1
Tanrı/nın fermanı geldi, onu vakti gelmeden evvel acele istemeyin [⁵], Allah onların şerik koşmalarından münezzehtir. Kadri yücedir.
[4] Sure-i Celile Mekke'de nazil olmuş (128) âyettir. [5] Acele ederek niçin İslâm galip gelmiyor, küffar azalmıyor demeyin.
2
Allah, fermanı ile kullarından dilediğine, melekleri ruh ile [⁶] indirir ki nâs/ı Allah azabıyle şöyle korkutsun: Benden başka tapacak yoktur, benden sakının.
[6] Kalplere ruh veren söz ile.
3
Allah gökleri, yeri uygun bir surette yarattı. Allah onların şerik koşmalarından yücedir.
4
İnsanı bir damla sudan yaratmışken o, birdenbire aşikâr bir muhasım kesildi.
5
Davarları da sizin için yarattı. Onlarda sizi ısındıracak örtü de vardır. Başka menfaatler de vardır [⁷], onların etinden de yersiniz.
[7] Yemek, sütünü içmek, üretmek gibi.
6
Onları akşam yataklarına getirdiğinizde, sabahleyin mer/alara götürdüğünüzde onlara bakıp ferahlanırsınız.
7
Onlar yüklerinizi öyle memleketlere taşırlar ki siz onu oraya kadar ancak can ezici zahmetle taşıyabilirsiniz. Çünkü Rabbiniz gayet esirgeyen, bağışlayan Zat/tır.
8
Binmeniz, ziynetlenmeniz için atları, katırları, merkepleri de yarattı. Daha bilmediğiniz şeyleri de yaratır.
9
Doğru yolu beyan Allah/a aittir. Bazı yol ise eğri büğrüdür. Tanrı dileseydi hepinizi doğru yola götürürdü.
10
Gökten size su indiren O/dur, o suyun bazısını içersiniz, bazısıyle ot biter ki onunla hayvanları otlatırsınız.
11
Allah onunla sizin için ekin, zeytin, hurma ağacı, üzüm, bütün meyveler bitirir. Bunda tefekkür edenler için ibret vardır.
12
O, geceyi, gündüzü, güneşi, ay/ı ve yıldızları size müsahhar kıldı [¹]. Yıldızlar ise O/nun emrine müsahhardır [²], bunda aklı eren kavim için nice ibretler vardır.
[1] Yani işinize yarar bir surette yarattı. [2] Yahut hepsi Allah'ın emrine müsahhar oldukları halde geceyi, gündüzü, güneşi, ay'ı, yıldızları menâfiiniz için yarattı.
13
Yeryüzünde muhtelif renkte yarattığı şeyleri de müsahhar kıldı. Bunda nasihat kabul eden kavim için ibret vardır.
14
Denizi sizin için müsahhar kılan O/dur. Ta ki ondan taze et yiyesiniz, ondan inci, mercan gibi kullanacağınız ziynet çıkarasınız, denizde gemileri, suyu yararak gider görürsün. Bir de Allah/ın inayetinden de ticaret isteyiniz, şükür de ediniz.
15
Allah sizinle sallanmamak için yeryüzünde sağlam dağlar, yolu bulmanız için de ırmaklar, yollar yapmıştır.
16
Bir de yol gösterecek tepeler, dereler gibi alâmetler, yıldızlar yapmıştır [¹].
[1] Yahut onlar bu alâmet ve yıldızlar ile yol bulurlar.
17
Yaratan yaratmayan gibi midir? Daha nasihat kabul etmez misiniz?
18
Allah/ın nimetini sayayım derseniz sayamazsınız. Kusurlarınıza karşı yine Allah gafurdur, rahimdir.
19
Allah, neyi gizlediğinizi, neyi aşikâr kıldığınızı bilir.
20
Tanrı/dan başka taptıklarınız hiçbir şey yaratamazlar. Yalnız kendileri yaratılırlar.
21
Onlar ölüdür, diri değildir. Ne zaman dirileceklerinin de farkında değillerdir.
22
Sizin tapacağınız bir tek tapacaktır. Âhirete inanmayanların kalpleri vahdaniyeti inkârdadır. Onlar imanı kibirlerine yediremezler.
23
Elhak ki Allah onların gizlediklerini, alenî kıldıklarını bilir. Çünkü O, imanı kibirlerine yediremeyenleri sevmez.
24
Onlara Rabbiniz ne indirdi? Denirse, onlar "- Eskilerin masallarını" derler.
25
Bununla kıyamet günü kendi yüklerini kâmilen, nadanlıkla [²] yoldan çıkardıkları kimselerin de yüklerini misliyle yükleneceklerdir. Haberleri olsun ki onların yüklendikleri ne kötü yüktür.
[2] Kendilerinin veya saptırdıkları kimselerin nadanlıklarıyle.
26
Onlardan evvelkiler de mekr-ü hilede bulunmuşlardı. Allah onların binalarını tâ temelinden sarstı, hemen tavan başlarına çöktü, farkında olmadıkları cihetten onlara azap geldi.
27
Sonra kıyamet günü Allah onları rüsvay edecek, haklarında, mü/minlere adavet ettiğiniz şeriklerim [¹] nerededir? diyecek, ilme nail olanlar [²] bugün rüsvaylık, fenalık kâfirlerin başına gelecek diyeceklerdir.
[1] Za'mınızca bana şerik olan putlar. [2] Peygamberler, mü'minler.
28
O kâfirler ki öz nefislerine zulüm ettikleri halde melekler canlarını alacakları zaman, münkat kesilerek "- Biz bir kötülük yapmamıştık" diye inkâr edecekler. "- Evet yaptınız, Allah yaptıklarınızı hakkıyle bilir";
29
- Haydi Cehennemin kapılarına girin, orada daim kalacaksınız. Kibirlilerin makamı ne kötü makamdır! denecek.
30
30, 31. Sakınmış olanlara "- Rabbiniz size ne indirdi?" denilince "- Onlar hayır indirdi" diyecekler. Bu dünyada iyilik edenler için iyilik vardır. Âhiret evi daha iyidir. Sakınanların evi ne güzel evdir. Aden Cennetleridir ki oraya girerler. Onun ağaçları altından ırmaklar akar, orada onların diledikleri her şey vardır. Allah sakınanlara böyle mükâfat verir.
Sonraki 30 ayet →