1
Ey (nübüvvet hil’âtine) bürünüp sarınan (peygamberlik görevini üstlenen)! (*)
2
Kalk; artık (inkâr, zulüm ve cehalet karanlıklarında bocalayan insanlığı Kur’an ile) uyar!
3
Ve (sen hem yüreğinle hem de söz ve davranışlarınla) yalnız Rabbini yücelt (Rabbinin büyüklüğünü, yüceliğini anlat).
4
Ve elbiseni (kılık- kıyafetini, özellikle bedenini, çevreni, maddi ve manevi yönden kendini, kişiliğini, düşünce ve duygularını daima) temiz tut. *
5
Ve (her türlü maddi ve manevi) pislikten (şirkten, çirkin davranışlardan, günahlardan), kaçınıp uzak dur.
6
Ve (ayrım yapmaksızın herkese) iyilik yapmayı da kendine kazanç aracı kılma (yaptığın iyiliği çok görerek başa kakma)!
7
Ve yalnız Rabbin için (onların eziyetlerine ve hak davanın meşakkatlerine) sabret.
8
8,9,10. (Yeniden diriliş için) Sûra üflendiği zaman, işte o gün, inkârcılara (ve hakikati kabul etmeyenlere) kolay olmayan zorlu bir gündür. (*)
9
8,9,10. (Yeniden diriliş için) Sûra üflendiği zaman, işte o gün, inkârcılara (ve hakikati kabul etmeyenlere) kolay olmayan zorlu bir gündür. (*)
10
8,9,10. (Yeniden diriliş için) Sûra üflendiği zaman, işte o gün, inkârcılara (ve hakikati kabul etmeyenlere) kolay olmayan zorlu bir gündür. (*)
11
(Resulüm!) Beni, kendini tek (adam ve herkesten üstün) sanan (kibirlenip böbürlenen) o yarattığım kimse ile baş başa bırak. (*)
12
Ve geniş mal (nice maddi imkânlar) vermiştim ona!
13
Bir de gözü önünden ayrılmayan (emrinden çıkmayan mutluluk kaynağı) evlatlar.
14
Ayrıca (bütün bunların ötesinde rahat yaşaması için) her türlü imkânı önüne serdim.
15
Sonra da (büyük bir hırs ile) daha da arttırmamı umuyor.
16
Hayır, (umduğu gibi olmayacak.) Şüphesiz o, bizim ayetlerimize (mesaj ve delillerimize) karşı inatçı kesilmiştir.
17
(Bu nedenle) ben de onu (kibirlenen ve kendini herkesten üstün sayan o bencil kimseyi) zorlu bir yokuşa süreceğim. *
18
Şüphesiz o, (Kur’an’a ve İslâm’a nasıl karşı çıkacağını) düşündü ve (bunu engellemek için bir) plan yaptı.
19
Artık o (rahmetimden) dışlanmış oldu, (Kur’an ve tebliği engellemek için) nasıl da (bir) plan yaptı.
20
Sonra (bu tutumundan dönüş yapmayınca) o (tamamen) dışlanmış oldu, (Kur’an’ın tebliğ edilmesini engellemek için de) nasıl da (bir) plan yaptı. (*)
21
Sonra, (önemli bir şey söyleyecekmiş tavırlarıyla) şöyle bir bakındı.
22
Sonra (bir iş yapamamanın üzüntüsü ve öfkesinden) kaşlarını çattı, suratını astı.
23
Nihayet (mesajlarımıza, Kur’an’a) sırtını döndü ve (düşünüp bulduğu fikirden dolayı) böbürlendi.
24
24, 25. Artık, ’bu (Kur’an), aktarılagelen bir büyüden başka bir şey değildir’.“Bu, ancak insan sözüdür.”dedi.
25
24, 25. Artık, ’bu (Kur’an), aktarılagelen bir büyüden başka bir şey değildir’.“Bu, ancak insan sözüdür.”dedi.
26
Ben de (kapıldığı o kibir ve gururu ile insanları Kur’an dan saptırması nedeniyle) onu (ahirette) sakara sokacağım!
27
(Resulüm!) Sakar’ı sana bildiren nedir?
28
O, (içine atılanı hem aynı hâlde) bırakmaz; hem de (kendi hâline) terk etmez! *
29
O (sakar), beşer (insanlar) için (kendi özünü gösteren ve dikkatleri üzerinde yoğunlaştırıp) ortaya çıkan göstergeler (levhalar, ekranlar gibi)dir. (*)
30
Onun üzerinde on dokuz (görevli amir, yönetici melek) vardır. (*)
Sonraki 26 ayet →