1
Fecre (tan yerinin ağarmasına, şafak vaktine), *
3
Çift olana (iki bölümden, çekirdek ve katmanlardan meydana gelen negatif ve pozitif yüklü atomlardan yaratılan bütün varlık âlemine) ve tek olana (atom vs. den oluşmamış zatım olan o tek yaratıcıya). *
4
(Dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesiyle) akıp gitmekte olduğu zaman geceye kasem ederim ki: (Kıyamet gerçekleşecektir.)
5
Muhakkak bunlarda, akıl ve sağduyu sahibi bir kimse için üzerine yemin (edilmeye değer bir özellik) vardır. *
6
Bilmez misin Rabbin neler yaptı (haksız yere büyüklük taslayıp serkeşlik, zulüm, azgınlık ve zorbalık yapan) Ad (halkın)a.
7
7, 8. Yüksek kolonlar’ (yüksek kuleler ve süslü binalar) sahibi İrem’e, Ki beldeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı.*
8
7, 8. Yüksek kolonlar’ (yüksek kuleler ve süslü binalar) sahibi İrem’e, Ki beldeler içinde onun benzeri yaratılmamıştı.*
9
Ve vadide (evler yapmak için dağlardan) kayaları kesip yontan (o zalim, azgın ve suçlu) Semud milletine.
10
Ve kazıklar (piramitler) sahibi Firavun’a? *
11
11,12,13,14. Ki onların hepsi, ülkelerinde azgınlık ettiler. Oralarda kötülüğü çoğalttılar. Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı. Şüphesiz Rabbin, (kullarının bütün yaptıklarını görüp) gözetleyendir.
12
11,12,13,14. Ki onların hepsi, ülkelerinde azgınlık ettiler. Oralarda kötülüğü çoğalttılar. Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı. Şüphesiz Rabbin, (kullarının bütün yaptıklarını görüp) gözetleyendir.
13
11,12,13,14. Ki onların hepsi, ülkelerinde azgınlık ettiler. Oralarda kötülüğü çoğalttılar. Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı. Şüphesiz Rabbin, (kullarının bütün yaptıklarını görüp) gözetleyendir.
14
11,12,13,14. Ki onların hepsi, ülkelerinde azgınlık ettiler. Oralarda kötülüğü çoğalttılar. Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı. Şüphesiz Rabbin, (kullarının bütün yaptıklarını görüp) gözetleyendir.
15
Ama (bir kısım) insan (o kadar nankördür ki), ne zaman Rabbi onu imtihan edip, ikramda bulunup, ona (mal, makam, mevki, sağlık ve saygınlık gibi) nimetler verirse, (gururlanarak) Rabbim bana (layık olduğum, bunları hak ettiğim için) değer vermiştir der.*
16
Ama, ne zaman onu (o gurura kaplayan ve nankörlük eden insanı) imtihan edip, böylece onun rızkını ölçülü verirse (daraltırsa, sabırla sınandığını ve sabrettiği takdirde karşılığını göreceğini düşünmeden) Rabbim beni ihmal etti” der.
17
Hayır, (değer ve üstünlük, mal ile değildir.) Bilakis siz (ey insanlar,) yetime (kimsesize) değer vermiyor ve ikramda (yardımda) bulunmuyorsunuz.
18
Ve yoksulu (fakiri, muhtacı ve işsiz olanı) yedirmek (doyurmak) konusunda (gayret göstermiyor ve) birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
19
Oysa (bununla birlikte kadın ve çocukları mirastan mahrum bırakarak) sınır tanımaz bir biçimde (helal haram demeden) mirası alabildiğine yiyorsunuz. *
20
Ve malı (parayı, makamı ve çıkarı aşırı oranda) bir yığma tutkusu ve hırsıyla (çok) seviyorsunuz.
21
Hayır! (Bu yaptığınız doğru değildir.) Yeryüzü (kıyamet sarsıntısıyla) parça parça olup dağıldığı zaman,
22
Rabbinin (buyruğu) da geldiği ve melekler de dizi dizi durduğu zaman, *
23
Ve (işte) o gün cehennem (göz önüne) getirilip konacak ve insan o gün (dünyada iken elçilerin uyarılarını) düşünüp hatırlar. Ve lakin o vakitte insanın düşünüp hatırlaması neye yarar ki.
24
(İşte o zaman insan) keşke bu (ahiret) hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim der.
25
25,26. Artık o gün Allah’ın (zalim, azgın ve suçlulara) vereceği azabı, hiç kimse veremez ve hiç kimse O’nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.
26
25,26. Artık o gün Allah’ın (zalim, azgın ve suçlulara) vereceği azabı, hiç kimse veremez ve hiç kimse O’nun vurduğu bağ gibisini bağlayamaz.
27
(O gün dürüst ve erdemlilere şöyle denilecek:) ‘’Ey (kâmil iman ve salih amelle) gönlü huzura ermiş kişi!”*
28
Dön Rabbine (Rabbinin cennette sana hazırladığı nimetlere); hem hoşnut edici hem de (sana verdiklerinden ötürü) hoşnut edilmiş olarak!
29
29, 30. Haydi sen de katıl (has) kullarımın arasına ve (onlarla beraber) gir cennetime!”*
30
29, 30. Haydi sen de katıl (has) kullarımın arasına ve (onlarla beraber) gir cennetime!”*