Ana SayfaMealler › İsmail Hakkı İzmirli
İH

İsmail Hakkı İzmirli

İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli meali ile okumaya başla
Al-i İmran 1 / 200
1
Elif, Lâm, Mim. [1] Medine'de nâzil olmuştur. İki yüz âyettir.
İ. H. İzmirli 3:1
2
Allah ki, ondan başka tapacak yoktur, Hay olan, Kayyum olan O/dur.
İ. H. İzmirli 3:2
3
3, 4. O, sana Kitabı evvelki Kitapları tasdik etmek üzere doğru olarak indirdi. Bundan evvel insanları doğru yola götürmek için Tevrat ile İncil-i inzâl etmişti, hak ile bâtılı ayıran Kitabı [²] de inzal etti. Allah/ın âyetlerini tanımayanlar yok mu, onlar için şiddetli bir azap vardır, Allah galib-i yektadır, intikam sahibidir [³]. [2] Kur'an-ı veya inzâl olunan Kitapları veya mucizeleri veya Zebur'u. [3] Yâni bilfiil ukubet eder.
İ. H. İzmirli 3:3
4
3, 4. O, sana Kitabı evvelki Kitapları tasdik etmek üzere doğru olarak indirdi. Bundan evvel insanları doğru yola götürmek için Tevrat ile İncil-i inzâl etmişti, hak ile bâtılı ayıran Kitabı [²] de inzal etti. Allah/ın âyetlerini tanımayanlar yok mu, onlar için şiddetli bir azap vardır, Allah galib-i yektadır, intikam sahibidir [³]. [2] Kur'an-ı veya inzâl olunan Kitapları veya mucizeleri veya Zebur'u. [3] Yâni bilfiil ukubet eder.
İ. H. İzmirli 3:4
5
Şüphe yok ki Allah/a yerde, gökte hiçbir şey gizli kalmaz.
İ. H. İzmirli 3:5
6
Döl yataklarında size dilediği gibi kılık, kıyafet veren O/dur. O/ndan başka tapacak yoktur. O, galib-i yektadır, hakimdir.
İ. H. İzmirli 3:6
7
Sana Kitabı inzâl eden O/dur. Onun bir kısmı muhkem âyetlerdir ki bunlar Kitabın aslıdır, diğer kısmı ise müteşabih âyetlerdir [⁴]. Kalplerinde! İğrilik bulunan kimseler ise fitne kastiyle tevile saparak Kitabın o müteşabih âyetlerine tâbi olurlar. Müteşabihatın tevilini Allah/tan başka bir kimse bilmez; ilimde rüsuh sahibi olanlar «biz O/na inandık, hepsi de Rabbimiz canibindendir» derler [⁵]; Bunları yalnız tam akıllılar yâdederler [⁶]. [4] Mânâsı vazıh olup kendisinde müşkilât ve tereddüt bulunmayan muhkem, aksi müteşabihtir. [5] Yahut müteşabihatın te'vilini Allah, bir de ilimde rüsuh sahibi olanlar bilirler. Bunlar «biz...» derler. [6] Yahut bunlardan yalnız tam akıllılar nasihat kabul ederler.
İ. H. İzmirli 3:7
8
8, 9. Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola götürdükten sonra kalplerimizi oradan ayırma, bize kendi yanından rahmet te bağışla. İstemeden bağışlayan sensin. Muhakkak ki Allah vâitlerinin hiçbirinden caymaz.
İ. H. İzmirli 3:8
9
8, 9. Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola götürdükten sonra kalplerimizi oradan ayırma, bize kendi yanından rahmet te bağışla. İstemeden bağışlayan sensin. Muhakkak ki Allah vâitlerinin hiçbirinden caymaz.
İ. H. İzmirli 3:9
10
Kâfir olanlar yok mu, onların ne malları, ne oğulları Allah yanında hiçbir şeye yaramaz [¹]. İşte onlar ateşin yakacağıdır, [1] Yahut Allah'ın azabından onları hiçbir şey kurtaramaz.
