Ana SayfaMealler › İhsan Aktaş
İA

İhsan Aktaş

İhsan Aktaş
İhsan Aktaş meali ile okumaya başla
Cuma 1 / 11
1
Göklerde (uzayda) ne var, yerkürede ne varsa hepsi melik (kâinatın gerçek hükümdarı), kuddûs (çok yüce, her noksandan münezzeh), azîz (üstün, galip), hakîm olan (doğru hüküm veren) Allah’ı (Allah’ın evrende koyduğu yasalara boyun eğerek lisani hâl ile) tesbih eder. *
İ. Aktaş 62:1
2
O (Allah) ki, ümmiler (ilahi kitap nedir, iman nedir bilmeyenler, ilahi kitap okumayan ve kitap ehli olmayanlar) içinde, kendilerinden olan bir elçi gönderdi. O elçi onlara Allah’ın ayetlerini (mesajlarını) okuyor, (manen) onları arındırıyor, onlara kitabı (ilk günden beri sayfalar içinde kitap halinde yazılan Kur’an’ı okumayı) ve hikmeti (problem çözme bilimini, yasa ve nesnelerin mahiyet ve hakikatlerini ve bu kitabın ihtiva ettiği dinin bütün hükümlerini) öğretir. Oysa onlar (ilahi kitap nedir, iman nedir bilmeyen o ümmiler) bundan önce, açık bir sapıklık içinde idiler. (*)
İ. Aktaş 62:2
3
(Allah, onu sadece Araplara değil,) henüz kendilerine katılmamış diğer toplumlara da (kıyamete kadar gelecek bütün insanlara da elçi olarak) göndermiştir. Ve O, mutlak galiptir, doğru hüküm verendir.*
İ. Aktaş 62:3
4
İşte bu (ilahi rehberlik, arındırmak, kitap ve hikmeti öğretmek), Allah’ın (insanlığa) bir lütfudur, onu, (o lütfa nail olmak) isteyen (ve bu uğurda çaba gösteren) kimselere verir. Ve (unutmayın ki) Allah, büyük lütuf sahibidir.
İ. Aktaş 62:4
5
Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin (gereğini yapmayanların) durumu, ciltlerce kitap taşıyan merkebin durumu gibidir (ondan yararlanmamaktadır). Allah’ın ayetlerini yalanlamış (ve onunla amel etmemiş) olan kavmin durumu ne kötüdür. Ve Allah zalimler topluluğunu (o hâl üzere devam ettikleri sürece) doğru yola iletmez. *
İ. Aktaş 62:5
6
(Resulüm!) De ki: ’Ey yahudi olmuş olanlar! Doğrusu (siz, diğer) insanlardan ayrı olarak, sadece kendinizin, Allah’ın velileri (himaye ettiği sevgili ve gözde kulları) olduğunuzu iddia ediyorsanız (ve) eğer (bu iddianızda) doğru kimseler iseniz, haydi (dünya sıkıntılarından kurtulup bir an önce cennete girebilmeniz için) ölümü temenni edin (bakalım)!
İ. Aktaş 62:6
7
Oysa onlar, ellerinin öne takdim ettikleri (işledikleri zulüm ve kötülükler) dolayısıyla asla onu (ölümü) temenni etmezler. Allah ise, zalimleri (çok iyi) bilendir.
İ. Aktaş 62:7
8
(Ey Resulüm, insanlara) de ki:"şu kendisinden kaçtığınız ölüm var ya, işte o sizi mutlaka yakalayacaktır. Ardından (ahiret günü hesap vermek üzere) idraki aşan ve idrak edilebilen tüm hakikatleri bilene döndürüleceksiniz ve size yapıp ettikleriniz bir bir haber verecektir.
İ. Aktaş 62:8
9
Ey iman etmiş olanlar! (Ey inanmış erkek ve kadınlar!) Cuma günü salât (namaz ibadetini ifa etmek, bilgilenmeyi, bilinçlenmeyi, toplumsal dayanışma ve yardımlaşmayı gerçekleştirmek ve Allah’ı zikretmek) için (ezan okunup) çağrı yapıldığı zaman (mazereti olanlar dışında hepiniz) Allah’ı zikretmeye (anmaya) koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. *
İ. Aktaş 62:9
10
Salât (namaz ve o güne mahsus ibadetler ve dini vecibeler) eda edilince artık yeryüzüne dağılın (işinize gidin) ve Allah’ın lütfundan (rızkından) nasibinizi arayın. Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz. *
İ. Aktaş 62:10
11
Oysa onlar (kendilerini henüz tümüyle Allah’a ve İslam’a teslim etmeyenler) bir ticaret veya eğlence gördükleri zaman hemen dağılıp ona giderler ve seni ayakta bırakırlar. De ki; Allah’ın katında bulunan, eğlence ve ticaretten (her türlü dünyevî kazançtan) daha hayırlıdır Allah ise, rızık verenlerin en hayırlısıdır. *
İ. Aktaş 62:11
Cuma suresi tamamlandı