1
1,2, 3. O vakıa (kesin bir gerçek olan kıyamet) vuku bulduğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır. O, (yapmış olduğu kötülükler yüzünden) kimini alçaltacak ve (yine yapmış olduğu iyilikler yüzünden) kimini de yükseltecektir.
2
1,2, 3. O vakıa (kesin bir gerçek olan kıyamet) vuku bulduğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır. O, (yapmış olduğu kötülükler yüzünden) kimini alçaltacak ve (yine yapmış olduğu iyilikler yüzünden) kimini de yükseltecektir.
3
1,2, 3. O vakıa (kesin bir gerçek olan kıyamet) vuku bulduğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır. O, (yapmış olduğu kötülükler yüzünden) kimini alçaltacak ve (yine yapmış olduğu iyilikler yüzünden) kimini de yükseltecektir.
4
4,5,6,7. Yerküre (yörüngesinden çıkıp) şiddetle sarsıldığında ve dağlar paramparça olup (dağların gravitasyon bağları koparılıp), etrafa saçılan toz hâline geldiğinde ve sizler de üç sınıfa ayrıldığınızda.*
5
4,5,6,7. Yerküre (yörüngesinden çıkıp) şiddetle sarsıldığında ve dağlar paramparça olup (dağların gravitasyon bağları koparılıp), etrafa saçılan toz hâline geldiğinde ve sizler de üç sınıfa ayrıldığınızda.*
6
4,5,6,7. Yerküre (yörüngesinden çıkıp) şiddetle sarsıldığında ve dağlar paramparça olup (dağların gravitasyon bağları koparılıp), etrafa saçılan toz hâline geldiğinde ve sizler de üç sınıfa ayrıldığınızda.*
7
4,5,6,7. Yerküre (yörüngesinden çıkıp) şiddetle sarsıldığında ve dağlar paramparça olup (dağların gravitasyon bağları koparılıp), etrafa saçılan toz hâline geldiğinde ve sizler de üç sınıfa ayrıldığınızda.*
8
İşte (erkeklerden olsun kadınlardan olsun dünyada iken yaptıkları iyilikler nedeniyle o gün) mutlu olanlar var ya; Ne mutlu kimselerdir! *
9
Ve işte (erkeklerden olsun kadınlardan olsun dünyada iken yaptıkları kötülükler yüzünden o gün) mutsuz olanlar var ya; Ne mutsuz kimselerdir! (*)
10
Bir de (erkeklerden olsun kadınlardan olsun dünyada iken iman, iyilik ve güzel işlerde) önde gidenler (sınıfı) var ki, (ahiret gününde de) onlar (mükâfâtta) hep önde gidecekler.
11
İşte onlar, (imanda, iyilikte ve güzel eylemlerde önde gitmiş olanlar Allah’a) yakın kılınan kimselerdir.
12
Onlar (iman, iyilik ve güzel eylemlerde önde gitmiş olan o erkek ve kadınlar) esenlik ve mutluluk cennetlerindedir.
13
13, 14. (Bu ileri geçen öncülerin) bir grubu (her ümmetten ilk iman eden, hak davete ve hizmete herkesten evvel giren ve sonuna kadar sadakatle direnen ilklerden) öncekilerden; birazı da (bu hayırlı harekete geç katılsa da büyük fedakârlık ve yararlılık gösteren) sonrakilerdendir. *
14
13, 14. (Bu ileri geçen öncülerin) bir grubu (her ümmetten ilk iman eden, hak davete ve hizmete herkesten evvel giren ve sonuna kadar sadakatle direnen ilklerden) öncekilerden; birazı da (bu hayırlı harekete geç katılsa da büyük fedakârlık ve yararlılık gösteren) sonrakilerdendir. *
15
15, 16. (Onlar, o naîm cennetlerine giren erkek ve kadınlar) mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.
16
15, 16. (Onlar, o naîm cennetlerine giren erkek ve kadınlar) mücevheratla işlenmiş tahtlar üzerinde karşılıklı olarak oturup yaslanırlar.
17
Onların (o cennetlere giren erkek ve kadınların) çevrelerinde yaşlanmayan delikanlı hizmetçiler dolaşırlar. *
18
Kaynağından (lezzetli içeceklerden) doldurulmuş kâseler, sürahiler ve bardaklarla.
19
Onlar (o cennetlere giren erkek ve kadınlar) ondan (o kaynağın lezzetli içeceklerinden hiç) alıkonulmayacaklar ve (onlar içtikçe de) onu tüketemeyecekler (o lezzetli içecekler hiç tükenmeyecektir). *
20
20, 21. Ve (yine o cennet hizmetçileri, erkek olsun kadın olsun imanda ve güzel eylemlerde önde olanların) tercih ettikleri meyveler (mutluluk verici lezzetler) ile, canlarının çektiği (her türden) kuş etleriyle (servis yapmak için etraflarında dolanırlar).*
21
20, 21. Ve (yine o cennet hizmetçileri, erkek olsun kadın olsun imanda ve güzel eylemlerde önde olanların) tercih ettikleri meyveler (mutluluk verici lezzetler) ile, canlarının çektiği (her türden) kuş etleriyle (servis yapmak için etraflarında dolanırlar).*
22
22,23. Ve (yine cennetlik olan erkek ve kadınlara nimetlerin servisini yapmak ve kendilerine her türlü hizmeti sunmak için etraflarında) saklı inciler gibi, iri gözlü (ve güzel bakışlı) huriler (özel hizmetçiler) de dolanırlar. *
23
22,23. Ve (yine cennetlik olan erkek ve kadınlara nimetlerin servisini yapmak ve kendilerine her türlü hizmeti sunmak için etraflarında) saklı inciler gibi, iri gözlü (ve güzel bakışlı) huriler (özel hizmetçiler) de dolanırlar. *
24
(Bütün bunlar, erkek ve kadınların dünyada) işledikleri (iyi) amellere karşılık bir mükâfat olarak (verilir).
25
Orada asla boş ve yanlış çirkin sözler duymazlar.
26
Ancak selama karşılık selam (sağlık, esenlik ve mutluluk sözünü) işitirler.
27
Ashâb-ı Yemîn (erdemli bir hayat yaşayıp doğru ve yararlı işler yaptıkları nedeniyle amel defterleri sağ taraflarından verilen o bahtiyar) kesime gelince: Nedir o Ashâb-ı Yemîn kesimi(n ödülü)?
28
(Onlar) dikensiz meyve dolu kiraz ağaçları arasında,
29
Ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında,
30
Ve uzayıp giden bir gölgelik içinde,
Sonraki 30 ayet →