Ana SayfaMealler › İhsan Aktaş
İA

İhsan Aktaş

İhsan Aktaş
İhsan Aktaş meali ile okumaya başla
Lokman 1 / 34
1
Elif. Lâm. Mîm.
İ. Aktaş 31:1
2
Şunlar, (sana gönderilen) o hâkim (akıl ve tabiata uygun muhkem ve doğru hükümler içeren) Kitab’ın (kur’an’ın) ayetleridir,
İ. Aktaş 31:2
3
Ki o, (insanları) doğru yola sevkeden, (insanlara) daima iyilik yapanlara da rahmet (kaynağı) olan bir kitaptır.(*)
İ. Aktaş 31:3
4
Onlar, (o iyilik yapanlar) namazı dosdoğru kılan, (işsiz, muhtaç ve yoksullara her türlü mali yardımda bulunan ve) zekâtı veren kimselerdir. Onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.
İ. Aktaş 31:4
5
İşte onlar (insanlara daima iyilik yapanlar, amacına uygun namazı dosdoğru kılanlar ve zekât verenler), Rableri tarafından gösterilmiş doğru yol üzeredirler ve (hesap gününde) kurtuluşa erecek olanlar da onlardır.
İ. Aktaş 31:5
6
İnsanlardan kimi de vardır ki, bilgisizce (halkı) Allah’ın yolundan saptırmak ve onu alay konusu yapmak için gerçeği boş sözlerle değişiyor (mesajlarımız üzerinden kelime oyunu yapıyor). İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.*
İ. Aktaş 31:6
7
Ve ona (Allah yolundan saptırmaya çalışana) âyetlerimiz okunduğu zaman sanki hiç işitmiyormuş, kulaklarında bir ağırlık varmış gibi büyüklük taslayarak arkasını çevirir. İşte ona (öteki dünyada) acıklı bir azabın olduğunu haber ver!
İ. Aktaş 31:7
8
Şüphesiz, iman edip (aynı zamanda bu imanın gereği olarak insanlara ve çevreye de güven verip), salih (güzel, iyi ve yararlı) işler yapmış olanlar (erdemli kimseler) için, nimetleri bol cennetler vardır. *
İ. Aktaş 31:8
9
İçinde (devamlı) kalacaklardır. Bu, Allah’ın verdiği gerçek sözdür. O, Aziz (mutlak güç sahibi), Hâkim (doğru hüküm veren)dir.
İ. Aktaş 31:9
10
(Zatım olan) Allah, bütün semaları (gezegenler ve arz dâhil bütün gök cisimlerini gözle) görebileceğiniz bir destek olmaksızın (görülmeyen bir destek olan kütle çekim kuvvetiyle dengede tutulacak şekilde) yaratmıştır. Ve sizinle düzensiz (dengesiz) hareket eder (dengesiz hareket etmesin ve yerkabuğunun genel dengesi sağlansın) diye Arzda da (yerkabuklarını hareket ettirerek, orojenik hareketlenmelere yol açarak kökleri yerin derinliklerine inen) ağır baskılar (dağlar) yerleştirdi ve orada her çeşit canlıyı üretip yaydı. (Ayrıca) Biz, semadan (bulutlardan) da su (yağmur) indirip (onunla) orada her türlü faydalı bitkiler yetiştirmişizdir. (*)
İ. Aktaş 31:10
11
İşte bu (semavi cisimler ve bütün evren), Allah’ın yarattığı varlıklardır. Ondan başkasının ne yarattıığını haydi gösterin bana! Doğrusu, o zalimler besbelli bir sapkınlık içindedirler.
