Ana SayfaMealler › İhsan Aktaş
İA

İhsan Aktaş

İhsan Aktaş
İhsan Aktaş meali ile okumaya başla
Haşr 1 / 24
1
Göklerde ve yeryüzünde bulunan her şey (Allah’ın evrene koyduğu yasalara boyun eğerek lisani hâl ile) Allah’ı tesbih etmektedir. Ve o; mutlak galiptir, doğru hüküm verendir. *
İ. Aktaş 59:1
2
O dur ki, kitap ehlinden nankörlük (inananlara karşı savaş için bir araya gelerek müttefik güç kurmak suretiyle mü’minlerle yaptıkları anlaşmalarını ihlal) etmiş olanları ilk toplanma için yurtlarından çıkarmıştır. Siz onların çıkacaklarını sanmamıştınız. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah’tan (gerçek mü’min kullarından) koruyacağını sanmışlardı. Ama Allah (ın emri) onlara ummadıkları yerden geldi ve yüreklerine korku düşürdü. Öyle ki, (yurtlarından çıkacaklarını anladıkları için geride kalan) evlerini hem kendi elleriyle hem de mü’minlerin elleriyle yıkıyorlardı. Öyleyse ey basiret sahipleri, ibret alın. *
İ. Aktaş 59:2
3
Ve eğer Allah, (anlaşmayı ihlal etmeleri yüzünden) onların (o anlaşmayı ihlal edenlerin) sürgüne gitmelerine hükmetmemiş olsaydı elbette onları dünyada (sürgünden başka bir şekilde) cezalandıracaktı. Ahirette ise, onlar için ateş azabı vardır.
İ. Aktaş 59:3
4
Bu, onların Allah’a ve elçisine karşı gelmelerinden (anlaşmayı bozmalarından) dolayıdır. Kim Allah’a karşı gelirse bilsin ki Allah’ın cezalandırması çetindir.
İ. Aktaş 59:4
5
Herhangi bir yumuşak hurmayı (meyvesini) koparmanız (devşirmeniz) veya onu kökleri üzerinde terk etmeniz (koparmamanız) hep Allah’ın ilmiyle (iradesiyle) olmuştur. Bu izin (hurmaları koparıp devşirmeniz) yoldan çıkan fasıkları (sizinle anlaşma yaptıkları hâlde sözleşmelerini bozup müşriklerle birlikte size saldıranları), perişan etmek (onlara maddi sıkıntı çektirmek) içindir. (*)
İ. Aktaş 59:5
6
Oysa onların (o sizinle anlaşma yaptıkları hâlde sözleşmelerini bozup müşriklerle birlikte size saldıranların) mallarından, Allah’ın elçisine (musâlaha yoluyla) geri çevirdiği şeyler (fey) için siz ne at ve ne de deve sürdünüz (onlarla çarpışmaya girmediniz); fakat Allah elçilerini, dilediği (saldırgan, hain, zalim ve suçlu) kimselere karşı üstün kılar. Ve Allah, her şeye güç yetirendir. *
İ. Aktaş 59:6
7
Allah’ın, kentler halkından (devlet başkanı sıfatıyla) elçisine (yani devletin bütçesine) zahmetsizce aktarmış olduğu gelirler, Allah’a (Allah için kamuya, halka), elçiye (İslam devlet başkanı sıfatıyla elçinin harcamasını uygun gördüğü gerekli yerlere), hısımlara, yetimlere (ve kimsesizlere), yoksullara (fakir, muhtaç ve işsizlere) ve yolda kalmış kimselere aittir. Bunu (bu şekildeki mal paylaşımı) böyle yaptık ki, servet (mal, mülk ve zenginlik sırf) zengin sınıflarınız arasında dolaşan bir (servet) güç ve iktidar aracına dönüşmesin. Ve elçi (hükmümüze uygun) size (o gelirden) ne (kadar pay) verdiyse onu alın ve (hak etmediğiniz için) size vermediği şeyden de vazgeçin (ondan almak için ısrarcı olmayın): Allah’a (onun emirlerine) karşı gelmekten de sakının; Şüphesiz Allah, (zalim ve suçlulara karşı) azabı şiddetli olandır. *
İ. Aktaş 59:7
8
Ayrıca bu (fey malları), Allah’tan bir lütuf ve hoşnutluk ararken ve Allah’ın dinine ve elçisine yardım ederken yurtlarından çıkarılmış ve mallarından mahrum bırakılmış fakir (yoksul, muhtaç ve kimsesiz) muhacirler (iltica etme durumunda kalanlar) içindir. İşte onlar (imanlarında ve eylemlerinde) doğru olan kimselerdir.
İ. Aktaş 59:8
9
Onlardan önce o yurda (Medine’ye) yerleşmiş ve imanı da gönüllerine yerleştirmiş olanlar (Medineli Müslümanlar), hicret edenleri severler. Onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar. Kendileri son derece ihtiyaç içinde bulunsalar bile, onları (hicret edenleri) kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
İ. Aktaş 59:9
10
Ve onlardan (Muhacir ve Ensar’dan) sonra gelenler: “Ey Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş olan kardeşlerimizi bağışla! Gönüllerimizde, iman etmiş olanlara karşı hiçbir kin bırakma! Ey Rabbimiz! Şüphesiz ki sen (çok) şefkatli olan, merhamet edensin’’ derler.
