Ana SayfaMealler › İsmail Hakkı İzmirli
İH

İsmail Hakkı İzmirli

İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli meali ile okumaya başla
Bakara 1 / 286
1
Elif, Lâm, Mim [²] [1] Sûre-i Celîle Medine'de nazil olmuştur, 286 âyettir. [2] Kesik harfler sûrelerin isimleridir. Halkın aczini meydana koymak için sûre başında zikrolunmuştur: «Bu sûre bu gibi harflerden mürekkeptir. Haydi bakalım siz de böyle bir sûre getirin». Veya yemindir. Huruf ile yeminde ekseriya Kitap veya nüzulü zikrolunur.
İ. H. İzmirli 2:1
2
Bu, bir Kitaptır ki onda şüphe götürecek hiçbir şey yoktur [³], müttekiler hakkında bir rehberdir [⁴] [3] Bürhanın parlaklığı, delâletinin aşikâr olması Allah tarafından nâzil olduğunda şüphe bırakmaz. [4] Mütteki Allah'tan, günahlardan sakınan kimsedir.
İ. H. İzmirli 2:2
3
3, 4. O müttekiler ki gaybe [⁵] inanırlar, namazı dosdoğru kılar, kendilerine verdiğimiz rızıktan harcederler [⁶], sana inzal olunan (kitaba da), senden evvel inzal olunan (kitaplara da) inanırlar, âhireti yakînen bilirler (ve inanırlar). [5] Allah'ı bilmek, âhireti bilmek, ahkâm ve şerâyii bilmek gibi tefekkür ve istidlâl hakkında delil ikame olunan şeyler maksuttur. [6] Âyet-i Celîle'den maksat farz olan zekâttır.
İ. H. İzmirli 2:3
4
3, 4. O müttekiler ki gaybe [⁵] inanırlar, namazı dosdoğru kılar, kendilerine verdiğimiz rızıktan harcederler [⁶], sana inzal olunan (kitaba da), senden evvel inzal olunan (kitaplara da) inanırlar, âhireti yakînen bilirler (ve inanırlar). [5] Allah'ı bilmek, âhireti bilmek, ahkâm ve şerâyii bilmek gibi tefekkür ve istidlâl hakkında delil ikame olunan şeyler maksuttur. [6] Âyet-i Celîle'den maksat farz olan zekâttır.
İ. H. İzmirli 2:4
5
İşte Rab/bileri tarafından doğru bir yolda bulunanlar bunlardır, umduklarına erenler yine bunlardır.
İ. H. İzmirli 2:5
6
Şurası muhakkak ki kâfir olanları Tanrı azabıyle korkutsan da, korkutmasan da onlar için birdir, onlar inanmazlar.
İ. H. İzmirli 2:6
7
Allah onların kalplerini, kulaklarını mühürlemiş [¹], gözlerinin üstüne bir de perde çekmiştir [²] Onlar için büyük bir azap vardır. [1] Doğru sözü anlamasın, işitmesin. [2] Yani onlar kendi irade ve kudretleri ile şekaveti kesbetmekle, tabiatlarıyle dalâlete hazırlandıklarından böyle hükmolunmuştur.
İ. H. İzmirli 2:7
8
Nâs/ın bir takımı «biz Allah/a ve âhiret gününe inandık» derler, halbuki onlar inanmamışlardır. [³] [3] Allah'a, âhiret gününe.
İ. H. İzmirli 2:8
9
Onlar Allah/ı da, iman edenleri de gûya aldatıyorlar, halbuki ancak kendilerini aldatırlar da farkında olmazlar.
İ. H. İzmirli 2:9
10
Onların kalplerinde hastalık [⁴] vardır. Allah da hastalığı artırmıştır, yalan söylediklerinden naşi onlar için acıklı bir azap vardır [4] Küfür, nifak, maasiye, muhabbet gibi hastalıklar.
