Ana SayfaMealler › İhsan Aktaş
İA

İhsan Aktaş

İhsan Aktaş
İhsan Aktaş meali ile okumaya başla
Kamer 1 / 55
1
O (son) Saat yaklaşmıştır ve (onun vakti geldiğinde yörüngesinden çıkarak herhangi bir gök cismi ile çarpışması neticesinde) ay da infilak edip parçalanmış (olacak)tır. *
İ. Aktaş 54:1
2
Ve şayet onlar, bir ayet (ayın inşikakını, bölünmesini) görecek olsalar bile, (yine de) yüz çevirecek ve şöyle diyeceklerdir: "Sürüp giden bir büyüdür bu!" *
İ. Aktaş 54:2
3
Ve (onlar o saati/kıyameti, hakk’ı) yalanladılar, (tanrısal nitelikleri yakıştırdıkları putlara tapmakla da) kendi heveslerine uydular. Oysa her iş (sonunda) yerini bulacaktır. *
İ. Aktaş 54:3
4
Elbette, onlara içinde kendilerini (inkâr, zulüm, kötülük ve sapıklıktan) vazgeçirecek şeyler bulunan nice haberler de gelmiştir.
İ. Aktaş 54:4
5
(Bütün bunlar,) tam ve mükemmel bir hikmettir. Ama ne var ki, onlara ikaz fayda etmiyor.
İ. Aktaş 54:5
6
O hâlde (sana eziyetlerine rağmen yine de) onlardan yüz çevir (onları affet ve tebliğ görevini yap); çağırıcının, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye (hesaba çekilmek üzere mahşer yerine) çağıracağı gün,
İ. Aktaş 54:6
7
İşte o gün) onlar, yılgın ve bitkin gözlerle savrulmuş çekirge sürüleri gibi bulundukları yerlerden (diriltilip) çıkacaklar. *
İ. Aktaş 54:7
8
(Dirilme günü) çağırıcının çağırdığı yöne doğru koşarlarken (dünyada iken doğruları) inkâr edenler “Bu zorlu bir gündür” diyecekler.
İ. Aktaş 54:8
9
Onlardan önce Nuh’un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp: “Bu bir delidir” dediler ve (böylece) kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu. *
İ. Aktaş 54:9
10
Bunun üzerine Rabbine, “Ben yenik düştüm (gücüm tükendi, çaresiz kaldım), bana yardım et!” diyerek yalvardı.*
İ. Aktaş 54:10
11
Biz de (adeta) semanın kapılarını sağanak halinde boşanan su ile açıverdik. *
İ. Aktaş 54:11
12
Ve yeryüzünü de pınarlar hâlinde fışkırttık. Artık su, takdir edilmiş bir emre binaen birbirine kavuşuverdi. *
İ. Aktaş 54:12
13
Ve onu levhalar (tahtalar) ve çiviler (ile perçinlenip inşa edilmiş gemi) üzerinde taşıdık.*
İ. Aktaş 54:13
14
O (gemi), Reddedilmiş (kendisi ve tebliği inkâr edilmiş) olan kişiye (Nuh’a) bir ödül olarak gözetimimiz altında akıp gidiyordu. *
İ. Aktaş 54:14
15
Muhakkak ki biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. O hâlde öğüt alıp düşünen var mı? *
İ. Aktaş 54:15
16
O hâlde (zalim ve azgın kimselere) benim azabım ve uyarılarım nasıl oldu? (Bir düşünün).
İ. Aktaş 54:16
17
Gerçekten zikre (doğru bilgiye, gerçeğe) ulaşılsın diye Kur’an’ı da (aklını işleterek anlamaya çalışanlara, düşünüp öğüt almak isteyenlere) kolaylaştırdık. O hâlde o bilgiye ulaşmak isteyen var mı? *
İ. Aktaş 54:17
18
Ad (kavmi de hakikati) yalanlamıştı. İşte benim azabım ve uyarılarım(ın akıbeti) nasıl oldu? (Bir düşünün).
İ. Aktaş 54:18
19
Şüphesiz ki biz, (inkâr, zulüm, azgınlık ve kötülükleri yüzünden) onların üzerine, felaketi sürekli olan bir günde güçlü (dondurucu) bir fırtına (hortum) gönderdik. *
İ. Aktaş 54:19
20
(Öyle ki), insanları, sanki köklerinden koparılmış, hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
İ. Aktaş 54:20
21
O hâlde (zalim ve azgın kimselere) benim azabım ve uyarılarım nasılmış (bir düşünün).
İ. Aktaş 54:21
22
Gerçekten zikre (doğru bilgiye, gerçeğe) ulaşılsın diye Kur’an’ı da (aklını işleterek anlamaya çalışanlara, düşünüp öğüt almak isteyenlere) kolaylaştırdık. O hâlde o bilgiye ulaşmak isteyen var mı? *
İ. Aktaş 54:22
23
23, 24. Semûd kavmi de (inkâr, zulüm, azgınlık ve kötülüklerden vazgeçmeleri için yaptığımız tüm) uyarıları yalanlamış (reddetmiş) ve şöyle demişlerdi: “İçimizden biri olan (sıradan) bir beşere (Salih’e) mi uyacağız? (Asıl) o takdirde biz bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.”
İ. Aktaş 54:23
24
23, 24. Semûd kavmi de (inkâr, zulüm, azgınlık ve kötülüklerden vazgeçmeleri için yaptığımız tüm) uyarıları yalanlamış (reddetmiş) ve şöyle demişlerdi: “İçimizden biri olan (sıradan) bir beşere (Salih’e) mi uyacağız? (Asıl) o takdirde biz bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz.”
İ. Aktaş 54:24
25
‘’Zikir (hakikat ilmi, kitap, vahiy) aramızdan ona mı bırakıldı? Doğrusu, o kendini beğenmiş pek yalancının biridir’’ (dediler).
İ. Aktaş 54:25
26
(Biz de Salih’e dedik ki): Onlar yarın (yakında gerçek) yalancı ve şımarığın kim olduğunu öğrenecekler.
İ. Aktaş 54:26
27
(Ey Salih!) Şüphesiz biz, bir imtihan (ve deneme konusu) olarak dişi deveyi kendilerine göndereceğiz. Şu hâlde sen onları gözleyip bekle ve (eziyetlerine) sabret. *
İ. Aktaş 54:27
28
Bir de onlara, suyun kendi aralarında kesin olarak paylaşımlı olduğunu haber ver. Her su alış sırası (kiminse, o) hazır bulunsun. *
İ. Aktaş 54:28
29
Derken onlar, (en azgın çete başı olan) arkadaşlarını çağırdılar. O (gelir gelmez kötü bir işe) kalkıştı ve (hayvanı) vahşice boğazladı. *
İ. Aktaş 54:29
30
O hâlde (zalim ve azgın kimselere) benim azabım ve uyarılarım nasılmış (bir düşünün).
İ. Aktaş 54:30