Ana SayfaMealler › İsmail Hakkı İzmirli
İH

İsmail Hakkı İzmirli

İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli meali ile okumaya başla
Kaf 1 / 45
1
Kaf. Şanlı, şerefli Kur/an hak/kı için, (onlar sana inanmadılar) [²] [1] Mekke'de nâzil olmuş (45) âyettir. [2] Veya bu Kur'an bir mûcizedir. Veya sana Kur'an'ı indirdik.
İ. H. İzmirli 50:1
2
Belki içlerinden Allah azabıyle korkutucu bir peygamberin geldiğine taaccüp ettiler. O kâfirler «— Bu garip bir şeydir;
İ. H. İzmirli 50:2
3
Biz, ölüp toprak olduktan sonra tekrar dirilecek miyiz? Bu dönüş keyfiyeti âdetten ne kadar uzaktır!» [³] dediler. [3] Yâni asla olamaz veya onların verdikleri bu cevap ne kadar uzaktır.
İ. H. İzmirli 50:3
4
Biz, yerin onların cesetlerinden ne eksilteceğini [⁴] bilmişiz. Yanımızda her şeyi hıfzeder [⁵] bir Kitap vardır [⁶]. [4] Yâni ne kadarı çürüyeceğini. [5] Veya her türlü tağyir ve tebdilden mahfuz. [6] Nazm-ı kerîm Cenab-ı Hak'kın bütün eşyayı inceliklerine varıncaya kadar bildiğini temsil yahut Levh-i Mahfuz'daki sübutu ile ilmini te'kit ediyor.
İ. H. İzmirli 50:4
5
Hayır, onlara hak peygamber gelince onu yalancı saydılar, onlar perişan bir haldedir [⁷]. [7] Yâni sana ne dediklerini şaşırdılar: Sahir dediler olmadı, şair dediler olmadı, kâhin dediler olmadı veya Kur'anda şaşıp kaldılar, şüpheye düştüler, sihir dediler, şiir dediler.
İ. H. İzmirli 50:5
6
Üzerlerindeki göğe bakmıyorlar mı ki? Onu nasıl bir kudretle bina ettik, nasıl donattık? Onda hiçbir yarık açık yer yoktur.
İ. H. İzmirli 50:6
7
Yeri nasıl yaydık? Orada nasıl ulu, muhkem dağlar yerleştirdik? Her sınıftan nasıl sevinç verir ot bitirdik.
İ. H. İzmirli 50:7
8
Bütün bunları Rabbine rücû edip, mahlûkatında düşünen her kula, hem ibretle bakmak, hem hatırlamak [⁸] için yaptık. [8] Sürüp giden alâmetlere ibretle bakmak, yenileşen alâmetleri hatırlamak.
İ. H. İzmirli 50:8
9
Gökten bereketli yağmur yağdırdık, onunla bahçeler, arpa buğday gibi biçilecek taneler,
İ. H. İzmirli 50:9
10
Tomurcukları birbiri üzerine kat kat yığılmış, meyveleri çoğalmış ulu hurma ağaçları bitirdik.
İ. H. İzmirli 50:10
11
Hep bunlar kullara rızık olmak içindir. Kuru bir halde bulunan bir memlekete onunla taze hayat verdik. İşte mezardan çıkış da böyle olacak.
İ. H. İzmirli 50:11
12
12, 13. Onlardan evvel Nuh kavmi Ressililer, Semud ve Âd kavimleri, Fir/avun, Lût/un kardeşleri
İ. H. İzmirli 50:12
13
12, 13. Onlardan evvel Nuh kavmi Ressililer, Semud ve Âd kavimleri, Fir/avun, Lût/un kardeşleri
İ. H. İzmirli 50:13
14
Eykeliler, Tübba/ kavmi de yalana çıkarmak yolunu tutmuşlardı. Hepsi peygamberleri yalancı saymakla onlara tehdidim sabit oldu.
İ. H. İzmirli 50:14
15
İlk defa yaratmadan âciz mi kaldık ki tekrar diriltmeden âciz kalalım. Hayır, onlar, bu yeni yaratılışta şüphe içindedir.
İ. H. İzmirli 50:15
16
* Biz insanı yarattık, onların hatırına gelen vesveseyi de biliriz. Biz ona şah damarından daha yakınız [¹]. [1] Artık bilmemekliğimize hiçbir mani yoktur.
