Ana SayfaMealler › İhsan Aktaş
İA

İhsan Aktaş

İhsan Aktaş
İhsan Aktaş meali ile okumaya başla
Ta Ha 1 / 135
1
Tâ, hâ.*
İ. Aktaş 20:1
2
(Ey Resul!) Biz sana bu Kur’an’ı sıkıntıya düşüp mutsuz olasın diye indirmedik. *
İ. Aktaş 20:2
3
Biz O’nu ancak saygı (dolu bir gönül) ile (inkâr, zulüm ve kötülüklerden) sakınacak kimseler için bir öğüt olsun diye indirdik.
İ. Aktaş 20:3
4
(Bu Kur’an,) yerküreyi ve pek yüce gökleri (tüm evreni) yaratmış olan (Allah) tarafından peyderpey indirilmedir.
İ. Aktaş 20:4
5
O sınırsız rahmet sahibi ki (yarattığı) arşın (tüm kâinatın, varlık âleminin ve her şeyin kanununu koymuş ve) üzerine otoritesini kurmuştur.*
İ. Aktaş 20:5
6
Göklerde, yerkürede, bu ikisinin (yerküre ile bütün gök cisimleri) arasında ve toprağın derinliklerinde (içinde) olanların tümü O’nundur.
İ. Aktaş 20:6
7
Ve eğer sözü (gizlesen de) açığa vursan da (fark etmez). Şüphesiz o (başkasına) gizlice söylenmiş olanı da bilir, gizlisinin gizlisini (henüz açığa vurulmamış olan duygu ve düşünceleri) de bilir.
İ. Aktaş 20:7
8
Allah (O’dur) ki, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. En iyi isimler (sıfatlar) O’nundur. *
İ. Aktaş 20:8
9
(Ey Resulüm!) Muhakkak ki sana Musa’nın (yaşadıklarının) haberi (bilgisi) gelmiştir.*
İ. Aktaş 20:9
10
Hani bir zaman o (ailesiyle birlikte gece çölde yol alırken uzaktan) bir ateş görmüştü de ailesine: ’Siz durun. Ben bir ateş gördüm. Gidip bir bakayım, bakarsınız (ısınmak için) bir parça kor alıp getirir veya orada yolu bilen birini bulabilirim.” dedi.*
İ. Aktaş 20:10
11
Oraya vardığında kendisine (tarafımızdan): ‘’Ey Musa!’’ diye seslenildi.
İ. Aktaş 20:11
12
Şüphesiz ki ben senin Rabbinim; ayakkabılarını çıkar (seni yolundan alıkoyan duygu ve düşüncelerden, dünyanın malından mülkünden gönlününü arındır); doğrusu sen, kutsal bir vadi olan Tuva’dasın.*
İ. Aktaş 20:12
13
Ve ben seni (kendime elçi olarak) seçtim; öyleyse artık (sana) vahyolunanı dinle!
İ. Aktaş 20:13
14
“Şüphesiz ki ben Allah’ım. Benden başka ilah yoktur. O hâlde (yalnız) bana ibadet (kulluk) et ve beni anmak için dosdoğru namaz kıl!”
İ. Aktaş 20:14
15
Muhakkak ki o saat (kıyamet) gelecektir. Herkes yaptığının karşılığını görsün diye onu (kopuş zamanını) gizli tutmaktayım. *
İ. Aktaş 20:15
16
Öyleyse ona (kıyamet saatinin geleceğine) inanmayan ve nefsinin arzusuna (dürtülerine) uyan kimseler, seni ondan (ona hazırlanmaktan) sakın alıkoymasın, sonra mahvolursun!”
İ. Aktaş 20:16
17
O sağ elindeki nedir, ey Musa! *
İ. Aktaş 20:17
18
(Musa) dedi ki: “O benim asamdır; ona dayanırım, onunla davarlarıma (ağaçlardan) yaprak silkelerim. Onun bana başka yararları da vardır.”
İ. Aktaş 20:18
19
(Zatım olan Allah) dedi ki: “Onu (asayı yere) bırak, ey Musa!”
İ. Aktaş 20:19
20
Bunun üzerine (Musa) onu (yere) bıraktı; bir de ne görsün, o bir yılan (olmuş), hızla hareket ediyor! *
İ. Aktaş 20:20
21
Dedi ki: ’’Onu al ve korkma, biz onu ilk durumuna döndüreceğiz.’
İ. Aktaş 20:21
22
Bir de elini koynuna sok! Her tür kusurdan arınmış olarak, bir başka ayet (mesaj, belge) olarak bembeyaz (ışıldayarak) çıksın.
İ. Aktaş 20:22
23
Ki böylece sana büyük ayetlerimizden (mesaj ve belgelerimizden) bir kısmını gösterelim.
İ. Aktaş 20:23
24
(Ey Musa! Mesajlarımızı tebliğ etmek üzere) ’Firavun’a git, doğrusu o iyice azmıştır.’
İ. Aktaş 20:24
25
(Musa yalvararak) dedi ki: “Rabbim, benim zihnimi aç (gönlüme ferahlık ver).*
İ. Aktaş 20:25
26
Ve (her zaman) işimi kolaylaştır.
İ. Aktaş 20:26
27
Dilimden de (oluşabilecek) düğümü çöz (anlatma kabiliyetimi ve ifade yeteneğimi arttır).
İ. Aktaş 20:27
28
Ki (hakîkati tebliğ edeceğim o kimseler) sözümü iyi anlasınlar.
İ. Aktaş 20:28
29
Ailemden de (tebliğ konusunda) bana bir yardımcı yap,
İ. Aktaş 20:29
30
Kardeşim Hârûn’u,
İ. Aktaş 20:30