Ana SayfaMealler › İhsan Aktaş
İA

İhsan Aktaş

İhsan Aktaş
İhsan Aktaş meali ile okumaya başla
Saffat 1 / 182
1
O saflar hâlinde (havada yayılıp) dizilenlere (bulutlara).*
İ. Aktaş 37:1
2
Ve (o bulutları) sürüp (havada) sevkedenlere (rüzgârlara).
İ. Aktaş 37:2
3
3 , 4. Ve (Allah’ın yaradılışlarına koyduğu yasalara bağlılık içinde varlık amaçlarına uygun bir hâl içinde bulunmaları neticesinde adeta hâl diliyle) zikri (Allah’ın yüceliğini) okuyanlara yemin ederim ki, hiç şüphesiz sizin ilahınız tektir. (*)
İ. Aktaş 37:3
4
3 , 4. Ve (Allah’ın yaradılışlarına koyduğu yasalara bağlılık içinde varlık amaçlarına uygun bir hâl içinde bulunmaları neticesinde adeta hâl diliyle) zikri (Allah’ın yüceliğini) okuyanlara yemin ederim ki, hiç şüphesiz sizin ilahınız tektir. (*)
İ. Aktaş 37:4
5
O (tek olan ilahınız) göklerin, yerkürenin ve ikisi arasında bulunanların (tüm evrenin) Rabbidir, Doğuların (bütün yönlerin ve kıtaların) da Rabbidir. (Kâinatın tek sahibidir.) (*)
İ. Aktaş 37:5
6
Şüphesiz biz dünya semasını (dünya ve güneş sisteminin de içinde bulunduğu uzay mekânı ışık yansıtan) kevakip (gezegenler, bunların uyduları, kuyruklu yıldızlar, asteroit kuşağı, Kuiper kuşağı, Oort bulutu ve milyarlarca küçük gök cisimleri) ile donattık. *
İ. Aktaş 37:6
7
Ve orayı, (gelecekten haber verdiklerini iddia eden astrologların, medyumların, falcıların, kâhinlerin haber kaynağı olan) her türlü azgın ve isyankâr şeytandan koruduk.*
İ. Aktaş 37:7
8
8 , 9. Onlar (o şeytanlar gelecekten haber veremez, gaybla ilgili bilgiler çalmak üzere semaya yükselip) seçkin (melekler) topluluğu (nun kendi aralarındaki konuşmaları) dinleyemezler; (buna teşebbüs ettikleri takdirde,) her yandan sürülüp kovulurlar! Ve onlara (ahirette de) ayrı bir azap vardır.
İ. Aktaş 37:8
9
8 , 9. Onlar (o şeytanlar gelecekten haber veremez, gaybla ilgili bilgiler çalmak üzere semaya yükselip) seçkin (melekler) topluluğu (nun kendi aralarındaki konuşmaları) dinleyemezler; (buna teşebbüs ettikleri takdirde,) her yandan sürülüp kovulurlar! Ve onlara (ahirette de) ayrı bir azap vardır.
İ. Aktaş 37:9
10
Ancak (daha önce) içlerinden her kim bir söz kırıntısı kapmaya kalkışmışsa, derhal (yakıcı ve) delici (gözle görülmeyen manevi) bir ışın onun peşine düşüp kovalamıştır. (*)
İ. Aktaş 37:10
11
(Resulüm!) Onlara bir sor: Kendilerini yaratmak mı daha zordur yoksa bizim (diğer) yarattıklarımız (olan gök cisimleri, sistemler ve düzenler)mi? Şüphesiz biz onları (bütün insanları) özlü bir balçıktan (toprağın bileşiminde bulunan muhtelif organik ve inorganik unsurlardan) yarattık. (*)
İ. Aktaş 37:11
12
Doğrusu, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkârına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.
İ. Aktaş 37:12
13
Ve (Kur’an ile) uyarıldıklarında, düşünüp öğüt almazlar.