İ. H. İzmirli 50:16
17
Hususan o zamandaki a/mali yazmaya memur olan iki melek biri sağında diğeri solunda oturup a/mali kaydederler.
İ. H. İzmirli 50:17
18
İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında hazır bulunup kayıt için gözeten bulunmasın.
İ. H. İzmirli 50:18
19
Ona ölümün şiddeti doğru olarak gelince [²] ona «— İşte bu, öteden beri nefret edip kaçtığın şeydir» denir. [2] Yâni hak olan ölüm gelince; veya cezayı, hakikat hali yâni saadet ve şekaveti meydana çıkarınca —veya Allah'ın vaadi gibi vâki olunca— hakkın emriyle ölüm baygınlığı gelince.
İ. H. İzmirli 50:19
20
Kıyamet borusu üfürülür, ona «— İşte bu da mev/ut olan azap günüdür» denir.
İ. H. İzmirli 50:20
21
Herkes beraberinde biri sürüp mahşere götürmek, diğeri amellerine şehadet etmek üzere iki melekle beraber gelir.
İ. H. İzmirli 50:21
22
* Herkese «— Sen dünyadayken bundan gafildin, şimdi gözünden perdeyi kaldırdık, artık bugün gözünden keskindir [³]» denir. [3] Yâni her şeyi görebilirsin. Bu zamanda inkâr ede bilecek misin?
İ. H. İzmirli 50:22
23
Ona yoldaş olan melek şöyle diyecek: Onun amali yanımda hazırdır [⁴]. [4] Veya yoldaş olan şeytan, nefs-i emare «işte ben onu Cehennem için hazırladım» diyecek.
İ. H. İzmirli 50:23
24
24, 26. Allah buyuracak İnatçı, hayra mâni, haddi aşmış, şüpheye tutulmuş, Allah/la beraber başka bir mabut edinmiş, nankörlüğe dadanmış herkesi Cehenneme atın, atın. Onu şiddetli azaba atın, atın [⁵] [5] Yahut inatçı, hayra mâni, haddi aşmış, şüpheye tutulmuş, küfüre dadanmış herkesi Cehenneme atın, atm. Allah ile beraber bir mâbut edineni de şiddetle azaba atın atın.
İ. H. İzmirli 50:24
25
24, 26. Allah buyuracak İnatçı, hayra mâni, haddi aşmış, şüpheye tutulmuş, Allah/la beraber başka bir mabut edinmiş, nankörlüğe dadanmış herkesi Cehenneme atın, atın. Onu şiddetli azaba atın, atın [⁵] [5] Yahut inatçı, hayra mâni, haddi aşmış, şüpheye tutulmuş, küfüre dadanmış herkesi Cehenneme atın, atm. Allah ile beraber bir mâbut edineni de şiddetle azaba atın atın.
İ. H. İzmirli 50:25
26
24, 26. Allah buyuracak İnatçı, hayra mâni, haddi aşmış, şüpheye tutulmuş, Allah/la beraber başka bir mabut edinmiş, nankörlüğe dadanmış herkesi Cehenneme atın, atın. Onu şiddetli azaba atın, atın [⁵] [5] Yahut inatçı, hayra mâni, haddi aşmış, şüpheye tutulmuş, küfüre dadanmış herkesi Cehenneme atın, atm. Allah ile beraber bir mâbut edineni de şiddetle azaba atın atın.
İ. H. İzmirli 50:26
27
Onun yoldaşı [⁶] diyecek: «—Ey Rabbimiz! Yalan söylüyor, ben onu azdırmadım, fakat o, uzun uzadıya sapıklıkta kalmıştır». [6] Yoldaşı şeytan veya nefs-i emaredir.
İ. H. İzmirli 50:27
28
Allah buyuracak: Huzurumda çekişmeyin, ben bundan evvel peygamber vasıtasıyle sizi korkutmuştum,
İ. H. İzmirli 50:28
29
Nezdimde sözüm değişmez. Kullarım hakkında da zulümkâr değilim.
İ. H. İzmirli 50:29
30
O gün, Cehenneme «— Doldun mu?» diyeceğiz, Cehennem ise «— Daha var mı?» diyecek.
İ. H. İzmirli 50:30