarının cezalarını göreceklerdir. Doğru olmadığını görüp anlayacaklardır.
İ. H. İzmirli 6:5
6
Kendilerinden evvel ne kadar ümmet helâk ettiğimizi görmediler mi? Onları, sizi yerleştirmediğimiz yere yerleştirmiştik [⁵]. Onlara ihtiyaç zamanında peyderpey yağmur göndermiştik. Altlarından [⁶] akar birtakım ırmaklar akıtmıştık. Onlar âsi olmakla biz de onları günahlarından nâşi helâk ettik. Onlardan sonra başka bir ümmet peyda ettik. [5] Veya size vermediğimiz kuvveti ve serveti onlara vermiştik. [6] Köşklerinin, bahçelerinin, menzillerinin altından.
İ. H. İzmirli 6:6
7
Sana kâğıtta yazılı bir Kitap indireydik [⁷], onlar da ona elleriyle dokunmuş olsalardı yine kâfir olanlar «bu, açık bir büyücülükten başka bir şey değildir» derlerdi. [7] İstedikleri gibi defaten, bir sahifede yazılan bir kitap.
İ. H. İzmirli 6:7
8
Onlar «Muhammed/e melek indirilmeliydi de melek onun peygamber olduğunu bildirmeliydi» dediler. Eğer melek indirseydik iş olup biterdi [⁸], sonra onlara mühlet de verilmezdi [⁹]. [8] Yine inanmazlardı da helâk olurlardı; [9] Bu husus haklarında daha güç olurdu.
İ. H. İzmirli 6:8
9
Peygamberi melek göndereydik elbette bir kişi suretinde yapardık. Onlara yine şüphelendikleri şeyi şüpheli kılardık [¹]. [1] «Ay! Bu da senin gibi insandır» derlerdi, yine şüphe, ye düşerlerdi.
İ. H. İzmirli 6:9
10
* Senden evvel peygamberler de eğlenceye alınmışlardı. Akabinde eğlencelerinin vebali maskaralık edenleri sardı [²]. [2] Cezalarını çektiler, sen sıkılma.
İ. H. İzmirli 6:10
11
De ki yer yüzünde gezin, tozun; sonra yalan sayanların sonu ne olduğuna bakın.
İ. H. İzmirli 6:11
12
De ki «Göklerde ve yerde olanlar kimindir?». Cevap vermezlerse de ki «o, Allah/ındır» Allah fazl-ü keremi ile nefsine rahmet yazmıştır. * Sizi şüphe götürmeyen kıyamet günü mutlak toplayacaktır. Kendilerini ziyana sokanlar [³] O/na inanmazlar. [3] Sermayeleri olan akl-ı selimi, fıtreti kaybedenler.
İ. H. İzmirli 6:12
13
Gece de, gündüz de ne varsa hepsi O/nundur. O, işiten, hakkıyle bilen Zattır.
İ. H. İzmirli 6:13
14
Onlara de ki ben gökleri ve yeri yaratan, halka yemek verip kendisine hiçbir kimse tarafından yemek verilmeyen Tanrıdan başka bir tapacağı yâr edinir miyim? De ki bana, müslüman olanların ilki olmaklığım emrolundu [⁴]. Bana sakın şerik koşanlardan olma, denildi. [4] Çünkü her peygamber ilk iman eder.
İ. H. İzmirli 6:14
15
De ki Rabbime karşı gelirsem kıyamet günü büyük azaptan korkarım.
İ. H. İzmirli 6:15
16
O gün, herkim azaptan döndürülürse [⁵] Allah onu esirgemiş olur. Bu ise apaşikâr bir kurtuluştur. [5] Yahut Allah herkimi azaptan döndürürse.
İ. H. İzmirli 6:16
17
Allah sana bir sıkıntı verirse O/ndan başka onu kaldıracak yoktur. Şayet sana bir hayır verirse başkası onu döndüremez. Çünkü O, her şeye tamamıyle kaadirdir.
İ. H. İzmirli 6:17
18
O, kullarının üstünde kahirdir [⁶]. O; hâkimdir, agâhtır. [6] Asla âciz olmayacak bir kaadirdir, mutasarrıf-ı mutlaktır.