İ. H. İzmirli 3:10
11
Nasıl ki firavuncular ve onlardan önce gelenler de âyetlerimizi tekzip etmişlerdi. Allah onları günahlarıyla yakaladı [²]. Allah/ın ukubeti şiddetlidir. [2] Yâni tövbe etmeksizin yakaladı. Kurtulmağa mecalleri kalmadı. Ukubete giriftar oldular. Yahut günahlarından nâşi azaba giriftar etti.
İ. H. İzmirli 3:11
12
Kâfir olanlara de ki yakında mağlûp olup cehenneme kaldırılacaksınız. Orası ne kötü yataktır,
İ. H. İzmirli 3:12
13
Karşı karşıya gelen iki cemaatte sizin için bir ibret vardı. Onlardan biri Allah yolunda vuruşanlar, diğeri ise kâfirlerdi. Onlar bunları gözleriyle kendilerinin iki misli kadar görüyorlardı. [³] Allah dilediğini yardımı ile teyit eder. Bunda erbab-ı basiret için bir ibret vardır. [3] Bedir Gazvesinde eshab-ı güzin üç yüz kadardı. Müşrikler ise dokuz yüz kadar olup müzminlerin üç misli idi. Fakat kâfirler mü'minleri iki misli veya kendilerinin iki misli kadar, ya altı yüz kadar veya iki bine yakın, görüyorlardı. Veya Müslümanlar kâfirleri kendilerinin iki misli, altı yüz kadar görüyorlardı.
İ. H. İzmirli 3:13
14
Kadınlardan, oğullardan, kantarlarla altın ve gümüşten, nişanlı [⁴] atlardan, davarlardan [⁵], ekinlerden olup insanın içini çeken bir takım şeyleri sevmek insanlara hoş göründü. Bunlar dünya diriliğinin geçinecek şeyleridir. Nihayet varılacak güzel bir yer Allah yanındadır, [4] Cins alâ atlar veya cihat için hazırlanmış, çayırlarda otlamış, başkalarından ayırt için nişan konmuş atlar. [5] Davar; deve, sığır, koyun kısmına şâmil olarak kullanılmıştır.
İ. H. İzmirli 3:14
15
De ki size bunlardan daha iyisini haber vereyim mi? Sakınanlar için Rablerinin yanında, altlarından ırmaklar akar Cennetler vardır. Bunlar orada dâim kalacaklardır. Bir de pâklanmış zevceler, Allah tarafından bir hoşnutluk vardır. Allah kullarını görür.
İ. H. İzmirli 3:15
16
16, 17. O sakınanlar; «Ey Rabbimiz! Biz iman getirdik. Sen de günahlarımızı yarlığa, bizi ateş azabından sakla» diyenler, Sabredenler, gerçek diyenler, buyruğa boyun eğenler, harcedenler, seher vaktinde yarlıganmak dileyenlerdir.
İ. H. İzmirli 3:16
17
16, 17. O sakınanlar; «Ey Rabbimiz! Biz iman getirdik. Sen de günahlarımızı yarlığa, bizi ateş azabından sakla» diyenler, Sabredenler, gerçek diyenler, buyruğa boyun eğenler, harcedenler, seher vaktinde yarlıganmak dileyenlerdir.
İ. H. İzmirli 3:17
18
Allah şahit, melekler şahit, ilim sahipleri şahit ki O/ndan başka tapacak yoktur [¹], O, [²] her an hakkaniyet ile kaimdir [³], O/ndan başka tapacak yoktur, O, galib-i yektadır, hakimdir. [1] Yâni Allah delâil izhar buyurdu, melekler birliğini ikrar ettiler, ilim sahipleri de ilâhiyet ve rübubiyetini tasdik eylediler. [2] Veya hakkaniyet ile kaim olan Allah veya ilim sahipleri şahittir. [3] İşleri istikamet ile yürütendir.
İ. H. İzmirli 3:18
19
Şüphe yok ki Allah yanında bir din vardır, o da İslâm dinidir. Kitaba nâil olanlar bunda ihtilâf etmediler. Yalnız hakikati bildikten sonra aralarında hasetten nâşi ihtilâf eden oldu.. Herkim Allah/ın âyetlerini tanımazsa Allah cezaları için çabuk hesap görür.
