1
Allah’ın emri geldi (bilin); artık onun tez gelmesini istemeyin (aceleye gerek yok!). O (Allah), onların (o putperestlerin) kendisine yakıştırdıkları ortaklardan da münezzehtir, yücedir.*
2
(Allah) “Benden başka ilâh yoktur, öyle ise bana karşı gelmekten (inkâr, şirk, zulüm ve kötülükten) sakının”diye (insanları) uyarmaları için emrini içeren ruh (vahiy) ile melekleri (elçi seçtiği) kullarından dilediğine (uygun gördüğüne) indirir.
3
(O,) gökleri (bütün gök cisimlerini) ve yerküreyi hak (şaşmaz bir düzen ve uygunluk) üzere yaratmıştır. O, (müşriklerin) kendisine yakıştırdıkları ortaklardan yücedir (uzaktır).
4
(O,) insanı bir nutfeden (zigottan) yaratmıştır. Bir de bakarsın ki (evreni yaratanın varlığını gösteren nice deliller olmasına rağmen bir kısım insan yaratıcısına karşı) açık bir hasım oluvermiştir.*
5
Ve davarları (küçük ve büyükbaş hayvanları) da o yaratmış: Onlarda sizin için ısıtıcı (giysiler) ve birçok yarar vardır. Onların bir kısmından da (besin olarak) yersiniz.*
6
Ve onları (ağıllarına) sürüp getirdiğinizde ve (otlaklara) sürüp götürdüğünüzde, sizin için onlarda içinizi açan güzellik ve çekicilik vardır.
7
Hem de onlar (sizi ve) yüklerinizi taşırlar; öyle uzak diyarlara kadar götürürler ki, onlar olmaksızın, son derece zahmet ve meşakkat çekmeden varamazdınız oralara. Gerçekten, bunları (yaratıp) size âmade kılan Rabbiniz çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
8
Hem kendilerine binesiniz hem de zînet olsun diye atları, katırları, merkepleri de yarattı. Ve (şu an) bilemeyeceğiniz (hayal bile edemeyeceğiniz) daha nice (kara, hava ve deniz nakil vasıtaları) yaratır! (Tren, otomobil, gemi, uçak, uzay araçları vs).
9
Ve doğru yolu beyan etmek (açıklamak) Allah’a aittir, açıklanan yoldan ayrılıp sapan da var. Oysa Allah dileseydi (size özgür bir irade vermeyip); elbette hepinizi (zorunlu olarak) doğru yola iletebilirdi.*
10
O’dur ki sizin için gökten (buluttan) yağmur indirir. İçilecek su ondan oluşur ve hayvanlarınızı otlattığınız bitkiler (ve ağaçlar) da onunla meydana gelir.
11
Onunla Allah sizin için ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve çeşit çeşit meyveler bitirir. Şüphesiz, bunlarda düşünen insanlar için (Allah’ın varlığına, birliğine ve kudretine) mutlaka birer delil vardır.
12
Ve (Allah) gece ile gündüzü, Güneş ile Ay’ı (belli kanunlara bağlayıp) sizin hizmetinize amade kılmıştır. Bütün yıldızlar da (gök cisimleri) O’nun buyruğuna göre hareket ederler. Şüphesiz bütün bunlarda aklını kullanan bir toplum için deliller vardır.*
13
Gene arzda (yeryüzünde) sizin için serpiştirip bitirdiği değişik renklerdekileri (bitkiler, çiçekler, ağaçlar, kuşlar, kelebekler ve benzeri göz alıcı şeyleri) de (faydanıza vermiştir). Şüphesiz bunda, öğüt alıp düşünen bir topluluk için (yaratıcının varlığına, birliğine ve sonsuz kudretine dair) bir ayet (delil) vardır.*
14
Taze et yemeniz ve takınacağınız bir süs eşyası çıkarmanız için (koyduğu tabii yasalara bağlı olarak) deniz(ler)i de sizin hizmetinize vermiş olan O’dur. Bir de gemilerin suyu yararak gittiğini görürsün. (İşte bütün bunlar) O’nun lütfundan (rızkından) nasip arayasınız ve O’na şükredersiniz diyedir.*
15
Ve sizinle düzensiz (dengesiz) hareket eder (düzensiz hareket etmesin ve yerkabuğunun genel dengesi sağlansın) diye yerkürede (yerkabuklarını hareket ettirerek, orojenik hareketlenmelere yol açarak kökleri yerin derinliklerine inen) ağır baskılar (dağlar) koyup yerleştirdi ve ırmaklar meydana getirdi, şaşırmayasınız diye yolları da.*
16
Ve (gideceğiniz yerlere ulaşmanız için yol gösteren) daha nice alâmetler (vadiler, dereler, tepeler vs. işaretler) koymuştur. Ve onlar (özellikle gezginler denizde veya çölde geceleyin) yıldızlar sayesinde de yollarını (yönlerini) bulabilirler.*
17
O hâlde (bütün bunları) yaratan Allah, hiçbir şey yaratamayan, herhangi bir varlıkla bir olur mu? Artık siz (hâlâ aklınızı kullanarak) düşünmeyecek misiniz?