İ. H. İzmirli 6:18
19
De ki şehadette en büyük şey hangisidir. Cevap vermezlerse de ki «Allah/tır. O benim ile sizin aranızda hakkıyle şahittir. Bu Kur/an; bana kendisiyle hem sizi, hem onu duyan kimseyi Allah azabıyle korkutmak için vahiy olundu. Acaba siz Allah ile beraber başka mâbutlar bulunduğuna şehadet eder misiniz?». De ki «Şehadet etmem» de ki «O, ancak tek bir tapacaktır. Benim de şerik koştuğunuz şeylerle ilişiğim yoktur.»
İ. H. İzmirli 6:19
20
Kitaba nâil ettiğimiz kimseler peygamberi, oğullarını tanıdıkları gibi tanırlar. Şirk ile kendilerini ziyana sokanlar ise iman getirmezler.
İ. H. İzmirli 6:20
21
Allah namına yalan uyduran veya âyetlerini yalan sayanlardan daha zalim kim olabilir? Zalimler bunun için felâh bulmazlar.
İ. H. İzmirli 6:21
22
O gün onların hepsini bir yere toplarız. Sonra müşrik olanlara «zuum ettiğiniz şerikleriniz [¹] nerede?» deriz. [1] Allah'a şerik sandığınız putlar.
İ. H. İzmirli 6:22
23
Bundan sonra «Rabbimiz Allah hakkı için [²] bizler müşrik değilleriz.» demeden başka onların hiçbir mazeretleri bulunmaz. [2] Yahut ey Rabbimiz! Allah hakkı için.
İ. H. İzmirli 6:23
24
Baksana nasıl kendilerine karşı yalan söylediler. Uydurdukları putları da nasıl ortadan kalkıp gitti.
İ. H. İzmirli 6:24
25
Onlardan bazıları sana kulak verir. Biz okuduğunu anlamamaları için kalplerine perdeler, kulaklarına ağırlık koyduk. İstedikleri herhangi mucizeyi gözleriyle görseler yine ona inanmazlar. Nihayet sana gelince yine çene çalarlar. Kâfir olanlar, bu Kur/an eskilerin masallarından başka bir şey değildir [³] derler. [3] Yani böyle çene çalarlar.
İ. H. İzmirli 6:25
26
Onlar halkı Kur/an dinlemeden [⁴] alıkorlar, kendileri de ondan uzak dururlar. Farkına varmaksızın yalnız kendilerini helâk ederler. [4] Veya peygambere imandan alıkorlar.
İ. H. İzmirli 6:26
27
Onları, ateşte durdurulup «ne olaydı! Dünyaya gerisin geriye döndürülmüş olaydık da Rabbimizin âyetlerini yalan saymayaydık, mü/minlerden olaydık» dedikleri vakit görseydin [⁵]. [5] Cevap ehemmiyetine mebni mahfuzdur. «Dil ile târif olunamayacak derecede bir felâkette bulunduklarını görürdün» diye takdir olunabilir. Yahut ateşe durdurulduklarını görseydin o halde «ne olaydı! Geri döneydik, âyetleri yalan saymayaydık, mü'minlerden olaydık» derler.
İ. H. İzmirli 6:27
28
Hayır, bundan evvel gizledikleri işler ortaya çıkmıştır [¹]. Şayet onlar geri döndürülmüş olsaydılar yine men olundukları şeye dönerlerdi. Onlar, muhakkak yalancıdırlar. [1] Yani gizledikleri bâtıl itikatlarının cezasını buldular da onun için geri dönmek istiyorlar.
İ. H. İzmirli 6:28
29
Onlar; «hayat, bu dünyadaki hayattan ibarettir. Bizler tekrar dirilecek değiliz» dediler.
İ. H. İzmirli 6:29
30
Onları, Rablerine [²] arz olundukları zaman görseydin [³]. Rableri «bu, [⁴] doğru değil mi?» der. Onlar da: «Rabbimiz hakkı için ki elbette doğrudur» derler. Rableri: «Öyle ise kâfir olduğunuzdan nâşi azabı tadın!» der. [2] Yani hesabına, sualine arz olundukları zaman. [3] Yine cevap mahfuzdur «dehşetli bir hal görürdük» denilebilir. [4] Mezardan kalkmak, dirilmek.
İ. H. İzmirli 6:30