1
1 , 2. Hâ. Mîm. (Gerçekleri, en mükemmel inanç sistemini, hayat programını, helal ve haramı, dinin bütün kural ve ilkelerini ortaya koyarak hakikati) açıklayan Kitaba (Kur’an’a) kasem ederim ki, *
2
1 , 2. Hâ. Mîm. (Gerçekleri, en mükemmel inanç sistemini, hayat programını, helal ve haramı, dinin bütün kural ve ilkelerini ortaya koyarak hakikati) açıklayan Kitaba (Kur’an’a) kasem ederim ki, *
3
Gerçekten, biz onu (insanlığın hidayet rehberi olan Kur’an’ın ilk bölümünü) mübarek bir gecede (Kadir gecesinde) indirdik; kuşkusuz biz, (o Kur’an’ın hükümleri ile bütün insanları) uyarmaktayız. *
4
O gecede (indirmeye başladığımız kitapla) hikmetli olan her iş (insanlığın hayatını tanzim eden mükemmel prensipler, insani değerler ve doğrular, insanı felâkete sürükleyen batıl inanç ve ideolojilerden) ayırt edilir. *
5
Katımızdan (konulan) bir yasa gereği, şüphesiz biz (doğru yola iletmek üzere insanlara elçiler) gönderenleriz.
6
Rabbinden (insanlığın hidayet ve doğru yolu bulması için) bir rahmet olarak (mesajlarımızla elçilerimizi gönderenleriz). Şüphesiz O, işitendir, bilendir.
7
Eğer kesin olarak inanıyorsanız (biliniz ki o,) göklerin (uzayda bulunanların), yerkürenin ve ikisi (yerküre ve diğer bütün gök cisimleri) arasında bulunanların (tüm evrenin) Rabbidir.
8
O’ndan başka hiçbir ilah yoktur; (size ve bütün canlılara) hayatı veren de ölümü veren de odur; sizin ve sizden önce geçen bütün atalarınızın da Rabbidir O.
9
Bilakis onlar (o müşrikler) şüphe içinde oyalanıp duruyorlar. *
10
10 , 11, 12. O hâlde, (yörüngesinden çıkarak bir gök cisminin diğer bir gök cismiyle veya dev bir asteroitin dünya ile çarpışması neticesinde) göğün (o zaman yaşayan) insanları bürüyecek açık bir duhan (gaz ve toz bulutu) getireceği günü gözetle! (O gün geldiğinde o zaman yaşayan insanlar) Bu (gaz ve toz bulutu) ne acı bir azaptır (çünkü güneş sistemini kaplayan o gaz ve toz bulutu nedeniyle güneş ışınları dünyaya ulaşamayacak ve toplam sıcaklığın düşmesine neden olacak, bu da birçok canlının ölümüne yol açacak). Ey Rabbimiz! Bizden (bu) azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (diyecekler). *
11
10 , 11, 12.O hâlde, (yörüngesinden çıkarak bir gök cisminin diğer bir gök cismiyle veya dev bir asteroitin dünya ile çarpışması neticesinde) göğün (o zaman yaşayan) insanları bürüyecek açık bir duhan (gaz ve toz bulutu) getireceği günü gözetle! (O gün geldiğinde o zaman yaşayan insanlar) Bu (gaz ve toz bulutu) ne acı bir azaptır (çünkü güneş sistemini kaplayan o gaz ve toz bulutu nedeniyle güneş ışınları dünyaya ulaşamayacak ve toplam sıcaklığın düşmesine neden olacak, bu da birçok canlının ölümüne yol açacak). Ey Rabbimiz! Bizden (bu) azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (diyecekler). *
12
10 , 11, 12. O hâlde, (yörüngesinden çıkarak bir gök cisminin diğer bir gök cismiyle veya dev bir asteroitin dünya ile çarpışması neticesinde) göğün (o zaman yaşayan) insanları bürüyecek açık bir duhan (gaz ve toz bulutu) getireceği günü gözetle! (O gün geldiğinde o zaman yaşayan insanlar) Bu (gaz ve toz bulutu) ne acı bir azaptır (çünkü güneş sistemini kaplayan o gaz ve toz bulutu nedeniyle güneş ışınları dünyaya ulaşamayacak ve toplam sıcaklığın düşmesine neden olacak, bu da birçok canlının ölümüne yol açacak). Ey Rabbimiz! Bizden (bu) azabı kaldır. Doğrusu biz artık inanıyoruz (diyecekler). * .*
13
(O zaman) onlar için düşünüp öğüt almak nerede? Oysa kendilerine (gerçeği) açıklayan (ve onları uyaran) bir elçi gelmişti.
