Ana SayfaMealler › İhsan Aktaş
İA

İhsan Aktaş

İhsan Aktaş
İhsan Aktaş meali ile okumaya başla
Zariyat 1 / 60
1
Esip tozlaşmayı (çiçeklerin tozlaşmasını) sağlayan (rüzgâr)lara, *
İ. Aktaş 51:1
2
Yağmur yüklü (bulut)ları taşıyan (rüzgâr)lara,
İ. Aktaş 51:2
3
(Havada) kolaylıkla (bulutları) sürükleyen (rüzgâr)lara,
İ. Aktaş 51:3
4
Sonra (o bulutlardan yağacak yağmurla ilgili) işi taksim edenlere (arzın farklı bölgelerine hayatın, canlılığın ve rızkın kaynağı olan yağmur yüklü bulutları dağıtan rüzgârlara) kasem ederim ki,
İ. Aktaş 51:4
5
(Ey insanlar!) Size vaad olunan (ahiretteki) diriliş elbette gerçektir.
İ. Aktaş 51:5
6
Hesap günü de (ahiret) mutlaka gerçekleşecektir.
İ. Aktaş 51:6
7
7 , 8, 9. Ve (gezegenler ile sayısız yıldızlara ait) mükemmel dairesel yörüngelere sahip olan semaya (uzaya) yemin ederim ki, siz, neye inanılacağı konusunda derin bir ayrılık içindesiniz. Ondan (o neye inanılacağı konusunda içinde bulunduğunuz derin ayrılıktan) dolayı, ancak (haktan) yüz çevirenler sapıtırlar. *
İ. Aktaş 51:7
8
7 , 8, 9. Ve (gezegenler ile sayısız yıldızlara ait) mükemmel dairesel yörüngelere sahip olan semaya (uzaya) yemin ederim ki, siz, neye inanılacağı konusunda derin bir ayrılık içindesiniz. Ondan (o neye inanılacağı konusunda içinde bulunduğunuz derin ayrılıktan) dolayı, ancak (haktan) yüz çevirenler sapıtırlar. *
İ. Aktaş 51:8
9
7 , 8, 9. Ve (gezegenler ile sayısız yıldızlara ait) mükemmel dairesel yörüngelere sahip olan semaya (uzaya) yemin ederim ki, siz, neye inanılacağı konusunda derin bir ayrılık içindesiniz. Ondan (o neye inanılacağı konusunda içinde bulunduğunuz derin ayrılıktan) dolayı, ancak (haktan) yüz çevirenler sapıtırlar. *
İ. Aktaş 51:9
10
10 , 11. O (cehalet içinde gaflete dalmış olan) koyu yalancılar (ise rahmetten) dışlanmışlardır. *
İ. Aktaş 51:10
11
10 , 11. O (cehalet içinde gaflete dalmış olan) koyu yalancılar (ise rahmetten) dışlanmışlardır. *
İ. Aktaş 51:11
12
(Onlar alaylı tavırlarıyla:) “O hesap günü ne zaman?” diye sorarlar.
İ. Aktaş 51:12
13
13 , 14. Ateş üzerinde deneme (ve eleme) ye tabi tutulacakları gün, (onlara şöyle denir,) “Tadın hak ettiğiniz azabı! İşte, (alaylı alaylı) ‘Ne zaman?’ diye bir an önce gelmesini istediğiniz!” *
İ. Aktaş 51:13
14
13 , 14. Ateş üzerinde deneme (ve eleme) ye tabi tutulacakları gün, (onlara şöyle denir,) “Tadın hak ettiğiniz azabı! İşte, (alaylı alaylı) ‘Ne zaman?’ diye bir an önce gelmesini istediğiniz!” *
İ. Aktaş 51:14
15
15 , 16. Şüphesiz (inkâr, zulüm, isyan ve kötü işlerden) sakınan (erkek ve kadın)lar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Gerçekten onlar, bundan önce (dünyada insanlara) iyilik yapanlardı.
