1
Bu, inzal ettiğimiz, ahkâmım farz eylediğimiz bir sûre/dir. Biz, o sûre/de nasihat kabul etmeniz için delâleti aşikâr olan âyetler de indirdik.
[1] Medine'de nâzil olmuş (64) âyettir.
2
Zina eden kadın ve erkekten her birine yüzer kırbaç vurun. Allah/a ve âhiret gününe inanıyorsanız Allah/ın dininde [²] kalbinize şefkat ve merhamet girmesin. Mü/minlerden bir kısmı [³] onların azaplarını müşahede etsin.
[2] Yani bu haddi icra hususunda. [3] Teşhir hasıl olacak kadar cemaat.
3
Zani erkek ancak zani veya müşrik bir kadınla evlenebilir. Zani kadın da ancak zani veya müşrik bir erkeğe varabilir [⁴]. Bu husus mü/minlere haram kılınmıştır.
[4] Yani ekseriya böyle olmasını arzu ederler, müşakele ülfetin illetidir.
4
Namuslu [⁵] kadınlara zina isnat eden, sonra da dört şahit getirmeyen kimselere seksen kırbaç vurun. Bunların şahadetlerini ebediyen kabul etmeyin İşte onlar fasık kimselerdir.
[5] Hiç zina etmemiş müslime âkile, baliğa, hürre kadın.
5
Meğer ki bundan sonra fiillerine pişman olup tövbe ve ıslah-ı nefis etsinler. Çünkü Allah yarlıgayandır, bağışlayandır.
6
6, 7. Zevcelerine zina isnat edip kendilerinden başka şahitleri bulunmayan kimselerden her birisinin dört defa sözünde gerçek olduğuna dair Tanrı/ya şehadet etmesi, beşincideyse «— Yalan söylüyorsam Allah/ın lânetine uğrayayım», demesi lâzımdır.
7
6, 7. Zevcelerine zina isnat edip kendilerinden başka şahitleri bulunmayan kimselerden her birisinin dört defa sözünde gerçek olduğuna dair Tanrı/ya şehadet etmesi, beşincideyse «— Yalan söylüyorsam Allah/ın lânetine uğrayayım», demesi lâzımdır.
8
Zevcenin de dört defa «— O. yalan söyleyenlerdendir» diye Tanrı/ya şehadet etmesi,
9
Beşincide de «— Eğer o, gerçek diyenlerdense Allah/ın hışmına uğrayayım» demesi kendisinden azabı defeder.
10
Allah/ın hakkınızda inayet ve merhameti bulunmasaydı, tövbeyi kabul edici, hükmünde hakim olmayaydı sizi rüsvay ederdi [⁶].
[6] Veya cezanızı tâcil ederdi.
11
Ayşe hakkında iftirada bulunanlar içinizden bir cemaattir. Siz bu iftirayı hakkınızda kötü bir şey sanmayın, belki o, hakkınızda hayırlıdır [¹]. Herkesin kazandığı günahı kendisi çeker. İçlerinden sözün büyüğünü üzerine alan için büyük bir azap vardır.
[1] Yani Allah mükâfatını veriyor.
12
Bu iftirayı işittiğiniz zaman iman eden erkekler ve kadınlar kendi ehl-i beytleri hakkında hüsn-ü zanda bulunarak bu, apaçık bir iftiradır demeliydi.
13
Onlar bu sözlerine dört şahit getirmeliydi, şahit getirmeyince onlar Allah yanında yalancı kimselerdir.
14
Allah/ın dünya ve âhirette hakkınızda inayet ve rahmeti olmasaydı içine daldığınız iftira hakkında size büyük bir azap dokunurdu.
15
Hani onu dilden dile dolaştırıp hiçbir bilginiz olmadığı şeyleri ağzınıza alıyor, Allah yanında büyük bir günah olduğu halde onu kolay [²] sanıyordunuz.
[2] Günahı yok.
16
Bunu işittiğiniz vakit «— Böyle şeyi ağza almak bize yaraşmaz. Aman Allah/ım! Sen bundan münezzehsin [³]. Bu, büyük bir bühtandır» demeliydiniz.
[3] Peygamberimizin haremini hayasız kılacağından seni tenzih ederiz.