18
Ve (ey insanlar!) Eğer Allah’ın nimetlerini (özellikle sizi diğer canlı türlerinden ayrı özelliklerle donatmış olması sebebiyle) saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Hiç kuşkusuz Allah, (çok) bağışlayandır, (çok) merhamet edendir.*
19
Oysa (ey insanlar!) Allah gizlediğinizi de bilir, açığa vurduğunuzu da.
20
Ve Allah’ın yanı sıra (onların) yalvardıkları (dua ettikleri putlar ve nesneler) ise, hiçbir şey yaratamazlar, zaten kendileri de (diğer varlıklar gibi) yaratılmaktadırlar.
21
Onlar (o müşriklerin taptıkları) diri olmayan cansız (şuursuz) varlıklardır. (Kendilerine tapanların) ne zaman yeniden diriltileceklerini de bilmezler. *
22
(Ey insanlar!) Sizin ilâhınız tek bir ilâhtır. Ahirete inanmayanların kalbleri (akılları) ise (bu hakikatleri) kabul etmez. Kendileri de hep büyüklük taslamaktadırlar. *
23
Şüphe yok ki, Allah onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. Doğrusu o, (insanlara karşı) büyüklük taslayanları asla sevmez.
24
Ve onlara (inkârcılara) «Rabbiniz ne indirdi?» denildiğinde «öncekilerin masalları (efsaneleri) derler.
25
Böylece kıyamet günü hem kendi günahlarını tümü ile hem de bilgisizce sapıklığa sürükledikleri (sapmalarına sebep oldukları) kimselerin günahlarından (veballerinden bir kısmı) da yüklenirler (veballerine ortak olurlar). Bilin ki, yüklendikleri şey ne kötüdür!*
26
Onlardan önce gelip geçen (ve onlar gibi inkâr, zulüm ve kibirde ısrar eden)ler de, (elçilere ve tebliğ ettiklerine karşı) düzen kurmaya yeltenmişlerdi. Fakat Allah, onların yapılarını (hile, plan ve düzenlerini) temelden yıktı, çatıları da tepelerine çöktü. Öyle ki, nereden geldiğini daha anlamadan azap apansız yakalayıverdi onları.*
27
Sonra kıyamet günü, (Allah) onlara: “Uğurlarında (bana) muhalefet ettiğiniz (ve kendilerinin de ilah olduklarına dair iddiada bulunduğunuz o) ortaklarım hani nerede?” diyerek kendilerini rezil edecektir. Kendilerine (dünya hayatında) bilgi verilmiş olanlar da şöyle diyecekler: “Şüphesiz bugün rezillik, aşağılık ve kötülük inkârcıların üzerinedir.”
28
Onlar ki, kendi kendilerine zulüm hali içindeyken melekler canlarını almıştı!" Böyleleri nihayet (hesap vermeye çağırıldıklarında) Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk (diyerek) boyun eğme tavrı takınacaklar. (Hesap günü onlara şöyle denilecek:) Evet (yaptınız), şüphesiz Allah, sizin yapmış olduğunuz her şeyi (eksiksiz) bilendir.*
29
(O gün onlara şöyle denilir!) Artık, içinde (Allah’ın dilediği vakte kadar) kalacağınız cehennemin kapılarından girin. Büyüklük taslayanların (hakkı kabul etmeyenlerin, zorbalık ve diktatörlük yapanların) yeri ne kötüdür!”*
30
Ve (kötülüklerden) sakınmış olanlara da “Rabbiniz ne indirdi?” denildiğinde “İyilik’’ (derler). İyi davrananlara (elbette) bu dünyada iyilik (ve güzellik) vardır, hele ahiret yurdu daha da hayırlıdır. (Kötülüklerden) sakınanların yurdu ne güzeldir. *
Sonraki 30 ayet →