İ. Aktaş 59:10
11
Bakmaz mısın, şu münafıklık (ikiyüzlülük) yapanlara? (Onlar) kitap ehlinden o inkâr etmiş kardeşlerine şöyle diyorlar: Eğer siz (Medine’den) çıkarılırsanız, muhakkak biz de sizinle beraber (oradan) çıkarız ve sizin aleyhinizde hiçbir zaman kimseye itaat etmeyiz. Eğer size savaş açılırsa, muhakkak size yardım ederiz.” Hâlbuki Allah biliyor ki onlar kesinlikle yalancıdırlar. *
İ. Aktaş 59:11
12
Eğer gerçekten (yurtlarından) çıkarılsalar, onlarla beraber çıkmazlar. Ve eğer gerçekten savaşsalar, (yine) onlara yardım etmezler. Ve gerçekten onlara yardım etseler bile, mutlaka arkalarını dönerler (savaştan kaçarlar). Sonra onlar yardım olunmazlar.
İ. Aktaş 59:12
13
(Ey iman edenler!) Siz, onların (o münafıkça davrananların) içlerinde (yüreklerinde) Allah’tan da ziyade korku duyulan bir topluluksunuz. (Yani onlar, Allah’tan korktuklarından daha çok, sizden korkuyorlar.) Bu onların (hakikati) anlamayan bir topluluk olmalarından dolayıdır. *
İ. Aktaş 59:13
14
Onlar, korunmuş şehirlerde veya bir duvarın arkasında olmaksızın size karşı toplu bir hâlde savaşmazlar. Kendi aralarındaki çekişmeleri ise çok şiddetlidir. Sen onları birlik sanırsın, oysa gönülleri (akıl, duygu ve düşünceleri) darmadağınıktır. Şüphesiz bu, akıllarını kullanmayan (beyinlerini çalıştırmayan) bir topluluk olmalarındandır. *
İ. Aktaş 59:14
15
(Ey iman etmiş olanlar!) Onların (o size düşmanlık yapıp saldırmak isteyenlerin) durumu tıpkı kendilerinden önce yakın geçmişte yaptıklarının (antlaşmayı bozup size saldıranların) cezasını tatmış olan (saldırgan)ların durumu gibidir. Ve onlara [öteki dünyada da] acıklı bir azap vardır.
İ. Aktaş 59:15
16
(Daha önce ihanet eden Yahudileri Müslümanlara karşı kışkırtan ve sonra onları aldatan münafıkların) durumu da tıpkı şeytanın durumuna benzer ki; (vesvese yoluyla) insana “İnkâr et ‘’dediğinde (inkârı ve sapıklığı telkin ettiğinde), o da inkâr edince: (kıyamet günü ona) “Şüphesiz ben senden uzağım (dünyada senin yaptıklarından bugün sorumlu değilim, çünkü ben seni zorlamadım). Kuşkusuz (bugün) ben (de) âlemlerin Rabbi olan Allah’tan (onun azabından) korkarım deyiverir. *
İ. Aktaş 59:16
17
Nihayet ikisinin de (hem hakikati inkâr edenler hem de ikiyüzlülerin) akıbeti, şüphesiz ikisinin içinde kalacakları ateş (olacak)tır. İşte zalimlerin (hakkı inkâr edip insanlara karşı haksız ve acımasız davrananların, insan haklarını ihlal edip kötü işler yapanların) cezası da budur.
İ. Aktaş 59:17
18
Ey iman etmiş olanlar! Allah’a karşı gelmekten (emirlerine muhalefet etmekten) sakının ve herkes, yarın (ahiret) için önceden ne göndermiş (ne yapmış) olduğuna baksın. Ve (yine) Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı (tüm mahiyetiyle) bilmektedir.
İ. Aktaş 59:18
19
Allah’ı unutmuş ve bu yüzden Allah’ın da kendilerine öz benliklerini unutturmuş olduğu kimseler gibi olmayın! İşte onlar (doğru) yoldan çıkan kimselerdir. *
İ. Aktaş 59:19
20
Ateş halkı ile cennet halkı (asla) bir olmaz. (Zira) cennet halkı (umduklarına kavuşup) mutluluk içinde olan (ve sonsuz saadete ulaşıp başarıya ulaşan) kimselerdir.
İ. Aktaş 59:20
21
Eğer biz bu Ku’ran’ı bir dağın üzerine indirseydik (Kur’an’ın mesajlarını uygulayabilmesi için bir dağı akıllı, şuurlu ve sorumlu bir varlık gibi kılsaydık zatım olan) Allah’a saygıdan ötürü onun titreyip paramparça olduğunu görürdün. İşte bu örnekleri insanlar düşünsünler diye veriyoruz.
İ. Aktaş 59:21
22
O Allah’tır ki, ondan başka ilah yoktur. O, görülmeyeni (yaratılmışların kavrayış alanı dışındaki şeyleri) de görüleni de bilendir. O Rahman’dır (merhameti sonsuz olandır), Rahim’dir (herkese merhamet edendir).
İ. Aktaş 59:22
23
O Allah’tır ki, ondan başka ilah yoktur. (Her şeye) egemendir, kutsaldır, esenlik verendir, güven verendir, gözetip koruyandır, yücedir, her şeye buyruğunu geçirendir, pek uludur. Allah, onların (o putperestlerin) ortak koştuklarından münezzehtir.
İ. Aktaş 59:23
24
O Allah, yaratan, (yoktan) var eden ve yarattıklarına şekil verendir. En iyi isimler (sıfatlar) O’nundur. Göklerde ve yerde bulunan her şey (Allah’ın evrende koyduğu yasalara boyun eğerek lisanı hâl ile adeta) onu tesbih etmektedir. Ve o, mutlak güç sahibidir, doğru hüküm verendir.
İ. Aktaş 59:24
Haşr suresi tamamlandı