1
Ve (yerkürenin hem kendi ekseni etrafında hem de güneş etrafındaki dönüşü esnasında bir yarısını) karanlığıyla kaplayan geceye, *
2
Ve (yerkürenin hem kendi ekseni etrafında hem de güneş etrafındaki dönüşü esnasında bir yarısının üzerinde) ortaya çıktığı zaman gündüze,
3
3, 4. Erkeği ve dişiyi (ve bütün zıtları) yaratmış olan (zatım)a kasem ederim ki (ey insanlar,) gerçekten sizin (nedenleri ve sonuçları açısından) çabanız (emeğiniz) farklı farklıdır. *
4
3, 4. Erkeği ve dişiyi (ve bütün zıtları) yaratmış olan (zatım)a kasem ederim ki (ey insanlar,) gerçekten sizin (nedenleri ve sonuçları açısından) çabanız (emeğiniz) farklı farklıdır. *
5
Artık kim (malından yoksula, muhtaç olana ve işsize) infak etmiş ve (kötülüklerden) sakınmış ise,
6
Ve en güzel olanı (kelime-i tevhidi, Allah’ın birliğini ve gönderdiği mesajları) tasdik etmişse,
7
Biz de onu en kolaya (hidayete ve ebedî mutluluğa giden yola) hazırlarız.
8
8,9,10. Fakat her kim de (malından yoksula, muhtaç olana ve işsize vermeyip) cimrilik eder ve kendini yeterli derecede ihtiyaçsız görüp en güzel olanı (kelime-i tevhidi, Allah’ın birliğini ve gönderdiği mesajları) yalanlamışsa, biz de onu zora dayatacağız.
9
8,9,10. Fakat her kim de (malından yoksula, muhtaç olana ve işsize vermeyip) cimrilik eder ve kendini yeterli derecede ihtiyaçsız görüp en güzel olanı (kelime-i tevhidi, Allah’ın birliğini ve gönderdiği mesajları) yalanlamışsa, biz de onu zora dayatacağız.
10
8,9,10. Fakat her kim de (malından yoksula, muhtaç olana ve işsize vermeyip) cimrilik eder ve kendini yeterli derecede ihtiyaçsız görüp en güzel olanı (kelime-i tevhidi, Allah’ın birliğini ve gönderdiği mesajları) yalanlamışsa, biz de onu zora dayatacağız.
11
Ve (böyleleri) yuvarlandığı (düştüğü) zaman (Allah rızası için paylaşmadığı) malı (serveti) kendisine hiç fayda vermez. *
12
Şüphesiz bize düşen (insanları inanmaya zorlamak değil) sadece doğru yolu göstermektir.
13
Ve gerçekten son da ilk de (ahiret ve dünya üzerindeki mutlak hakimiyet) bize aittir. *
14
Böylece (ey insanlar! Elçiler vasıtasıyla) alev alev yanan bir ateşe karşı sizi uyarmış bulunuyorum. *
15
15,16. O ateşe, ancak (hakkı) yalanlayıp yüz çevirmiş en şakî (zalim, azgın, acımasız, kötü ve suçlu) olandan başkası yaslanmaz.*
16
15,16. O ateşe, ancak (hakkı) yalanlayıp yüz çevirmiş en şakî (zalim, azgın, acımasız, kötü ve suçlu) olandan başkası yaslanmaz.*
17
17,18. Arınmak için (yoksul, fakir, muhtaç ve işsizlere) malını veren, (malını onlarla paylaşan ve kötülüklerden) en çok sakınan kimse ise ondan (o ateşten) uzak tutulur. *
18
17,18. Arınmak için (yoksul, fakir, muhtaç ve işsizlere) malını veren, (malını onlarla paylaşan ve kötülüklerden) en çok sakınan kimse ise ondan (o ateşten) uzak tutulur. *
19
19,20. Hâlbuki onun (bu yaptığı) herhangi birinden gördüğü bir iyiliğe karşılık değildir; (Bunu kimseden karşılık beklemeden) ancak yüce Rabbinin rızasını talep ettiği için (yapar).*
20
19,20. Hâlbuki onun (bu yaptığı) herhangi birinden gördüğü bir iyiliğe karşılık değildir; (Bunu kimseden karşılık beklemeden) ancak yüce Rabbinin rızasını talep ettiği için (yapar).*
21
İşte o da ileride (göreceği karşılıktan) elbette hoşnut olacaktır. *