1
Semaya (uzaya ve içinde bulunan bütün gök cisimlerine) ve Tarıka (vuruşlu’ya kasem ederim), (*)
2
Ve Tarık (vuruşlu) ne olduğunu sana bildiren nedir (kavrayabilir misin)?
3
O delici (karanlığı delen, nufüz eden) yıldızdır. *
4
Hiçbir kimse yoktur ki, (Rabbi tarafından) üzerinde bir gözetleyici (amellerini, hayat filmini kaydeden bir melek) bulunmasın. *
5
Artık insan bir baksın (düşünsün): Neden yaratılmıştır?
6
O bir defada boşalan sıvı(nın bileşenin)den (bir nutfeden, sperm ve yumurtadan) yaratılmıştır.*
7
O (insan, yani cenin) bel ile göğüs arasından (ana rahminden) çıkar. (*)
8
8,9. Şüphesiz O (Allah), sırların (gizliliklerin) ortaya çıkacağı gün, onu (öldükten sonra insanı) yeniden diriltmeye de gücü yetendir. *
9
8,9. Şüphesiz O (Allah), sırların (gizliliklerin) ortaya çıkacağı gün, onu (öldükten sonra insanı) yeniden diriltmeye de gücü yetendir. *
10
(O gün) artık onun (o insan) için ne bir güç vardır ne de bir yardımcı.
11
Ve o (kendine ulaşan her şeyi, yağmur, ses, toz, buhar, manyetik ışınları ve dalgaları, zararlı ultraviyole ışınlarını vs. tekrar) geri döndürme özelliğine sahip semaya (atmosfere),*
12
Çatlayışlara (fay hatlarına, kıtalara, katmanlara ve yarıklara) sahip arza kasem ederim.*
13
Şüphesiz O, (sırların açığa çıkacağı gün/hesap günü/sizi diriltmeye kadir olduğuma dair verdiğim mesaj) elbette kesin (ve doğru) bir sözdür. (*)
14
Ve o (sırların ortaya çıkacağı gün sizi diriltmeye kadir olduğuma dair verdiğim mesaj) asla anlamsız (boş) bir söz değildir.
15
Şüphesiz onlar, (inkâr edenler İslam aleyhine sürekli) hileli bir düzen planlayıp kuruyorlar.
16
Ben de onların bütün düzenlerini boşa çıkarıyorum. *
17
(Resulüm!) O hâlde sen (tebliğ görevini ihmal etmeden) o inkârcılara biraz daha süre tanı, onları kendi hallerine bırak. *