1
Güneş karanlığa gömülüp yok olduğu (güneşte meydana gelen nükleer füzyonlar son bulduğu) zaman, (*)
2
Ve yıldızlar, bulanıp söndüğü (yıldızlardaki kütle çekim ve nükleer tepkimeler son bulup enerjileri tükendiği) zaman, *
3
Ve dağlar (yerkürede meydana gelecek çok şiddetli volkanik patlamalar nedeniyle) yürütüldüğü (toz duman olup uzaya saçıldığı) zaman, *
4
Ve (güneşin karanlığa gömülmesiyle yağmur yağdıracak) bulutlar (buharlaşma olayı) muattal olduğu zaman, (*)
5
Ve (bu olaylardan sonra) vahşi hayvanlar da (korku ve panikten) bir araya toplandığı (ve yaşam koşulları ortadan kalktığı için toplu hâlde ölüme terk edildiği) zaman, *
6
Ve denizler ateşlendiği (denizlerin dibinden volkanlar hâlinde lav ve ateş püskürdüğü) zaman,
7
Ve canlar (bedenlerle) birleştirildiği (yeniden diriliş gerçekleştiği) zaman, *
8
8, 9. Ve (cahiliye döneminde) diri olarak (toprağa) gömülen kız, hangi günahla öldürüldü’’ (diye sorulduğu zaman), *
9
8, 9. Ve (cahiliye döneminde) diri olarak (toprağa) gömülen kız, hangi günahla öldürüldü’’ (diye sorulduğu zaman), *
10
Sahifeler (herkesin hesabı/sicil dosyası) açılıp neşredildiği zaman, (*)
11
Ve (ahiret âlemi bir perde gibi saran mevcut) sema sıyrıldığı (yerinden kaydırılıp, bambaşka bir evren olan ahiret âlemi ve bütün gerçekler ortaya çıkarıldığı) zaman, *
12
12,13. Ve cehennem (yaratılıp) tutuşturulduğu (aktif hâle getirildiği) zaman, cennet de (hazır hâle getirilip, iyi ve erdemli kişilere) yaklaştırıldığı zaman, *
13
12,13. Ve cehennem (yaratılıp) tutuşturulduğu (aktif hâle getirildiği) zaman, cennet de (hazır hâle getirilip, iyi ve erdemli kişilere) yaklaştırıldığı zaman, *
14
(İşte o zaman) herkes, önceden (iyi ve kötü) ne hazırlamışsa (onu) bilmiş olacaktır.
15
15,16. Hayır (onların sandıkları gibi değil, kıyamet ve yeniden diriliş gerçekleşecektir), akıp giden, çevresindekilerini süpürüp yutan hunnese (yakıtı tükenen yıldızların ve nebulanın oluşturduğu kara deliklere) kasem ederim, (*)
16
15,16. Hayır (onların sandıkları gibi değil, kıyamet ve yeniden diriliş gerçekleşecektir), akıp giden, çevresindekilerini süpürüp yutan hunnese (yakıtı tükenen yıldızların ve nebulanın oluşturduğu kara deliklere) kasem ederim, (*)
17
Ve (yerkürenin kendi ekseni etrafında dönmesiyle) kararmaya başladığında (meydana gelen) geceye,
18
Ve (güneşin ilk ışıklarıyla birlikte) soluyarak açıldığı (fotosentez olayı gerçekleştiği ve bitkiler tarafından fazla oksijen atmosfere salındığı) zaman sabaha (kasem ederim ki),*
19
19, 20 - Şüphesiz o (Kur’an), değerli, güçlü (ve) Arş’ın (kâinatın) sahibi (olan Allah) katında itibarlı, orada (meleklerce) sayılan bir elçinin (Cebrail’in Allah’tan getirdiği) sözüdür. *
20
19, 20 - Şüphesiz o (Kur’an), değerli, güçlü (ve) Arş’ın (kâinatın) sahibi (olan Allah) katında itibarlı, orada (meleklerce) sayılan bir elçinin (Cebrail’in Allah’tan getirdiği) sözüdür. *
21
O, (bütün meleklerce) saygı gören ve güvenilen biridir. *
22
Ve (şunu bilin ki, tebliğle görevlendirilen) arkadaşınız (Muhammed sizin iftira ve iddia ettiğiniz gibi) mecnun (dengesiz) değildir.
23
Ve muhakkak (tebliğle görevlendirilen arkadaşınız) onu, (o vahiy meleğini daha önce), açık ufukta görmüştü.
24
Ve o, (tebliğle görevlendirilen arkadaşınız) gaybı (vahyi ve sizin idrakiniz ötesindeki gerçeklerin bilgisini) kimseden gizleyecek (esirgeyecek) değildir (aldığı vahyi aynen teblîğ etmektedir).
25
Ve o (Kur’an, iddia ettiğiniz üzere) kovulmuş şeytanın sözü de değildir.
26
O hâlde siz (bunca delil ve gerçeklerden sonra aklınızla Kur’an’ı yalanlamakta) nereye gidiyorsunuz?
27
27,28. O (Kur’an), bütün insanlık için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, öğütten başka bir şey değildir.
28
27,28. O (Kur’an), bütün insanlık için, içinizden dürüst olmak isteyenler için, öğütten başka bir şey değildir.
29
Oysa (ey müşrikler! Şu an gerçek o ki; öğüt alıp doğruluğu) istemiyorsunuz, ancak, âlemlerin Rabbi olan Allah (özgür iradenizi ellerinizden almak suretiyle buna zorlamak) isterse o başka” (*)