1
Ölçüde ve tartıda (alışverişlerinde, ticari hayatta ve diğer toplumsal ilişkilerde) hile ve haksızlık yapanların (imalat, inşaat ve konut yapma işlerinde eksik ve kalitesiz malzeme kullananların, insanların hak ve hukuklarını çalanların, kaliteli mal adı altında kalitesiz ve sahte mal satanların ve yolsuzluk yapanların) vay haline!
2
Ki, onlar insanlardan birşey ölçüp aldıklarında, (kendileri için) ölçüyü tam tutarlar (eksik yapmazlar).
3
Ve (kendileri) onlara (insanlara) bir şey ölçtükleri veya tarttıkları (sattıkları) zaman (ölçü ve tartıyı) eksik yaparlar.
4
4,5,6. Peki, onlar bilmiyorlar mı ki, (şiddeti ve dehşeti büyük olan) büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler. Öyle bir gün ki, insanlar o günde (dünyada yaptıklarından dolayı hesaba çekilmek üzere) âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.
5
4,5,6. Peki, onlar bilmiyorlar mı ki, (şiddeti ve dehşeti büyük olan) büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler. Öyle bir gün ki, insanlar o günde (dünyada yaptıklarından dolayı hesaba çekilmek üzere) âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.
6
4,5,6. Peki, onlar bilmiyorlar mı ki, (şiddeti ve dehşeti büyük olan) büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler. Öyle bir gün ki, insanlar o günde (dünyada yaptıklarından dolayı hesaba çekilmek üzere) âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.
7
Hayır (hileye sapmayın, birbirinizi aldatmayın, hesap gününü hafife almayın). Şüphesiz kötülük yapanların (alışverişte hile yapanların) kitabı (suç ve amel) defteri (kaydı) elbette Siccin’dedir.
8
Ve Siccîn’in ne olduğunu sana bildiren nedir? (Söyleyeyim:)
9
O, yazılıp kodlanmış (insanın bütün hayat filmi içinde kayıtlı bulunan özel şifreli) bir kütüktür.
10
O gün, (dünyadayken ahireti) yalanlayanların vay haline!
11
Onlar ki, hesap gününü (ahireti) yalanlarlar.
12
Oysa onu (hesap gününü), sınır tanımaz (saldırgan), günahkâr olandan başkası yalanlamaz.
13
Öylelerine ayetlerimiz (mesajlarımız) okunup tebliğ edildiğinde, “Eskilerin masalları!” derler.
14
Hayır (düşündükleri gibi değildir)! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler, haklara tecavüz, zulüm, azgınlık ve suç) kalblerini (akıl merkezi olan beyinlerini manen) kirletmiştir. *
15
Hayır, elbette onlar, (o saldırgan, günahkâr, zalim, azgın ve suçlu kimseler) o gün Rablerin(in rahmetin)den yoksun bırakılacaklar.
16
Sonra gerçekten onlar (o hakkı reddeden saldırganlar, kötüler, haklara tecavüz edenler, zalim ve suçlular) alevli ateşe (cehenneme) yaslanacaklardır.
17
Sonra da onlara, “Yalanlamakta olduğunuz işte budur” denecektir.
18
Hayır (sandıkları gibi değil!) Şüphesiz (herkese) iyi davrananların (erdemli kimselerin) kayıtları da illiyyin (yüceler)dedir.
19
Ve illiyyun’un ne olduğunu sana bildiren nedir? (Söyleyeyim:)
20
O, yazılıp kodlanmış (insanın bütün hayat filmi içinde kayıtlı bulunan özel şifreli) bir kütüktür.
21
Onu (ancak) yakınlaştırılmış olanlar (melekler) görüp izleyebilir.
22
Şüphesiz iyiler (erkek olsun kadın olsun erdemli kimseler o gün) nimet (mutluluk) içindedirler.
23
(İşlemeli, süslü) tahtlar üzerinde (neşe ve sevinçle etrafı) seyrederler.
24
Yüzlerinde nimetin (mutluluğun, sevincin) parıltısını tanırsın!
25
Onlar, (el değmemiş) mühürlü, halis bir içecekten içirilirler.
26
Ki sonrası misktir (ağızda misk gibi koku bırakır, insanı sonsuz mutluluklara iletecektir). Ve işte (ey insanlar!) Bu hususta yarışanlar (fani ve fena olan şeyler için değil, ebedi huzur ve mutluluk vesilesi olan Allah’a) itaat etmek için yarışıversinler.
27
Ve onun karışımı tesnim’dendir. (Kokusu ve lezzetiyle en rahatlatıcı ve ferahlatıcı bir şerbettir.)
28
(Tesnim) bir kaynak ki, (yaptıkları iyilikler sebebiyle) yakınlaştırılmış olan kimseler ondan içerler.
29
Şüphesiz suç işlemiş olanlar (dünyada iken) iman etmiş olanlarla alay edip, gülüyorlardı.
30
Ve (inanmış olanlar) onların yanlarından geçtiklerinde, (alay ederek) birbirlerine kaş göz işâreti yaparlardı.
Sonraki 6 ayet →