İ. Aktaş 51:15
16
15 , 16. Şüphesiz (inkâr, zulüm, isyan ve kötü işlerden) sakınan (erkek ve kadın)lar, Rablerinin kendilerine verdiğini alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunacaklar. Gerçekten onlar, bundan önce (dünyada insanlara) iyilik yapanlardı.
İ. Aktaş 51:16
17
17 , 18. Onlar (o takva sahibi erkek ve kadınlar tefekküre, muhasebeye, ibadete dalarak) gecenin pek az bir kısmında uyurlardı ve seherlerde (günahları için) bağışlanma dilerlerdi.
İ. Aktaş 51:17
18
17 , 18. Onlar (o takva sahibi erkek ve kadınlar tefekküre, muhasebeye, ibadete dalarak) gecenin pek az bir kısmında uyurlardı ve seherlerde (günahları için) bağışlanma dilerlerdi.
İ. Aktaş 51:18
19
Ve mallarında (Allah’ın farz kıldığı sosyal yardım düzeninin icabı, yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı yardım istemeyip) mahrum (yoksun) olanlar için (ayrılmış) bir hak (bir pay) vardı (ve onu gönül rızasıyla ayırıp verirlerdi). *
İ. Aktaş 51:19
20
Ve (ey insanlar! Biliniz ki) kesin bir bilgiyle inanacaklar için yeryüzünde de (varlığımızın ve kudretimizin kanıtı olan nice) açık kanıtlar (deliller) vardır.
İ. Aktaş 51:20
21
Ve kendilerinizde de (hücrelerinizden vücut yapınıza kadar kudretimizi gösteren birçok kanıt) vardır. Hâlâ (inceleyip) görmeye çalışmayacak mısınız?
İ. Aktaş 51:21
22
Gökyüzünde (atmosferde ve bulutlarda) ise (maddi manevi) rızkınızın ve (ölümden sonra hayatınız için) size vaad edilen şeylerin (kaynağı) vardır. *
İ. Aktaş 51:22
23
(Zatım olan) semanın ve yerkürenin Rabbine yemin ederim ki, kesinlikle o (kıyametle ilgili Kur’an’da bildirilen hakikatler), sizin konuşmanız (birbirinizle iletişime geçip konuşma yeteneğine sahip olmanız) kadar olağan bir gerçektir *
İ. Aktaş 51:23
24
(Resulüm!) Muhakkak ki sana İbrahim’in, ikram edilen konuklarının haberi gelmiştir. *
İ. Aktaş 51:24
25
Hani bir zaman onlar, (insan suretindeki konuklar) İbrahim’in yanına varmışlar ve şöyle demişlerdi: “Selâm olsun sana!” O da: “Size de selâm olsun”demiş ve içinden de: “(Bunlar) tanınmamış bir topluluk” diye geçirmişti.
İ. Aktaş 51:25
26
26 , 27. Hemen ailesinin yanına giderek, besili bir dana (kebabını) getirmiş ve onların önüne koyup: “Buyurmaz mısınız?” demişti.
İ. Aktaş 51:26
27
26 , 27. Hemen ailesinin yanına giderek, besili bir dana (kebabını) getirmiş ve onların önüne koyup: “Buyurmaz mısınız?” demişti.
İ. Aktaş 51:27
28
(Ama ondan yemediklerini görünce,) onlardan yana içine bir korku düştü. “Korkma! (Bizler Allah’ın görevli elçileri melekleriz.)” dediler. Ve onu (İbrahim’i) bilgin bir oğul ile müjdelediler.
İ. Aktaş 51:28
29
Bunun üzerine hanımı bir hayret içinde yönelip elini yüzüne vurdu. «(Ben) doğurmaz bir kocakarı(yım)» dedi “(nasıl çocuğum olabilir?)”
İ. Aktaş 51:29
30
Onlar dediler ki: “Bu böyledir, Rabbin buyurmuştur. Şüphesiz O, doğru hüküm verendir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.”
İ. Aktaş 51:30