Ana SayfaMealler › İsmail Hakkı İzmirli
İH

İsmail Hakkı İzmirli

İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli meali ile okumaya başla
Şuara 1 / 227
1
Tâ, Sîn, Mîm. [1] Mekke'de nazil olmuş (227) âyettir.
İ. H. İzmirli 26:1
2
Bu, apaşikâr olan [²] Kitabın âyetleridir. [2] Sıhhati, mucizesi aşikâr olan, hakkı bâtıldan ayıran.
İ. H. İzmirli 26:2
3
Onlar iman getirmeyecekler diye kendini telef mi edeceksin? [³] [3] Yani kendine acı.
İ. H. İzmirli 26:3
4
Biz, dileseydik onlara gökten onları zelil edecek bir alâmet indirirdik de onlar ona boyun eğerek münkat olurlardı [⁴]. [4] Veya başlan veya bölük bölük halk sana inkiyada gelirlerdi.
İ. H. İzmirli 26:4
5
Onlara esirgeyen Zat tarafından yeniden nasihati [⁵] müşir bir âyet gelmez ki onlar ondan döneklik etmesinler. [5] Veya tenbih-i hükmü müş'ir.
İ. H. İzmirli 26:5
6
Artık onlar Kur/an/ı yalan saydılar. Onlar, yakında eğlenceye aldıkları azap haberlerini alacaklardır.
İ. H. İzmirli 26:6
7
Onlar, yere bakmıyorlar mı ki orada her bir sıfattan nice menfaatli, âlâ nebatlar yarattık.
İ. H. İzmirli 26:7
8
İşte bunda kudret ve Hikmet-i Bâri/ye ait bir alâmet vardır. Halbuki onların pek çoğu mümin değillerdir [⁶]. [6] İman etmeyecekleri ilm-i ezeli ile malûm olmakla böyle irat olunmuştur.
İ. H. İzmirli 26:8
9
Yegâne galip olan, bağışlayan, senin Rabbindir.
İ. H. İzmirli 26:9
10
10, 11. Hani Rabbin Musa/ya «— Zalim kavme Firavun kavmine var, onlar daha sakınmayacaklar mı ki başkalarına tapıyorlar?» diye sur-i nida etmişti.
İ. H. İzmirli 26:10
11
10, 11. Hani Rabbin Musa/ya «— Zalim kavme Firavun kavmine var, onlar daha sakınmayacaklar mı ki başkalarına tapıyorlar?» diye sur-i nida etmişti.
İ. H. İzmirli 26:11
12
12, 14. Musa özüre başladı da dedi ki «— Yâ Rab! Korkarım ki onlar beni yalana çıkarırlar. Bundan içim darlaşır, dilim söylemez olur. Artık Harun/a Cibril/i gönder [⁷]. Onlarca benim bir kabahatim [⁸] vardır, korkarım ki ona bedel beni öldürürler. [7] Yani Harun'a peygamberlik ver, onu bana arkadaş kıl. [8] Çünkü kıptiyi öldürmüştüm.
İ. H. İzmirli 26:12
13
12, 14. Musa özüre başladı da dedi ki «— Yâ Rab! Korkarım ki onlar beni yalana çıkarırlar. Bundan içim darlaşır, dilim söylemez olur. Artık Harun/a Cibril/i gönder [⁷]. Onlarca benim bir kabahatim [⁸] vardır, korkarım ki ona bedel beni öldürürler. [7] Yani Harun'a peygamberlik ver, onu bana arkadaş kıl. [8] Çünkü kıptiyi öldürmüştüm.
İ. H. İzmirli 26:13
14
12, 14. Musa özüre başladı da dedi ki «— Yâ Rab! Korkarım ki onlar beni yalana çıkarırlar. Bundan içim darlaşır, dilim söylemez olur. Artık Harun/a Cibril/i gönder [⁷]. Onlarca benim bir kabahatim [⁸] vardır, korkarım ki ona bedel beni öldürürler. [7] Yani Harun'a peygamberlik ver, onu bana arkadaş kıl. [8] Çünkü kıptiyi öldürmüştüm.
İ. H. İzmirli 26:14
15
Allah buyurdu «— Hayır hayır, seni öldüremezler, ikiniz birlikte mûcizelerimizle gidin. Biz sizinle beraberiz. Aranızdaki sözleri işitiriz.
İ. H. İzmirli 26:15
16
Firavun/a varın, ona deyin ki bizler âlemlerin Rabbi olan Zat/ın peygamberiyiz.
İ. H. İzmirli 26:16
17
İsrail oğullarını bırak da bizimle beraber gitsinler».
İ. H. İzmirli 26:17
18
Firavun onu tanıdıktan sonra dedi ki «— Biz, seni küçük bir çocukken aramızda büyütmedik mi? İçimizde hayli sene ömür geçirmedik mi?
İ. H. İzmirli 26:18
19
Yapacağını da yaptın [⁹], sen nankörlerdensin». [9] Yani bir kıptiyi öldürdün.
İ. H. İzmirli 26:19
20
Musa dedi: «— Ben onu yaptığım zaman cahildim [¹]. [1] Veya onu hata ile işlemiştim.
İ. H. İzmirli 26:20
21
Sizden korktum da kaçtım. Rabbim bana hikmet [²] bahşetti, beni peygamberlerden kıldı. [2] Nübüvvet veya alem ve fehim.
İ. H. İzmirli 26:21
22
Bunu, bana minneti iktiza eder bir nimet sayıyorsan o da İsrail oğullarını kendine köle yapmandan dolayıdır [³]». [3] Yani İsrail oğullarım köle kıldığın için oğlanlarını öldürdün, beni öldürmemek için deryaya attılar, oradan sana götürdüler. Yoksa beni büyütmezdin de bu bana nimet olmazdı veya İsrail oğullarını köle kılmaklığın ile bunu bana minneti muktezi bir nimet mi sayıyorsun?
İ. H. İzmirli 26:22
23
Firavun dedi ki «— Âlemlerin Rabbi dediğin nedir?»
İ. H. İzmirli 26:23
24
Musa dedi ki: «O göklerin, yerin ve aralarında olanların Rabbidir. Yakînen bilirseniz ona inanırsınız».
İ. H. İzmirli 26:24
25
Fir/avun, etrafında bulunanlara «— İşitmiyor musunuz?» [⁴] dedi. [4] Ben ne soruyorum, o ne cevap veriyor; ben hakikatten soruyorum, o bana ef'alinden bahsediyor. Musa Aleyhisselâm hakikatinden suali abes, boş bulmakla ef'aliyle eevap vermiştir.
İ. H. İzmirli 26:25
26
Musa «— O, hem sizin Rabbiniz, hem evvel geçen atalarınızın Rabbidir» dedi.
İ. H. İzmirli 26:26
27
Firavun istihza ile «— Size gönderilen peygamberiniz mutlak ne dediğini bilmez bir delidir» dedi.
İ. H. İzmirli 26:27
28
Musa eğer aklınız olsaydı O, maşrık/ın mağrib/in ve aralarında bulunanların Rabbidir, derdiniz.»
İ. H. İzmirli 26:28
29
Firavun «— * Benden başka mâbut edinirsen seni zindanda mahpuslar arasına atarım» dedi.
İ. H. İzmirli 26:29
30
Musa: «— Sana apaşikâr bir mucize getirsem yine beni zindana atar mısın?» dedi.
İ. H. İzmirli 26:30