İ. H. İzmirli 3:19
20
Onlar sana karşı çal çene ederlerse kendilerine «ben, bana tâbi olanlar ile beraber kendimi Allah/a teslim ettim [⁴]», Kitaba nâil olanlar ile ümmilere [⁵] de «islâmı kabul ettiniz mi» dersin. Eğer islâmı kabul ederlerse onlar doğru yolu bulmuşlar demektir. Şayet yüz çevirirlerse sana düşen yalnız risaleti tebliğdir. Allah kullarını görür; [4] Yahut amelimi ancak O'nun için işledim - dilim ile yüreğim ile, bütün azam ile Allah'a boyun eğdim. [5] Arap müşriklerine.
İ. H. İzmirli 3:20
21
Allah/ın âyetlerini tanımayanlar, peygamberlerini de nahak yere öldürenler, insanlardan hakkaniyet ile emredenleri de öldürenler yok mu, sen onlara acıklı bir azap müjdele.
İ. H. İzmirli 3:21
22
İşte onların amelleri dünyada, âhirette beyhude olmuştur. Kendileri için yardım edecek bir kimse de yoktur.
İ. H. İzmirli 3:22
23
Kendilerine Kitaptan bir miktar nasip verilenleri görmüyor musun ki beyinlerinde hükmolunmak için Allah/ın Kitabına davet olunurlar da yine onların bir kısmı yüz çevirirler. Onlar dönek kimselerdir [¹]. [1] Yahut dönerek yüz çevirirler.
İ. H. İzmirli 3:23
24
Bu döneklik «bize sayılı günlerin maadasında ateş dokunmaz» demelerinden nâşidir. Onların bu iftiraları kendilerini aldatmıştır.
İ. H. İzmirli 3:24
25
Vukuunda hiç şüphe olmayan bir günde onları topladığımız vakit halleri nasıl olur? O günde herkese kazandığı tamamiyle verilir; onlar zulüm de görmezler [²]. [2] İyilikleri eksilmez, kötülüklerinden fazla azap görmezler.
İ. H. İzmirli 3:25
26
De ki «mülkün sahibi olan Allah/ım! Sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de çekip alırsın; dilediğini aziz kılarsın, dilediğini de zelil edersin. Hayır senin elindedir [³], sen her şeye tamamiyle kadirsin», [3] Yahut hayır da, şer de senin elindedir.
İ. H. İzmirli 3:26
27
Geceyi gündüze katarsın, gündüzü de geceye katarsın [⁴], ölüden diri çıkarırsın, diriden de ölü çıkarırsın, dilediğine sayısız rızk verirsin… [4] Geceyi kısaltıp gündüzü uzatırsın, gündüzü de kısaltıp geceyi uzatırsın.
İ. H. İzmirli 3:27
28
Mü/minler; mü/minlerden gayrı, kâfirleri dost edinmesinler. Herkim bunu yaparsa Allah/tan ilişiği kesmiş olur [⁵]. Meğer ki onlardan sakınılacak bir şey ile sakınıla [⁶]. Allah sizi kendinden hazer ettirir [⁷]. Son varış ancak Allah/adır. [5] Allah'ın dostluğu kalmaz. Yahut bu dostluk Allah'ın dininden değildir. [6] Aralarında bulunmak gibi. Canını, malını kurtarmak için dil ile müdarat caizdir. [7] Yâni Zat-ı Bâriye âsi olmaktan, menahiyi irtikâptan.
İ. H. İzmirli 3:28
29
De ki sinelerinizde olan kâfir dostluğunu gizleseniz de, âşikâr kılsanız da Allah bilir. O, göklerde, yerde ne varsa hepsini de bilir. Allah her şeye tamamiyle kadirdir.
İ. H. İzmirli 3:29
30
30, 31. Herkes iyilikten, kötülükten ne işlemiş ise hepsini hazır bulduğu günde kendisi ile kötü iş arasında pek uzak bir mesafe bulunmasını temenni eder. Allah sizi kendinden hazer ettirir. Allah kulları hakkında pek esirgeyen Zâttır.
İ. H. İzmirli 3:30