Ana SayfaMealler › İhsan Aktaş
İA

İhsan Aktaş

İhsan Aktaş
İhsan Aktaş meali ile okumaya başla
Abese 1 / 42
1
1,2. (Elçi, kavminin ileri gelenlerinin hidayete ermesi için tam uğraştığı bir sırada) yanına görmeyen (âmâ) biri geldi diye (kendisiyle ilgilenirse, diğerleri kendini terk edeceğinden endişe ettiği için) yüzünü ekşitti ve (sırtını) döndü (iltifat edip ilgilenmedi). (*)
İ. Aktaş 80:1
2
1,2. (Elçi, kavminin ileri gelenlerinin hidayete ermesi için tam uğraştığı bir sırada) yanına görmeyen (âmâ) biri geldi diye (kendisiyle ilgilenirse, diğerleri kendini terk edeceğinden endişe ettiği için) yüzünü ekşitti ve (sırtını) döndü (iltifat edip ilgilenmedi). (*)
İ. Aktaş 80:2
3
3, 4. Ve (onun hâlini) sana bildiren nedir? Muhakkak ki o (âmâ) arınacaktı ve öğüt alacak da öğüt kendisine fayda verecekti. (*)
İ. Aktaş 80:3
4
3, 4. Ve (onun hâlini) sana bildiren nedir? Muhakkak ki o (âmâ) arınacaktı ve öğüt alacak da öğüt kendisine fayda verecekti. (*)
İ. Aktaş 80:4
5
Fakat (kibrin zirvesinde yaşayan, zenginlikle şımaran) kendini (her konuda) yeterli görene gelince;
İ. Aktaş 80:5
6
Sen (belki iman eder diye- ayağına kadar gelen, senden öğüt almak isteyeni ihmal etme pahasına- bütün gayretinle) ona (o şımaran ve kendini yeterli görene) yöneliyorsun.
İ. Aktaş 80:6
7
Oysaki (elinden geleni yaptığın, tebliğ görevini hakkıyla ifa ettiğin ve insanlara güzel örnek olduğun müddetçe) onun arınmamasından sorumlu değilsin.
İ. Aktaş 80:7
8
8,9,10. Fakat (Allah’a karşı) derin bir saygıyla koşarak sana geleni (o gözü görmeyeni) ise bırakıp ona aldırmıyorsun.
İ. Aktaş 80:8
9
8,9,10. Fakat (Allah’a karşı) derin bir saygıyla koşarak sana geleni (o gözü görmeyeni) ise bırakıp ona aldırmıyorsun.
İ. Aktaş 80:9
10
8,9,10. Fakat (Allah’a karşı) derin bir saygıyla koşarak sana geleni (o gözü görmeyeni) ise bırakıp ona aldırmıyorsun.
İ. Aktaş 80:10
11
11,12,13,14,15,16. Hayır! (Böyle yapman doğru değil.) Şüphesiz onlar (o tebliğ edilen Kur’an âyetleri), erdem sahibi (güvenilir) kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüceltilmiş değerli sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur’an ayetlerinden) öğüt alır.*
İ. Aktaş 80:11
12
11,12,13,14,15,16. Hayır! (Böyle yapman doğru değil.) Şüphesiz onlar (o tebliğ edilen Kur’an âyetleri), erdem sahibi (güvenilir) kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüceltilmiş değerli sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur’an ayetlerinden) öğüt alır.*
İ. Aktaş 80:12
13
11,12,13,14,15,16. Hayır! (Böyle yapman doğru değil.) Şüphesiz onlar (o tebliğ edilen Kur’an âyetleri), erdem sahibi (güvenilir) kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüceltilmiş değerli sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur’an ayetlerinden) öğüt alır.*
İ. Aktaş 80:13
14
11,12,13,14,15,16. Hayır! (Böyle yapman doğru değil.) Şüphesiz onlar (o tebliğ edilen Kur’an âyetleri), erdem sahibi (güvenilir) kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüceltilmiş değerli sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur’an ayetlerinden) öğüt alır.*
İ. Aktaş 80:14
15
11,12,13,14,15,16. Hayır! (Böyle yapman doğru değil.) Şüphesiz onlar (o tebliğ edilen Kur’an âyetleri), erdem sahibi (güvenilir) kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüceltilmiş değerli sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur’an ayetlerinden) öğüt alır.*
İ. Aktaş 80:15
16
11,12,13,14,15,16. Hayır! (Böyle yapman doğru değil.) Şüphesiz onlar (o tebliğ edilen Kur’an âyetleri), erdem sahibi (güvenilir) kâtiplerin elleriyle (yazılıp) tertemiz kılınmış, yüceltilmiş değerli sahifelerde (yazılı) bir öğüttür; dileyen ondan (Kur’an ayetlerinden) öğüt alır.*
İ. Aktaş 80:16
17
Dışlanmıştır (rahmetten uzaklaştırılmıştır, mahvolmuştur) o (inkârcı) insan, onu inkâra götüren nedir? *
İ. Aktaş 80:17
18
(Allah) onu (o inkârcı insanı) hangi şeyden yaratmıştır (düşünmüyor mu)?
İ. Aktaş 80:18
19
Bir nutfeden (aşılanmış yumurtadan/zigottan) yarattı da ona ölçülü bir şekil verdi.
İ. Aktaş 80:19
20
Sonra da ona (aklını kullanma, düşünme, özgür iradesiyle karar verme, yaşama ve kavrama) yolunu kolaylaştırdı.
İ. Aktaş 80:20
21
Sonra (o insanın eceli gelince Allah) onun ölümünü gerçekleştirir (hayatına son verir) ve (bu ölümle) gömülecek duruma getirir (onu maddesel boyuttan metafizik bir boyutta, ruhlar âlemine intikal ettirir). (*)
İ. Aktaş 80:21
22
Sonra dilediği vakitte onu (hesaba çekmek üzere yeniden) diriltir.
İ. Aktaş 80:22
23
Hayır; (insan Allah’ın) kendisine emrettiğini (tam olarak) yerine getirmiş değildir (kusursuz olarak görevini yapmamıştır). *
İ. Aktaş 80:23
24
Bir de bakıversin insan kendi yiyeceğine (yiyeceğinin, rızkının kaynağına baksın, kim onu yaratıyor?).
İ. Aktaş 80:24
25
Biz suyu (canlıların hayat kaynağı olan yağmuru toprağın üzerine) şarıl şarıl akıtmaktayız.
İ. Aktaş 80:25
26
Sonra (havayı, suyu ve ısıyı kendi içine çekebilmesi için) yeryüzünü (toprağı) kabartıp yarmaktayız.
İ. Aktaş 80:26
27
27,28,29,30,31,32. Derken orada (yeryüzünde) tahıllar (ekinler), üzüm bağları, (çeşit çeşit) sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, (çeşit çeşit) meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
İ. Aktaş 80:27
28
27,28,29,30,31,32. Derken orada (yeryüzünde) tahıllar (ekinler), üzüm bağları, (çeşit çeşit) sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, (çeşit çeşit) meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
İ. Aktaş 80:28
29
27,28,29,30,31,32. Derken orada (yeryüzünde) tahıllar (ekinler), üzüm bağları, (çeşit çeşit) sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, (çeşit çeşit) meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
İ. Aktaş 80:29
30
27,28,29,30,31,32. Derken orada (yeryüzünde) tahıllar (ekinler), üzüm bağları, (çeşit çeşit) sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, (çeşit çeşit) meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
İ. Aktaş 80:30