Ana SayfaMealler › İsmail Hakkı İzmirli
İH

İsmail Hakkı İzmirli

İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli meali ile okumaya başla
Kamer 1 / 55
1
Kıyamet yaklaştı, ay yarıldı [⁸]. [7] Mekke'de nâzil olmuş 55 âyettir. [8] Yâni iş apaşikâr oldu veya ay kıyamette yarılacaktır. Meşhur olan mânâya göre ay mûcize olmak üzere fiilen yarılmıştır.
İ. H. İzmirli 54:1
2
Onlar bir mûcize görecek olsalar onu düşünmeden vaz geçip «— Bu, devamlı gösterilen [⁹] bir büyücülüktür» derler. [9] Veya yaman, kuvvetli, bir düziye.
İ. H. İzmirli 54:2
3
Onlar peygamberi yalancı sayıp heveslerine uydular. Her bir iş kararlaşmıştır [¹⁰]. [10] Bu meyanda peygamberin işi de nihayete kadar varacak, hakikat gün gibi aşikâr olacak.
İ. H. İzmirli 54:3
4
* Onlara, Kur/an/da gelip geçenlerin öyle haberleri geldi ki onları masiyetten ve inattan vaz geçirmeye kâfiydi.
İ. H. İzmirli 54:4
5
Kur/an nihayete ermiş bir hikmettir [¹¹]. Ona inanmayınca onlara azapla korkutmaların [¹²] ne faydası olur? [11] Veya Kur'an'ın haberleri.. Onda asla halel yoktur. [12] Veya korkutan peygamberlerin.
İ. H. İzmirli 54:5
6
Artık onlardan çekil, dâvetçinin, hoşlanılmayan bir şeye, azaba dâvet edeceği günü bekle.
İ. H. İzmirli 54:6
7
O gün, korkularından gözleri kararmış bir halde, nereye gideceklerini şaşırmış, öteye beriye dağılmış çekirge gibi kabirlerinden çıkacaklar,
İ. H. İzmirli 54:7
8
Dâvetçiye doğru boyunlarını uzatarak [¹] koşacaklar, kâfirler «— Bu ne çetin gündür!» diyecekler. [1] Veya bakarak.
İ. H. İzmirli 54:8
9
Bunlardan evvel Nuh kavmi de peygamberleri yalancı saymışlar, kulumuz Nuh/u yalana çıkarmışlar [²], «— O, divanedir» demişlerdi de Nuh davetten vaz geçirilmişti [³]. [2] Yahut Nuh kavmi peygamberleri yalancı sayıyorlardı. İşte bu meyanda kulumuz Nuh'u da yalancı saydılar. [3] Yahut onlar, «Nuh cin çarpmış bir divanedir» demişlerdi.
İ. H. İzmirli 54:9
10
Bunun üzerine Nuh Rabbine «— Ben kavmim arasında yenildim. Artık onlardan öç al» diye dua etti.
İ. H. İzmirli 54:10
11
Biz de duasını kabul ettik, gök kapılarını açtık, şarıl şarıl sular akıttık [⁴], [4] Yâni bardaktan boşanırcasına çok yağmur yağdırdık.
İ. H. İzmirli 54:11
12
Yeri yarıp pınarlar fışkırttık, artık takdir olunan bir iş için sular birbirine kavuştu [⁵]. [5] Boğulmaları için gökten yağan yağmurla yerden fışkıran sular birleşti, etraf su içinde kaldı.
İ. H. İzmirli 54:12
13
Nuh/u tahtadan yapılmış, mıh çakılmış gemiye yüklettik.
İ. H. İzmirli 54:13
14
Gemi gözümüzün önünde yürüyordu, nankörlük gösterdikleri Nuh/u, yalancı saymalarına bir ceza olmak üzere boğduk [⁶]. [6] Yahut onlardan intikam almak üzere bunu yaptık.
İ. H. İzmirli 54:14
15
* Biz bu hâli bir ibret olmak üzere bıraktık. Hani ibret alan? [⁷] [7] Yâni haydi ibret alın.
İ. H. İzmirli 54:15
16
Artık benim onları azaba çarpmaklığım ve korkutmaklığım nasıl oldu? [⁸] [8] Yâni bu dehşetli hâli düşün.
İ. H. İzmirli 54:16
17
* Biz Kur/an/ı ibret almak için kolaylaştırdık, ibret alan var mı?
İ. H. İzmirli 54:17
18
Âd kavmi de peygamberlerini yalancı saydılar, bunun üzerine onları azaba çarpmaklığım, korkutmaklığım nasıl oldu?
İ. H. İzmirli 54:18
19
Haklarında uğursuzluğu hepsine şâmil olan [⁹] bir günde, üzerlerine pek uğultulu [¹⁰] bir rüzgâr gönderdik. [9] Veya sekiz gün devam eden, pek dehşetli görünen, haklarında ilelebet uğursuz olan. [10] Veya pek soğuk bir fırtına.
İ. H. İzmirli 54:19
20
O rüzgâr halkı sanki dibinden kopmuş hurma kökleri gibi yerinden koparıp atardı.
İ. H. İzmirli 54:20
21
Artık onları azaba çarpmaklığım, korkutmaklığım nasıl oldu? [¹¹] [11] Yâni bu dehşetli hâli düşün.
İ. H. İzmirli 54:21
22
* Biz Kur/an/ı ibret almak için kolaylaştırdık, hani ibret alan?
İ. H. İzmirli 54:22
23
Semud kavmi de azapla korkutan peygamberleri [¹²] yalancı saymışlar, [12] Veya peygamberlerinin korkutmalarını, öğütlerini.
İ. H. İzmirli 54:23
24
Şöyle demişlerdi: «— O da içimizden bir adam değil mi? Biz ona mı tâbi olacağız? Bu halde sapıklıkta, alevli ateşte [¹³] kalmış oluruz. [13] Veya divanelikte.
İ. H. İzmirli 54:24
25
Biz vahye lâyıkken ona mı vahiy indirildi? Hayır o, yalana dadanmış, kendini beğenmiş biridir».
İ. H. İzmirli 54:25
26
(Salih/e dedik: Üzülme), yarın yalana dadanan ve kendini beğenen kişinin kim olduğunu anlayacaklar.
İ. H. İzmirli 54:26
27
Biz onlara mihnet olmak üzere bir dişi deve göndereceğiz. Artık onların başlarına gelecek felâketi gözetle, ezalarına da katlan.
İ. H. İzmirli 54:27
28
Onlara suyun aralarında taksim olunduğunu [¹] haber ver, herkes su nöbetinde hazır bulunsun. [1] Yâni su, bir gün onların bir gün de dişi devenin olacak.
İ. H. İzmirli 54:28
29
Bir müddet bu halde kaldılar, canlan sıkılınca arkadaşlarını çağırdılar. O da iki elini uzattı [²] da deveyi sinirlendirdi. [2] Veya eline kılıcı aldı.
İ. H. İzmirli 54:29
30
Artık onları azaba çarpmaklığım, korkutmaklığım nasıl oldu?
İ. H. İzmirli 54:30