İ. Aktaş 37:13
14
Bir ayet (hakikati gözler önüne seren bir delil, bir kanıt) gördüklerinde de (onu) alay konusu edinip eğleniyorlar.
İ. Aktaş 37:14
15
Ve derler ki: “Bu açık (etkileyici) bir sihirden başkası değildir.
İ. Aktaş 37:15
16
Biz ölüp toprak ve çürümüş kemik yığınına dönüştükten sonra yeniden mi diriltileceğiz?
İ. Aktaş 37:16
17
"Veya (asırlar) önceki atalarımız da mı (tekrar diriltilip hesaba çekilecekmiş?’’ diye dalga geçiyorlar).
İ. Aktaş 37:17
18
(Resulüm!) De ki: “Evet (diriltileceksiniz), üstelik boyun bükmüş, aciz ve çaresiz bir vaziyette.
İ. Aktaş 37:18
19
O (dirilme sahnesi) ancak bir tek komuttan ibarettir. Bir de bakarsın ki onlar (diriltilmiş şaşkın şaşkın) bakıp duruyorlar.
İ. Aktaş 37:19
20
Ve (o zaman:) “Eyvah bizlere! İşte bu (bütün yaptıklarımızdan sorguya çekileceğimiz) hesap günüdür!” derler.
İ. Aktaş 37:20
21
(Onlara:) ‘’İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyiyi kötüden, suçzusu suçludan) ayırma günüdür” (denir.)
İ. Aktaş 37:21
22
22 , 23. (Görevli meleklere de şöyle emredilecek:) ‘’O zulmetmiş olanları ve onlara (zulüm ve kötülükte) eşlik edenleri (azgınlık, zulüm ve kötülükte onlar gibi olanları) ve Allah’ın yanı sıra (yalvarıp) tapmakta oldukları şeyleri toplayın; artık onları cehennem yoluna iletin! (*)
İ. Aktaş 37:22
23
22 , 23. (Görevli meleklere de şöyle emredilecek:) ‘’O zulmetmiş olanları ve onlara (zulüm ve kötülükte) eşlik edenleri (azgınlık, zulüm ve kötülükte onlar gibi olanları) ve Allah’ın yanı sıra (yalvarıp) tapmakta oldukları şeyleri toplayın; artık onları cehennem yoluna iletin! (*)
İ. Aktaş 37:23
24
Ve onları orada tutun (durdurun), Şüphesiz (dünyada iken) yaptıklarından sorguya çekilecekler.”
İ. Aktaş 37:24
25
(Ardından inkârcı ve zalimler güruhuna:) "Ne oldu size, (niye sessiz ve çaresiz bekleşiyorsunuz da) birbirinizle (dünyada olduğu gibi) yardımlaşmıyorsunuz?"(denilir.)
İ. Aktaş 37:25
26
Doğrusu onlar bugün (mecburen çaresiz bir hâlde Allah’ın hükmüne) boyun eğip teslim olmuşlardır!
İ. Aktaş 37:26
27
Ve (o zaman) onlardan kimi kimine yönelip birbirini sorumlu tutmaya (ve kınamaya) kalkışırlar.
İ. Aktaş 37:27
28
Onlar (uyanlar, uydukları kimselere:) Siz, bize güç ve kuvvetle gelirdiniz (güç kullanarak bizi de kendiniz gibi olmaya zorluyordunuz) derler.
İ. Aktaş 37:28
29
29 , 30. (Diğerleri de onlara) “Aksine, siz zaten inanan kimseler değildiniz. Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz de yoktu. Fakat siz de (bize uymuş olmanız sebebiyle) azgın bir toplum olmuştunuz.” derler.
İ. Aktaş 37:29
30
29 , 30. (Diğerleri de onlara) “Aksine, siz zaten inanan kimseler değildiniz. Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz de yoktu. Fakat siz de (bize uymuş olmanız sebebiyle) azgın bir toplum olmuştunuz.” derler.
İ. Aktaş 37:30