İ. Aktaş 31:11
12
Ve muhakkak ki biz Lokmana (zatım olan) "Allah’a şükret" diye hikmet (sağlıklı düşünme, gerçeği kavrama, doğru hüküm verme, problem çözme yetisi ve derin bir ilim) verdik. (Zira) Kim şükrederse kendisi için şükreder. Kim de nankörlük ederse (bilsin ki) hiç şüphesiz Allah müstağnidir (hiçbir şeye muhtaç değildir), her türlü övgüye layıktır.*
İ. Aktaş 31:12
13
Ve bir vakit Lokmân oğluna öğüt vererek dedi ki: «Oğulcağızım! Sakın Allah’a ortak koşma. Muhakkak ki (bizleri ve bütün evreni yaratan Allah’a) ortak koşmak büyük bir haksızlıktır. (*)
İ. Aktaş 31:13
14
Ve biz insana, ana babasına iyi davranmasını (haklarını gözetmesini) de tavsiye etmişizdir. Anası onu sıkıntı üstüne sıkıntı çekerek (karnında) taşımıştır. (Hem bebeğin hem annenin sağlığı için) sütten kesilmesi de iki yıl içinde (uygun) olur (yani altı aylıktan sonra ek besinlerle birlikte iki yıla kadar da bebeği emzirme anne ve bebeğin sağlığı için önemlidir, öyleyse, ey insanoğlu,) Bana ve anne babana şükret, (unutma ki) sonunda dönüş ancak banadır. (*)
İ. Aktaş 31:14
15
Ve eğer ikisi seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana (ilahlığımda, otoritemde, mülkümde ve tasarruflarımda birtakım putları, önderleri, efendileri, azizleri, velileri vs. sahte ilâhları mutlak itaat makamına çıkararak) ortak koşman (veya bunları bana aracı yapman) için uğraşırlarsa, (bu şirk ve inkâr konusunda) onlara uyma. (Ama bu durumda bile) onlarla dünyada (daima) iyi geçin. Ve bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda (ahirette) dönüşünüz ancak banadır. O (vakit) ben de size, yapmış olduklarınızı haber veririm.*
İ. Aktaş 31:15
16
(Lokmân yine oğluna dedi ki:) Oğulcağızım! (İşlediğin iyilik olsun, kötülük olsun) bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa ve o bir kayanın İçinde veya göklerde (uzayda) ya da yerkürede bulunsa, mutlaka Allah onu (senin karşına) getirir (yaptığın hiçbir şey zayi olmaz). Hiç şüphesiz Allah’ın lütfu boldur, her şeyden haberdardır.
İ. Aktaş 31:16
17
Oğulcağızım, (amacına uygun) namazı dosdoğru kıl. İyiliği emret. Kötülükten vazgeçirmeye çalış. Sana (bu iyiliği emretme ve kötülüğü nehyetme sebebiyle) isabet eden şeylere (insanların eziyetlerine) katlan. Şüphesiz bunlar yapılması gereken işlerdir
İ. Aktaş 31:17
18
“Kibirlenip de insanlardan yüzünü çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme (daima saygılı ve alçakgönüllü ol!). Şüphe yok ki Allah, gurura kapılıp başkalarına karşı büyüklük taslayan (kendini beğenmiş övünüp duran) hiç kimseyi sevmez. *
İ. Aktaş 31:18
19
Yürüyüşünde de mutedil (dengeli ve mütevazi) ol, (orta yürü, ne çabuk ne de çok yavaş git, sükunet ve vakarını muhafaza et). Sesini de alçalt (sesini kıs, çevreyi rahatsız etme, bağırıp çağırarak konuşma), kuşkusuz seslerin en çirkini, elbette ki merkeplerin sesidir."
İ. Aktaş 31:19
20
Gerçekten de Allah’ın, göklerde (uzayda) ve yerkürede ne varsa (koyduğu yasalarla) hepsini sizin için musahhar kıldığını (sizin yararlanacağınız yapı ve sistemde yarattığını), nimetlerini açık ve gizli olarak size bolca ihsan ettiğini (hâlâ) bilmediniz mi? (Buna rağmen) İnsanlardan öyleleri vardır ki, hiç bir bilgiye dayanmadan, bir yol gösterici ve aydınlatıcı bir kitap (belge) olmadan Allah hakkında tartışıp dururlar.*
İ. Aktaş 31:20
21
Ve onlara: ‘’(Bu yanlış düşünce ve davranışları bırakıp) Allah’ın indirdiğine (iman, ibadet, kulluk, barış, güven, adalet, eşitlik ve özgürlük gibi insan haklarıyla ilgili temel ilke ve evrensel mesajlar içeren Kur’an’a) uyun, dendiği zaman: Biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuza (inanç sistemi, yaşam tarzı ve eylem biçimlerine) uyarız!" derler. Ya şeytan (saptırıcı güçler) onları alevli ateşin azabına (azaba vesile olacak kötü işlere) davet eder olsa da mı (onlara uyacaklar)?
