Ana SayfaMealler › İhsan Aktaş
İA

İhsan Aktaş

İhsan Aktaş
İhsan Aktaş meali ile okumaya başla
Tur 1 / 49
1
Tûr’a (Musa’nın vahiy aldığı kutsal Sina dağına),
İ. Aktaş 52:1
2
2, 3. Yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba (Kur’an’a), *
İ. Aktaş 52:2
3
2, 3. Yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba (Kur’an’a), *
İ. Aktaş 52:3
4
4, 5, 6,7, 8. Beyt-i Ma’mur”a (kâbe’ye), O (gözle görülmeyen) yükseltilmiş tavana (yerküreyi bir tavan gibi süpernova patlamalarından ortaya çıkan çok yüksek enerjili parçacıklardan, meteor taşlarından ve güneşten gelen bütün zararlı ışınlarından koruyan atmosfere) ve dopdolu olan (dalgalarla) kabaran okyanuslara kasem ederim ki, şüphesiz (ahirette inkârcı, zalim, azgın ve suçlulara) Rabbinin azabı elbet gerçekleşecektir. (O gün,) onu geri çevirecek hiçbir şey (bir güç) yoktur.
İ. Aktaş 52:4
5
4, 5, 6,7, 8. Beyt-i Ma’mur”a (kâbe’ye), O (gözle görülmeyen) yükseltilmiş tavana (yerküreyi bir tavan gibi süpernova patlamalarından ortaya çıkan çok yüksek enerjili parçacıklardan, meteor taşlarından ve güneşten gelen bütün zararlı ışınlarından koruyan atmosfere) ve dopdolu olan (dalgalarla) kabaran okyanuslara kasem ederim ki, şüphesiz (ahirette inkârcı, zalim, azgın ve suçlulara) Rabbinin azabı elbet gerçekleşecektir. (O gün,) onu geri çevirecek hiçbir şey (bir güç) yoktur.
İ. Aktaş 52:5
6
4, 5, 6,7, 8. Beyt-i Ma’mur”a (kâbe’ye), O (gözle görülmeyen) yükseltilmiş tavana (yerküreyi bir tavan gibi süpernova patlamalarından ortaya çıkan çok yüksek enerjili parçacıklardan, meteor taşlarından ve güneşten gelen bütün zararlı ışınlarından koruyan atmosfere) ve dopdolu olan (dalgalarla) kabaran okyanuslara kasem ederim ki, şüphesiz (ahirette inkârcı, zalim, azgın ve suçlulara) Rabbinin azabı elbet gerçekleşecektir. (O gün,) onu geri çevirecek hiçbir şey (bir güç) yoktur.
İ. Aktaş 52:6
7
4, 5, 6,7, 8. Beyt-i Ma’mur”a (kâbe’ye), O (gözle görülmeyen) yükseltilmiş tavana (yerküreyi bir tavan gibi süpernova patlamalarından ortaya çıkan çok yüksek enerjili parçacıklardan, meteor taşlarından ve güneşten gelen bütün zararlı ışınlarından koruyan atmosfere) ve dopdolu olan (dalgalarla) kabaran okyanuslara kasem ederim ki, şüphesiz (ahirette inkârcı, zalim, azgın ve suçlulara) Rabbinin azabı elbet gerçekleşecektir. (O gün,) onu geri çevirecek hiçbir şey (bir güç) yoktur.
İ. Aktaş 52:7
8
4, 5, 6,7, 8. Beyt-i Ma’mur”a (kâbe’ye), O (gözle görülmeyen) yükseltilmiş tavana (yerküreyi bir tavan gibi süpernova patlamalarından ortaya çıkan çok yüksek enerjili parçacıklardan, meteor taşlarından ve güneşten gelen bütün zararlı ışınlarından koruyan atmosfere) ve dopdolu olan (dalgalarla) kabaran okyanuslara kasem ederim ki, şüphesiz (ahirette inkârcı, zalim, azgın ve suçlulara) Rabbinin azabı elbet gerçekleşecektir. (O gün,) onu geri çevirecek hiçbir şey (bir güç) yoktur.
İ. Aktaş 52:8
9
O günde ki, gök (cisimlerinin denge ve düzeni, onları yörüngelerinde tutan kütle çekim kanunu) büyük bir çöküşle çöker.
İ. Aktaş 52:9
10
Ve (yine o günde ki) dağlar, yerlerinden oynayıp (her taraftan savrulup) yürür.
İ. Aktaş 52:10
11
11,12. Artık (inanmayıp mesajlarımı) yalanlayanların vay hâline o gün! Onlar (bütün hayatları boyunca) tamamen boş şeylerle oyalanıp duranlardır.
İ. Aktaş 52:11
12
11, 12. Artık (inanmayıp mesajlarımı) yalanlayanların vay hâline o gün! Onlar (bütün hayatları boyunca) tamamen boş şeylerle oyalanıp duranlardır.
