1
Güneşe ve (onun çekirdeğinde gerçekleşen nükleer füzyon tepkimeleri sonucunda üretilip yayılan) ışığına, *
2
Ve uyup onu (güneşi) izlediği (ay ile güneş arasına dünyanın girmediği, dünyanın gölgesi altında kalmadığı ve güneşi görüp ışığını yansıttığı) zaman aya, *
3
Ve (dünyanın hem kendi ekseni etrafında hem de güneş etrafında dönmesi sebebiyle) onu (güneşi) açığa çıkardığı (güneş ortaya çıktığı) zaman (dünyanın bir yüzeyinde oluşan) gündüze, *
4
Ve yine (dünyanın hem kendi ekseni etrafında hem de güneş etrafında dönerken güneşten görünmeyen öbür bölümü üzerinde) karanlığıyla kapladığı zaman geceye, *
5
Semaya (uzay ve içinde bulunan gök cisimlerine) ve onu (semayı mükemmel bir sistem çerçevesinde) yapan (zatım)a,
6
Yerküreye ve onu (hamur bezesi gibi) yuvarlatıp (geoit şeklinde düzenleyip kıtalar hâlinde) bölene, *
7
Nefse ve onu (üstün ve yetenekli bir varlık olarak yaratıp) düzenleyene (zatıma kasem ederim)! *
8
Ki, (o yaratıcı olan zatım) ona (nefse) kötülüğünü de (kötülükleri anlama ve kavrama yeteneği), takvasını da (iyilikleri anlama ve kötülükten sakınma yeteneği de) ilham etmiştir. *
9
9, 10. Elbette nefsini (şirk, inkâr, zulüm, azgınlık ve kötülüklerden) arındırmış olan kurtuluştur, onu (nefsini kötülüğe) gömmüş olan kişi ise kesinlikle kaybetmiştir.
10
9, 10. Elbette nefsini (şirk, inkâr, zulüm, azgınlık ve kötülüklerden) arındırmış olan kurtuluştur, onu (nefsini kötülüğe) gömmüş olan kişi ise kesinlikle kaybetmiştir.
11
(Hani) Semûd (halkı), azgınlığı sebebiyle (elçiyi ve tebliğ ettiği hakikatleri) yalanlamıştı.*
12
12,13. En azgınları (deveyi öldürmek için) ileri atıldığında, Allah’ın elçisi onlara, “Allah’ın devesini bırakınız, onun su içmesine engel olmaktan sakınınız” demişti.*
13
12,13. En azgınları (deveyi öldürmek için) ileri atıldığında, Allah’ın elçisi onlara, “Allah’ın devesini bırakınız, onun su içmesine engel olmaktan sakınınız” demişti.*
14
Buna rağmen onlar Elçi’yi (hiçe sayıp) yalanladılar ve deveyi (vahşice) boğazladılar; bunun üzerine Rableri, (azgınlık ve) suçları yüzünden üzerlerine azap yağdırdı ve onları yerle bir etti. *
15
Oysa ki, o (o deveyi öldüren azılı şakî) yaptığının sonucundan (bir bedeli olacağından) korkup endişe etmezdi. *