İ. Aktaş 31:21
22
Oysa her kim (insanlara) iyilik yaparak (iyi davranmayı ilke edinerek) yüzünü (bütün varlığını ve benliğini) Allah’a teslim ederse, hiç şüphesiz en sağlam kulpa tutunmuştur (Kur’an’ın ilke ve mesajlarına yapışmıştır). Bütün işlerin sonu ise ancak Allah’a varır.
İ. Aktaş 31:22
23
(Resulüm!) Her kim de (gerçekleri örtbas edip) inkâr etmişse, onun inkârı seni üzmesin. Sonunda (hesap vermek üzere) onların dönüşleri (ancak) bizedir. O zaman (dünyadayken) neler yaptıklarını kendilerine haber veririz. Kuşkusuz Allah gönüllerde saklı olanı (niyet ve düşünceleri) bilir.
İ. Aktaş 31:23
24
Biz onları (inkâr, isyan, azgınlık, zulüm ve kötü davranışlarından vazgeçsinler diye) biraz geçindirip yaşatırız, ama sonunda (bunlardan vazgeçmedikleri için ahirette) ağır bir azaba sürükleriz.
İ. Aktaş 31:24
25
Ve eğer onlara (o müşriklere),"Gökleri (uzaydaki bütün gök cisimlerini) ve yerküreyi (bütün evreni) yaratmış olan kimdir?" diye sorsan, hiç tereddüt etmeden"Allah’tır!" derler. De ki: "(O hâlde bilin ki) bütün övgüler (dil, beden, zihin ve mal ile yapılan bütün ibadetler) yalnızca Allah’a mahsustur!" Fakat onların çoğu (bu itiraflarının ne manâya geldiğini, neyi gerektirdiğini ve dolayısıyla şirke dayalı iddialarının boş olduğunu) bilmezler.
İ. Aktaş 31:25
26
Göklerde (uzayda) ve yerkürede (bütün evrende) ne varsa hepsi Allah’ındır. Şüphesiz Allah, (hiç kimseye ve) hiçbir şeye muhtaç değildir (kendi kendine yeterlidir), övülmeye lâyık olan (yalnız) O’dur.
İ. Aktaş 31:26
27
Ve eğer yeryüzünde bulunan ağaçlar kalem olsa, (dünya üzerinde bulunan) denizler de mürekkep olsa ve (bunlara) yedi deniz daha eklense, yine Allah’ın (ezelden ebede kadar varlık alemiyle ilgili) sözleri (yasaları) yazmakla tükenmez. Şüphesiz Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.*
İ. Aktaş 31:27
28
(Ey insanlar!) Sizin yaratılmanız da öldükten sonra (tekrar) diriltilip kaldırılmanız da ancak bir tek canlıyı (yaratmak ve diriltmek) gibidir. Şüphesiz ki Allah işitendir, görendir.
İ. Aktaş 31:28
29
(Ey insan!) Bilmez misin ki, şüphesiz Allah, (dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesini sağlamakla) geceyi gündüze, gündüzü de geceye katmaktadır (dünya gezegeni üzerinde gece ve gündüzü oluşturmaktadır). Ve (koyduğu yasalarla) güneşi ve ayı da buyruğu altına almıştır. Bunların her biri (dünya, güneş ve ay) belli bir vadeye kadar hareketine devam eder. Ve Allah, yaptıklarınızdan tamamen haberdardır.
İ. Aktaş 31:29
30
İşte böyle; şüphesiz Allah, O Hakk olandır. Ve onların, O’nun yanı sıra yakardıkları ise kesinlikle batıldır (gerçek dışıdır). Gerçekten ulu ve büyük olan, yalnız Allah’tır.
İ. Aktaş 31:30