1
1,2, 3. Hakkında, kendi aralarında bile anlaşmazlığa düştükleri o büyük haberden (öldükten sonra dirilmekten ve kıyametten) mi soruyorlar? *
2
1,2, 3. Hakkında, kendi aralarında bile anlaşmazlığa düştükleri o büyük haberden (öldükten sonra dirilmekten ve kıyametten) mi soruyorlar? *
3
1,2, 3. Hakkında, kendi aralarında bile anlaşmazlığa düştükleri o büyük haberden (öldükten sonra dirilmekten ve kıyametten) mi soruyorlar? *
4
4,5. Hayır, (onların düşünüp söyledikleri gibi değil), ileride (inkâr ettikleri bu haberin gerçek olduğunu) bilecekler! Yine hayır (düşünüp söyledikleri gibi değil), ileride (ahirette dirilmenin gerçek olduğunu) bilecekler! *
5
4,5. Hayır, (onların düşünüp söyledikleri gibi değil), ileride (inkâr ettikleri bu haberin gerçek olduğunu) bilecekler! Yine hayır (düşünüp söyledikleri gibi değil), ileride (ahirette dirilmenin gerçek olduğunu) bilecekler! *
6
6,7. (Ey insanlar!) Yeryüzünü yaşam için elverişli bir mekân yapmadık mı? Dağları da (arzı dengeleyen) birer destek yapmadık mı? *
7
6,7. (Ey insanlar!) Yeryüzünü yaşam için elverişli bir mekân yapmadık mı? Dağları da (arzı dengeleyen) birer destek yapmadık mı? *
8
Sizleri de (erkekli dişili) çiftler hâlinde yarattık.
9
Uykunuzu da (yorgun düşen vücudunuzdaki bütün hücre ve azaları için) bir dinlenme (sebebi) kıldık.
10
Ve (dünyayı kendi ekseni etrafında döndürmek suretiyle oluşturduğumuz) geceyi (sizin için) bir örtü (huzur ve istirahat zamanı) kıldık.
11
Ve (yine dünyayı kendi ekseni etrafında döndürmek suretiyle oluşturduğumuz) gündüzü de geçiminizi kazanmanıza (daha) uygun (bir vakit) kıldık. *
12
Ve üstünüze yedi sağlam (manyetik kuşak) kurduk. *
13
Ve (oraya, semaya) son derece güçlü bir ışık ve ısı kaynağı (güneşi) yerleştirdik.
14
14,15,16. Ve onunla (yağmurla) taneleri ve bitkileri bitirmek ve sık ağaçlı bahçeler oluşturmak için, (deniz ve okyanuslardan buharlaşıp göğe yükselen ve) yoğunlaşan (yağmur yüklü) bulutlardan, şarıl şarıl (akıp yeryüzüne hayat veren) sular indirdik.*
15
14,15,16. Ve onunla (yağmurla) taneleri ve bitkileri bitirmek ve sık ağaçlı bahçeler oluşturmak için, (deniz ve okyanuslardan buharlaşıp göğe yükselen ve) yoğunlaşan (yağmur yüklü) bulutlardan, şarıl şarıl (akıp yeryüzüne hayat veren) sular indirdik.*
16
14,15,16. Ve onunla (yağmurla) taneleri ve bitkileri bitirmek ve sık ağaçlı bahçeler oluşturmak için, (deniz ve okyanuslardan buharlaşıp göğe yükselen ve) yoğunlaşan (yağmur yüklü) bulutlardan, şarıl şarıl (akıp yeryüzüne hayat veren) sular indirdik. *
17
Şüphesiz ki (haklının, haksızın ayırt edileceği) hüküm günü, belirlenmiş bir vakittir.
18
(Ey insanlar!) Sûra üfürüldüğü (dirilme emri verildiği) gün, (hesap yerine) gruplar hâlinde geleceksiniz.
19
O sırada (meleklerin inmesi için gayb âlemiyle ilgili) sema açılır da, (melekler âlemiyle insanlık âlemi birleşsin diye) kapı kapı olur.*
20
Ve (yine o zaman yerkürede meydana gelecek şiddetli volkanik patlamalarla) dağlar da yerinden kopup yürütülmüş, (tuz-buz olup) bir serap oluvermiştir (mahşer için her taraf dümdüz olmuştur).
21
Şüphesiz ki (suçlu erkek ve suçlu kadınlar için) cehennem, bir gözetleme yeri (bir hapishane)dir.
22
(Orası, hak ve adalet sınırlarını ihlal etmiş azgınlar; zalimler ve suçlular) için varılacak bir yerdir!
23
Orada (azgınlar; zalimler ve suçlular) yıllarca kalacaklar. (*)
24
24,25,26. (Azgınlar, zalimler, suçlular) orada ne bir serinlik ne de (susuzluk gideren) bir içecek tadacaklar, ancak (dünyada yaptıklarına) uygun bir karşılık olarak çok sıcak ve çok soğuk bir içecek tadarlar.*
25
24,25,26. (Azgınlar, zalimler, suçlular) orada ne bir serinlik ne de (susuzluk gideren) bir içecek tadacaklar, ancak (dünyada yaptıklarına) uygun bir karşılık olarak çok sıcak ve çok soğuk bir içecek tadarlar.*
26
24,25,26. (Azgınlar, zalimler, suçlular) orada ne bir serinlik ne de (susuzluk gideren) bir içecek tadacaklar, ancak (dünyada yaptıklarına) uygun bir karşılık olarak çok sıcak ve çok soğuk bir içecek tadarlar.*
27
Şüphesiz onlar (yeniden dirilişe ve ahirete inanmadıkları için) bir hesap (göreceklerini) ummazlardı.
28
Ve bizim ayetlerimizi (mesajlarımızı da) yalanladıkça yalanlamışlardı.
29
Oysa biz, (yaptıkları) her şeyi sayıp bir kayda (sicile, bilgi işlem merkezine) geçirmişiz.
30
Onlara, (o azgın, zalim ve suçlulara) “Azabı tadınız. (Orada kaldığınız sürece) size azabımızı artırmaktan başka bir şey yapmayacağız” deriz.
Sonraki 10 ayet →