Ana SayfaMealler › İhsan Aktaş
İA

İhsan Aktaş

İhsan Aktaş
İhsan Aktaş meali ile okumaya başla
Nuh 1 / 28
1
Şüphesiz biz, acıklı bir azap (felaket) gelmeden önce kavmini uyar diye, Nûh’u kendi toplumuna (elçi olarak) gönderdik. *
İ. Aktaş 71:1
2
(Nûh) ‘’Ey kavmim!’’ Hiç şüphesiz ben size (Allah’ın mesajlarını, sorumluluğunuzu, doğru ve yanlışı) açıklayan bir uyarıcıyım’dedi.
İ. Aktaş 71:2
3
(Şöyle ki:) Yalnızca Allah’a kulluk edin, (başkasına kul ve köle olmayın, bu hususta) ondan sakının ve (size tebliğ etmekte olduğum ilahi mesajlar hususunda) bana uyun.
İ. Aktaş 71:3
4
’Ki böylece (o da) bir kısım günahlarınızı bağışlasın ve sizi (helâk olmaktan kurtarıp) belirli bir vakte kadar (huzur ve esenlik içinde) yaşatsın. (Unutmayın); Allah’ın belirlediği süre (ölüm vaktiniz) geldiği zaman (asla) ertelenemez. Eğer (bunun böyle olduğunu) bilseydiniz (yalnız Rabbinize ibadet/kulluk ve kölelik/eder ve kötü işleri yapmaktan sakınırdınız)." *
İ. Aktaş 71:4
5
(Sonra Nûh:) ’’Rabbim!’’ dedi, doğrusu ben kavmimi gece gündüz (imana) davet ettim;
İ. Aktaş 71:5
6
Fakat (kibir, zulüm ve azgınlıkları nedeniyle) benim davet etmem, (onlar için) kaçıştan başkasını arttırmadı (netice vermedi).
İ. Aktaş 71:6
7
“Ve doğrusu ben senin onları bağışlaman için kendilerini her çağrışımda, parmaklarını kulaklarına tıkadılar, (kendilerine hakikati anlatmamam için) elbiselerine büründüler (gözlerini hakikate) kapadılar, (hakka karşı) direndiler, kibirlendikçe kibirlendiler.
İ. Aktaş 71:7
8
Sonra (yine de) ben, onları açıkça (inanmaya ve doğrulara) davet ettim.
İ. Aktaş 71:8
9
Sonra onlara, hem (davamı) ilan ederek (açıktan söyledim) tebliğte bulundum hem de herbirine gizliden gizliye (ayrı ayrı) söyledim.
İ. Aktaş 71:9
10
Dedim ki: (Ey halkım, gelin iman edip zulüm ve haksızlıktan vazgeçin ve) “Rabbinizden af dileyiniz. Şüphesiz O, çok bağışlayıcıdır.”
İ. Aktaş 71:10
11
11, 12. (Öyle yapın ki,) üzerinize semadan (bulutlardan) sağanak (bol miktarda yağmur) yağdırsın. Sizi mallar ve evlatlarla güçlendirsin. Size (ürün yüklü) bağlar, bahçeler, ırmaklar versin.
İ. Aktaş 71:11
12
11, 12. (Öyle yapın ki,) üzerinize semadan (bulutlardan) sağanak (bol miktarda yağmur) yağdırsın. Sizi mallar ve evlatlarla güçlendirsin. Size (ürün yüklü) bağlar, bahçeler, ırmaklar versin.
İ. Aktaş 71:12
13
13, 14. “Size ne oluyor da, Allah’ın büyüklüğünü takdir etmiyorsunuz? Hâlbuki O, sizi muhakkak evrelerden (aşamalardan) geçirerek yaratmıştır.’’ *
İ. Aktaş 71:13
14
13, 14. “Size ne oluyor da, Allah’ın büyüklüğünü takdir etmiyorsunuz? Hâlbuki O, sizi muhakkak evrelerden (aşamalardan) geçirerek yaratmıştır.’’ *
İ. Aktaş 71:14
15
Allah’ın yedi semayı (yedi farklı manyetik uzay mekânı), nasıl âhenkli, (düzenli, uyum içinde,) yarattığını bilmez misiniz? (*)
İ. Aktaş 71:15
16
Ve (yedi manyetik semayı yaratırken) onlarla birlikte ayı ışık yansıyan bir nur (aydınlık) ve güneşi de ışık (ve enerji üretip) saçan bir sırac (ışık kaynağı) kılmıştır. *
İ. Aktaş 71:16
17
Ve (ey insanlar!) Allah sizi yerden (sulu topraktan) bir bitki olarak bitirmiştir. *
İ. Aktaş 71:17
18
Sonra tekrar sizi toprağa döndürecek (ölümünüzü gerçekleştirecek) ve daha sonra (hesap günü için tekrar diriltip) topraktan çıkaracaktır.
İ. Aktaş 71:18
19
Ve Allah sizin için yerküreyi yayıp (yerleşmenize) elverişli kılmıştır.
İ. Aktaş 71:19
20
Öyle ki onda, (üzerinde) geniş yollar edinip gezip dolaşabilesiniz diye!”
İ. Aktaş 71:20
21
(Tebliğin fayda vermemesi üzerine) Nûh "Rabbim!" dedi, "Onlar bana karşı direndiler, malı ve nesli sadece hüsranını artıran kimselere uydular.
İ. Aktaş 71:21
22
Ve (davetimi ve halkın onu kabulünü önlemek için) çok büyük tuzaklar kurdular.
İ. Aktaş 71:22
23
Ve (birbirlerine): ’Tanrılarınızı hiçbir zaman terk etmeyin! Ne Vedd, ne Suva’, ne Yeğus, ne Ye’uk ve ne de Nesr’i asla terk etmeyin!’ demişlerdi.
İ. Aktaş 71:23
24
Böylece (kavmin ileri gelenleri) birçoklarını gerçekten dalâlete düşürdüler. Ve (Nuh dedi ki: Rabbim!)’’Sen de bu zalimlerin, yalnızca, kayıplarını artır! (Onları hedeflerine ulaşmaktan uzaklaştır ve onlara zulüm yapma imkânı ve fırsatı verme!) *
İ. Aktaş 71:24
25
Böylece onlar, hataları (inkâr, şirk, zulüm, azgınlık, isyan, kibir ve inatları) yüzünden (tufanda) boğuldular ve (öteki dünyada da) bir ateşe sokulmuş (olacak)lardır; bundan sonra (hesap gününde) de onlar Allah’tan başka kendilerine yardımcılar bulamazlar. (*)
İ. Aktaş 71:25
26
Ve (daha önce) Nuh, demişti ki,’’Rabbim, (azgın, zalim ve hakkı) inkâr edenlerden (bu) arz (bölge) üzerinde mesken (yurt) tutacak kimseyi bırakma (onlara buraya yerleşme imkânı verme)! (*)
İ. Aktaş 71:26
27
Şüphesiz, eğer (inkârcı olarak onları burada) bırakacak olursan (onlara burada yerleşme imkânı verir ve burayı onların egemenliğine bırakırsan) kullarını saptırırlar ve (kendileri gibi) günahkâr nankör nesiller yetiştirirler. *
İ. Aktaş 71:27
28
Rabbim! Beni, anamı, babamı ve inanmış olarak evime giren kimseyi, (gerçeklere) inanan erkekleri ve inanan kadınları bağışla. Zalimlerin ise, ancak, kayıplarını artır!
İ. Aktaş 71:28
Nuh suresi tamamlandı