1
O şiddetli bir gürültüyle (gelip çatacak), yürekleri hoplatacak (büyük) felâket. *
2
Nedir o yürekleri hoplatacak kariâ (büyük felâket)?
3
Ve (Resulüm!) Kariânin (o yürekleri hoplatacak felâketin) ne olduğunu sana bildiren nedir? (Biz vahiy yoluyla bildirmezsek sen nereden bileceksin o yürekleri hoplatan kariânın ne olduğunu?)
4
(Dehşetinden dolayı) insanların her biri (şaşkınlık ve perişanlık içinde) bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacakları gün.
5
Dağların da (yer kabuğunda meydana gelecek şiddetli depremler ve volkanik patlamalar nedeniyle) havaya saçılmış renkli yünler gibi olacakları (gün vuku bulacak).
6
6,7. Ama (o gün hesaptaki iyilik) tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.
7
6,7. Ama (o gün hesaptaki iyilik) tartıları ağır gelen kimse hoş bir hayat içinde olacaktır.
8
8, 9. Kimin de tartıları (iman ve makbul amelden yoksun olarak) hafif gelirse (iyilikleri yoksa), işte onun anası (barınağı, yeri ve yurdu) Hâviye’dir. *
9
8, 9. Kimin de tartıları (iman ve makbul amelden yoksun olarak) hafif gelirse (iyilikleri yoksa), işte onun anası (barınağı, yeri ve yurdu) Hâviye’dir. *
10
Ve onun (hâviyenin) ne olduğunu sana bildiren nedir? (Biz vahiy yoluyla bildirmezsek sen nereden bileceksin o hâviyenin ne olduğunu?)
11
O, (lav hâlinde) kızgın bir ateştir. *