İ. Aktaş 52:12
13
13, 14. Cehennem ateşine itilip atılacakları gün onlara, “İşte bu yalanlamakta olduğunuz ateştir” (denilir).
İ. Aktaş 52:13
14
13, 14. Cehennem ateşine itilip atılacakları gün onlara, “İşte bu yalanlamakta olduğunuz ateştir” (denilir).
İ. Aktaş 52:14
15
15, 16. (O gün onlara söyleyin bakalım:) “Bu da mı büyü? Yoksa siz mi görmüyordunuz? “Girin oraya. İster dayanın ister dayanmayın, sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun (hak ettiğinizin) karşılığı veriliyor.”
İ. Aktaş 52:15
16
15, 16. (O gün onlara söyleyin bakalım:) “Bu da mı büyü? Yoksa siz mi görmüyordunuz? “Girin oraya. İster dayanın ister dayanmayın, sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun (hak ettiğinizin) karşılığı veriliyor.”
İ. Aktaş 52:16
17
17, 18. Şüphesiz (erkek olsun kadın olsun kötülüklerden) sakınanlar (o gün) Rablerinin kendilerine verdikleriyle sevinerek cennetlerde ve nimet içindedirler. Ve Rableri onları, cehennem azabından da korumuştur.
İ. Aktaş 52:17
18
17, 18. Şüphesiz (erkek olsun kadın olsun kötülüklerden) sakınanlar (o gün) Rablerinin kendilerine verdikleriyle sevinerek cennetlerde ve nimet içindedirler. Ve Rableri onları, cehennem azabından da korumuştur.
İ. Aktaş 52:18
19
19, 20. Onlara, (kötülüklerden sakınan erkek ve kadınlara dünyadayken) yapmakta olduklarınıza karşılık, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için!”(denir.) Ayrıca biz onları da (o cennete giren erkek ve kadınları da) huri i’yn (iri gözlü, güzel bakışlı hizmetçiler) ile bir araya getirmiş bulanacağız. *
İ. Aktaş 52:19
20
19, 20. Onlara, (kötülüklerden sakınan erkek ve kadınlara dünyadayken) yapmakta olduklarınıza karşılık, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için!”(denir.) Ayrıca biz onları da (o cennete giren erkek ve kadınları da) huri i’yn (iri gözlü, güzel bakışlı hizmetçiler) ile bir araya getirmiş bulanacağız. *
İ. Aktaş 52:20
21
(Erkek olsun kadın olsun dünyada) iman etmiş olanlar ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uymuş olanlar var ya, işte biz onların nesillerini (ahirette) kendilerine kavuştururuz. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kendi kazancına bağlıdır (ona göre muamele görecektir).
İ. Aktaş 52:21
22
Biz onlara canlarının istediği meyve ve et çeşitlerinden bolca veririz.
İ. Aktaş 52:22
23
Orada (her türlü meyve sularından) birbirlerine dolu dolu bardaklar sunarlar, orada (cennetlerde karşılıklı sohbetlerinde) ne boş sözler var ne de kendilerine günah (yasak olan bir şey) vardır. (*)
İ. Aktaş 52:23
24
Kendilerine mahsus, sedefte saklanmış inci gibi gençler (hizmetlerine verilmiş garsonlar) etraflarında (emir almak için) dönüp dolaşırlar. *
İ. Aktaş 52:24
25
Birbirlerine döner ve (dünyada iken olup bitenler, cennete kabul edilme sebepleri hakkında) karşılıklı sorular sorup, konuşmaya başlarlar.
İ. Aktaş 52:25
26
26 , 27. ‘’Biz daha önce (dünyada) ailemiz içinde iken sonumuzdan endişe ederdik. Ama Allah bize lütfetti ve bizi, o kavuran ateşten korudu’’ derler.
İ. Aktaş 52:26
27
26 , 27. ‘’Biz daha önce (dünyada) ailemiz içinde iken sonumuzdan endişe ederdik. Ama Allah bize lütfetti ve bizi, o kavuran ateşten korudu’’ derler.
İ. Aktaş 52:27
28
“Gerçekten biz bundan önce (dünyada) O’na yalvarırdık (ibadet ederdik). Şüphesiz (çok) iyilik eden, merhamet eden O’dur’’ (derler.)
İ. Aktaş 52:28
29
Öyleyse (ey Resulüm!) Sen (bütün insanlara) öğüt ver. Sen, Rabbinin nimeti sayesinde, inkârcıların dedikleri gibi ne bir kâhinsin ne de bir deli.
İ. Aktaş 52:29
30
(Resulüm!) Yoksa onlar (inkârcılar senin için), “O bir şairdir; onun, zamanın felaketlerine uğramasını bekliyoruz”mu diyorlar?
İ. Aktaş 52:30