14
(Ama daha önce kendilerine o elçi geldikten) sonra yüz çevirip uzaklaşmışlar ve "o (başkalarınca) öğretilmiş bir delidir!" demişlerdi. *
15
(Buna rağmen o zaman) Biz bu (gaz ve toz bulutu) azabı (nı) biraz açıp kaldıracağız, (Fakat) Şüphe yok ki (hesap vermek üzere yine) siz (bize) döneceksiniz. *
16
O günde ki (hakkı reddeden zalim, azgın ve suçluları) en büyük yakalayışla yakalarız. (Ve) şüphe yok ki biz onları (o gün hak ettikleriyle) cezalandıracağız *
17
Muhakkak ki biz, onlardan (Kur’an’a muhatap olan insanlardan) önce (kendilerine mal, mülk, servet, iktidar ve bütün maddi imkânlar vererek) Firavun toplumunu da sınamıştık. Ve kendilerine (mesajlarımızı ulaştırmak üzere) seçkin bir elçi gelmişti. *
18
(Elçimiz) onlara: “Allah’ın kullarını (esaretiniz altındaki İsrailoğullarını) bana teslim edin (serbest bırakıp özgürleştirin). Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir elçiyim” (demişti).
19
Ve Allah’a karşı büyüklük taslamayın (kibirlenip hakkı reddetmeyin). Kuşkusuz ben size (Allah tarafından vahiy yoluyla) açık bir kanıt getiriyorum;
20
Ve doğrusu ben, sizin beni kovmanızdan (ve her türlü eziyet ve hakaretten) benim ve sizin Rabbiniz olan Allah’a sığındım. *
21
(Musa devamla:) “Eğer bana inanmıyorsanız (itimat edip güvenmiyorsanız), bari yolumdan çekilin (insanlara tebliğ yapmama engel olmayın).
22
(Ama bütün bunlara rağmen Firavun ve oligarşisi zulmünden ve azgınlıklarından vazgeçmeyip baskı ve işkencelere devam edince Musa) Rabb’ine (el açıp “Ey Rabb’im!” diye) yalvardı, “Bunlar, gerçekten suç işleyen (zalim ve azgın) bir topluluktur!
23
(Biz de:) “Öyleyse, (sana tabi olan) kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir. Şüphesiz (sizi yakalayıp öldürmek için) arkanızdan geleceklerdir.
24
Ve sen de (beraberindekilerle) bahrı (o büyük su kütlesini) rahatça terk edip geç! Muhakkak ki onlar boğulacak bir ordudur. *
25
25, 26, 27. Onlar (boğulunca) geride neler bıraktılar neler! Nice cennetler (bağ ve bahçeler), akarsular, ekinler, güzel konaklar ve içinde sefa sürdükleri nice nimetler!
26
25, 26, 27. Onlar (boğulunca) geride neler bıraktılar neler! Nice cennetler (bağ ve bahçeler), akarsular, ekinler, güzel konaklar ve içinde sefa sürdükleri nice nimetler!
27
25, 26, 27. Onlar (boğulunca) geride neler bıraktılar neler! Nice cennetler (bağ ve bahçeler), akarsular, ekinler, güzel konaklar ve içinde sefa sürdükleri nice nimetler!
28
İşte böylece biz de onları (onların geri bıraktıkları her şeyi) başka bir topluma miras bıraktık.
29
Ve üzerlerine ne gök ne de yer (sakinleri üzülüp) ağlamadı ve onlara (daha fazla) mühlet de verilmedi. *
30
Ve (böylece) biz gerçekten İsrailoğullarını alçaltıcı bir azaptan (kölelik, esaret ve işkenceden) kurtardık,
Sonraki 29 ayet →