İ. H. İzmirli 2:10
11
Onlara «yer yüzünde fesatta bulunmayın» denildiği zaman onlar «biz ancak muslih kimseleriz» derler
İ. H. İzmirli 2:11
12
Haberiniz olsun ki fesatta bulunanlar yalnız kendileridir, fakat farkında değillerdir
İ. H. İzmirli 2:12
13
Onlara «nâs/ın iman ettikleri gibi siz de iman ediniz» denildiği zaman onlar «biz o avanaklar gibi iman mı edelim?» derler. Haberiniz olsun ki avanaklar yalnız kendileridir, fakat bunu bilmezler.
İ. H. İzmirli 2:13
14
Onlar iman edenler ile buluştukları zaman «biz iman ettik» derler, halbuki şeytanları ile [⁵] tenha kaldıkları zaman «biz sizinle beraberiz, biz yalnız müstehziyiz» [⁶] derler. [5] Kendilerini azdıranlar ile, şeytan gibi inatçı olanlar ile. [6] Mü'minlerle istihza etmekten başka bir şey yapmıyoruz.
İ. H. İzmirli 2:14
15
Allah onlar ile istihzada bulunur [⁷] onları taşkınlıklarında şaşkın şaşkın bırakır. [⁸] [7] Onlara istihza muamelesi eder, istihzalarına karşı ceza verir. [8] Yani onlara mühlet verir.
İ. H. İzmirli 2:15
16
Onlar öyle kimselerdir ki doğru yol alacaklarına iğri yol almışlardır; bu alış verişleri kendilerine kazanç vermemiştir. Onlar ticaret yolunu da bulamamışlardır.
İ. H. İzmirli 2:16
17
Onların hali, o kimsenin hali gibidir ki ateş [¹] yakar da ateş etraflarını aydınlatınca Allah aydınlığını giderip onları karanlıklar içinde, görmez bir halde bırakır. [1] Karanlık bir gecede yolu görmek İçin
İ. H. İzmirli 2:17
18
Onlar bir alay sağırlar, dilsizler, körlerdir [²], artık onlar tuttukları yoldan dönmezler. [2] Hakkı duymazlar, hak söylemezler, hak'kı görmezler.
İ. H. İzmirli 2:18
19
Yahut zifiri karanlıklar içinde şimşek çıkararak, gök gürleyerek gökten boşanan bir yağmura tutulup, yıldırımların dehşetinden, ölüm korkusuyle parmaklarını kulaklarına tıkayan kimseler gibidir. Allah kâfirleri ilmiyle kuşatır. [³] [3] Yâni onların hallerini bilir, yahut onları toplar, onlara cezalarını verir. Allah'tan kurtuluş yoktur.
İ. H. İzmirli 2:19
20
Az kaldı ki şimşek onların gözlerini kapatacaktı [⁴], onlara şimşek çaktıkça onlar aydınlık içinde yürürler, karanlık çöktükçe durup kalırlar, Allah dilese onları işitmeden [⁵], gözlerden [⁶] mahrum ederdi. Çünkü Allah her şeye hakkıyle kadirdir [⁷]. [4] Gözlerinin nurunu kamaştıracaktı. [5] Gök gürlemesiyle. [6] Şimşek parıldamasiyle. [7] Bu Ayet-i kerimeye kadar Cenabıhak üç sınıf halkın ahvâlini bildiriyor: Mü'min, kâfir, münafık. Münafıkları da iki suretle temsil ediyor.
İ. H. İzmirli 2:20
21
Ey nâs! Tanrı azabından sakınmış olmanız için sizi ve sizden evvelkileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz.
İ. H. İzmirli 2:21
22
O Rabbiniz ki yeri size döşek, göğü de yüksek bir tavan yapmış, gökten yağmur göndererek onunla size rızk olmak üzere meyveler çıkarmıştır, artık bile bile Allah/a hiçbir şeyi eş tutmayın.
İ. H. İzmirli 2:22
23
Kulumuza indirdiğimiz Kitap hakkında şüpheye tutuluyor iseniz haydi siz de O/nun gibi bir Sûre getirin, Allah/tan gayrı şahitlerinizi çağırın, eğer müddeanızda gerçek iseniz. [⁸] [8] Yâni karşı çıkabilmek hususunda gerçek iseniz kudretine güvendiğiniz şairleri, hatipleri, âhirette size şehadet edeceklerini zu'um ettiğiniz medetkârları, mabutlarınızı çağırın da bir Sûre getirsinler.