17
Mü/minseniz bu gibi şeylere bir daha dönmemeniz için Allah size öğüt veriyor [⁴].
[4] Veya bir daha dönmemenizi menediyor.
18
Allah size âyetleri belli ediyor. Allah hakkıyle âlimdir, hakimdir [⁵].
[5] Bu bühtanı faş edenleri tamamıyle bilir. Kendisinden sadır olan ef'al yollu yolundadır.
19
Mü/minler arasında hayasızlığın faş olmasını isteyenler yok mu, onlar için dünya ve âhirette acıklı bir azap vardır. Allah onu bilir. Halbuki siz bilmezsiniz.
20
Hakkınızda Allah/ın inayet ve rahmeti bulunmasaydı kulları hakkında pek esirger ve bağışlar olmasaydı ukubetinizi tâcil ederdi.
21
Ey mü/minler! Şeytanın gittiği yola gitmeyin, her kim şeytanın gittiği yola giderse azar. Çünkü o, hayasızlığı, kötü olan şeyi emreder. Allah/ın hakkınızda inayet ve rahmeti olmasaydı içinizden hiçbiriniz ebediyen günahtan pâk olamazdı. Fakat Allah dilediğini pâk kılar. Allah semi/dir, hakkıyle âlimdir [¹].
[1] Bütün sözlerinizi işitir, kalplerinizdekini tamamıyle bilir.
22
İçinizden faziletli ve varlıklı olanlar hısımlarına, yoksullara Allah uğrunda hicret edenlere bir şey vermemeye yemin etmesinler [²]. Affetsinler, vazgeçsinler. Ya sizler Allah/ın sizi yarlıgamasını istemez misiniz? Allah yarlıgayandır, bağışlayandır.
[2] Veya ihsan etmede kusur etmesinler.
23
Namuslu, habersiz mü/min kadınlar hakkında zina isnat edenler yok mu onlar dünyada, âhirette Hak/kın rahmetinden uzaktırlar. Onlar için büyük bir azap da vardır.
24
Kıyamet günü dilleri, elleri, ayakları işledikleri şeylere şehadet edecektir.
25
O gün, Allah onlara müstahak olan cezalarını tamamıyle verecektir [³]. Onlar da Allah/ın apaçık bir Hak olduğunu [⁴] anlayacaklardır.
[3] Yahut amellerinin cezasını hak ve adaletle verecek. [4] Zatında, sıfatında, ef'alinde sabit olduğunu, hakkı yerine getirdiğini.
26
Murdar kadınlar murdar erkeklere, murdar erkekler de murdar kadınlara, pâk kadınlar pâk erkeklere, pâk erkekler de pâk kadınlara [⁵] yakışır. Onların haklarında söylenen sözlerle hiçbir ilişkileri yoktur. Onlar için mağfiret ve Cennette âlâ rızk vardır.
[5] Yahut kötü söz murdarlara, murdarlara da kötü söz, iyi söz iyilere, iyilere de iyi söz yakışır.
27
Ey mü/minler! Kendi evlerinizden başka evlere, sahiplerinden izin almadan [⁶] ve onlara selâm vermeden girmeyin. Bu, hakkınızda daha iyidir. Ta ki nasihat kabul edin.
[6] Veya evin içinde insan olduğunu anlamaksızın veya vahşetiniz zail olup me'nus olmaksızın.
28
Şayet evlerde kimse bulmazsanız size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. Size «— Dönün» derlerse dönün, bu yolda hareket hakkınızda daha nezih ve makbuldür. Allah işlediklerinizi hakkıyle bilir.
29
Sükna için olmayıp fakat size menfaati bulunan evlere [¹] girmenizde sizin için hiçbir günah yoktur. Allah aşikâr ettiğiniz ve gizli tuttuğunuz şeyleri hep bilir.
[1] Han, mağaza, hamam, vakıf, kervansaray gibi.
30
Mü/minlere de ki gözlerini önlerine diksinler [²], utanacak yerlerini korusunlar. Bu hal onlar için daha nezih ve faydalıdır. Allah onların işlediklerinden haberdardır.
[2] Nâmahreme bakmasınlar.
Sonraki 30 ayet →