İ. H. İzmirli 2:23
24
Eğer onu yapamazsanız - elbette yapamayacaksınız - o halde o ateşten sakınınız ki onun çırası insanlardır, taşlardır [⁹], o ateş kâfirler için hazırlanmıştır. [9] Kâfirler, putlar o ateşin odunu, çırasıdır, tutarağıdır.
İ. H. İzmirli 2:24
25
İman edip iyi iş işleyenlere müjde et ki onlar için ağaçları altından ırmaklar akar cennetler vardır, oradaki yemişlerden yedikçe «evvelce de bunu yemişdik» diyecekler, onlara eski yedikleri yemişe benzer yemişler verilecek, orada onlar için her türlü kusurdan pâk olmuş zevceler bulunacaktır. Onlar orada daim kalacaklardır.
İ. H. İzmirli 2:25
26
Muhakkak ki Allah bir sivrisineği, belki ondan daha büyüğünü misal getirmeden çekinmez, iman edenler bunun Rabbileri tarafından doğru olduğunu bilirler. Kâfir olanlara gelince onlar da «Allah bu misal ile ne demek istedi?» derler. Allah [¹] onunla birçoğunu yoldan çıkarır, birçoğunu da doğru yola götürür, onunla yalnız fasıkları yoldan çıkarır. [1] Buradan aşağısı cevap teşkil eder.
İ. H. İzmirli 2:26
27
O fasıklar ki Allah/ın ahtini [²], yemin ile muhkem ettikten sonra bozarlar, bitişmesini emrettiğin şeyi keserler [³], yeryüzünde fesat çıkarırlar. İşte ziyanda kalanlar onlardır. [2] Cenabıhakkın enbiyaya, ulemaya, bütün Beni Âdeme karşı ahti vardır. Enbiyadan aldığı ahit: Risaleti tebliğ edip dini ikame eylemek; ulemadan aldığı ahit: Kitab-ı mübini nâs'a beyan edip ketmetmemek; Beni Âdemden aldığı ahit İse Cenabıhakkın rübubiyetini ikrar etmektir. [3] Cenabıhakkın bitişmesini, ayrılmamasını emrettiği şeyi: mü'minlerden ayrılmamak, kavli fiiline uygun düşmek, bütün enbiyayı tasdik etmek, şerayi'i ve hudud-u ilâhiyeyi hıfzeylemek, sıla-i rahim yâni hısımlarını unutmamak gibi şeylerdir.
İ. H. İzmirli 2:27
28
Allah/ı nasıl tanımıyorsunuz ki, sizi ölü iken O, diriltti, sonra yine sizi O, öldürecek, yine sizi O, diriltecektir; nihayet âhirette yalnız O/na döneceksiniz [⁴]. [4] Allah da âmâlinize göre size ceza verecektir.
İ. H. İzmirli 2:28
29
Yeryüzünde ne varsa hepsini sizin için yaratan, sonra semaya teveccüh buyurup yedi göğü sapa sağlam yapan O/dur. O her şeyi hakkıyle bilir [⁵]. [5] Bütün halkın idrak edemeyeceği bütün serair ve hafayayi bilir, ilmi bütün malûmata şamildir.
İ. H. İzmirli 2:29
30
Hani Rabbin meleklere «ben yeryüzünde bir halife yaratacağım» demişti. Melekler de «yeryüzünde fesat çıkaracak, kan dökecek kimse mi yaratacaksın? Biz ise sana hamdederek tespih, seni her bir ayıptan tenzih ediyoruz» demişlerdi. Allah «ben sizin bilmediklerinizi bilirim» demişti [¹] [1] Cenabıhakkın Âdem ve zürriyetini halk etmesindeki hikmet-i süphaniye meleklere hafi kalıyor da melekler mücerret gizli bir şeyi keşf hususunda Cenabıhakka karşı öyle bir istifsarda bulunuyorlar. Cenabıhak da onda bilmedikleri bir hikmet bulunduğunu beyan ediyor.
İ. H. İzmirli 2:30