Ana SayfaMealler › Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz meali ile okumaya başla
Fussilet 1 / 54
1
Hâ, Mîm.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:1
2
(Bu Kur’ân), Rahmân ve Rahîm’den indirilmiştir.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:2
3
Bilen bir toplum için, Arapça bir Kur’an olarak ayetleri detaylı olarak açıklanmış bir kitaptır;
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:3
4
Müjdeleyici ve uyarıcı olarak... Fakat onların çoğu sırt çevirdiler. Artık onlar işitmezler.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:4
5
“Bizi çağırdığın şeye karşı zihinlerimiz kapalıdır, kulaklarımızda bir ağırlık ve seninle bizim aramızda perdeler vardır. Sen istediğini yap, biz de istediğimizi yapıyoruz.” dediler.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:5
6
De ki: “Ben ancak sizin gibi bir beşerim. Bana yalnızca, sizin ilanızın bir ilah olduğu vahyolunuyor. Öyleyse O’na yönelin ve O’ndan bağışlanma dileyin. Müşriklerin vay haline!”
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:6
7
Onlar, zekâtı (:arınmayı) gerçekleştirmeyen ve ahireti inkâr edenlerdir.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:7
8
İman edip salih amellerde bulunanlar için kesintisiz bir mükâfat vardır.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:8
9
De ki: “Yeri iki günde (:evrede) yaratanı inkâr ediyor ve (başka şeyleri) O’na denk mi tutuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir.”
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:9
10
O, yeryüzü üzerine sabit ağırlıklar yerleştirmiştir; orayı bereketli kıldı ve -arayanlar için belli bir seviyede olmak üzere- dört günde (:evrede) gıdalar takdir etti.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:10
11
Sonra duman halinde olan göğe istiva etti, ona ve yere dedi ki: “İsteyerek veya istemeyerek gelin.” İkisi de: “İsteyerek geldik.” dediler.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:11
12
Böylece onları iki günde (:evrede) yedi gök olarak tamamladı ve her bir göğe kendi işini vahyetti. Biz yakın göğü kandillerle süsledik ve koruduk. İşte bu, Azîz ve Alîm olan Allah’ın takdiridir.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:12
13
Eğer aldırmazlarsa: “Ben sizi, Ad ve Semud’un uğradığı yıldırıma benzer bir yıldırımla uyardım.” de.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:13
14
Onlara: “Yalnızca Allah’a kulluk edin.” diye önlerinden ve arkalarından resuller gelince dediler ki: “Eğer Rabbimiz dileseydi melekler indirirdi. Bundan dolayı biz, sizinle gönderilen şeyi inkâr ediyoruz.”
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:14
15
Ad’a gelince, onlar yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladılar. “Bizden daha güçlü olan kimmiş?” dediler. Onları yaratan Allah’ın, onlardan daha güçlü olduğunu görmediler mi? Oysa onlar bizim ayetlerimizi tanımıyorlardı.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:15
16
Bunun üzerine biz de onlara dünya hayatında rezil edici azabı tattırmak için o uğursuz günlerde dondurucu bir rüzgâr gönderdik. Ahiret azabı ise daha da rezil edicidir. Onlara yardım da edilmez.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:16
17
Semud (kavmine) gelince; biz onlara yolu gösterdik fakat onlar körlüğü hidayete tercih ettiler, böylece kazandıkları şeyler yüzünden aşağılayıcı azap yıldırımı onları yakaladı.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:17
18
İman edip takvalı olanları ise kurtardık.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:18
19
Allah’ın düşmanlarının toplanacakları gün, onlar ateşe bölükler halinde dağıtılırlar.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:19
20
Nihayet oraya geldiklerinde, işitme ve görme (organları) ve derileri onların yaptıklarına şahitlik ederler.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:20
21
Derilerine derler ki: “Niye aleyhimizde şahitlik ettiniz?” Derler ki: “Her şeyi konuşturan Allah bizi konuşturdu. Sizi ilk defa O yarattı ve O’na döndürüleceksiniz.”
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:21
22
Siz, işitme ve görme (organlarınızın) ve derilerinizin aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. İşlediklerinizin birçoğunu Allah’ın bilmeyeceğini zannettiniz.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:22
23
İşte bu, sizin zannınız! Rabbiniz hakkında beslediğiniz bu zannınız sizi yıkıma uğrattı, böylelikle hüsrana uğrayanlardan oldunuz.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:23
24
Şimdi eğer dayanabilirlerse onların yeri ateştir. Eğer kendilerinden hoşnut olunmasını beklerlerse kesinlikle onlardan hoşnut olunmayacaktır.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:24
25
Biz onlara, yakın arkadaşlar musallat ettik, onlar ise onlara önlerindekini ve arkalarındakini süslü göstermişlerdi. Kendilerinden önce geçmiş olan cinler ve insanlar için (azap) sözü bunlar üzerine de gerçekleşmiştir. Onlar hüsrana uğrayan kimselerdi.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:25
26
İnkâr edenler: “Bu Kur’ân’ı dinlemeyin ve okunduğunda yaygaralar koparın. Belki üstün gelirsiniz.” dediler.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:26
27
İnkâr edenlere şiddetli bir azap tattıracağız ve yaptıklarının en kötüsüyle karşılık vereceğiz.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:27
28
İşte Allah’ın düşmanlarının karşılığı bu ateştir. Ayetlerimizi tanımamalarının cezası olarak onlar için orası sürekli kalınacak yurttur.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:28
29
İnkâr edenler: “Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptırmış olanları bize göster. Onlar aşağılanmışlardan olsunlar diye ayaklarımızın altına alalım.” dediler.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:29
30
“Rabbimiz Allah’tır.” deyip sonra da istikamet üzere olanlara melekler: “Korkmayın ve üzülmeyin, size vadolunan cennetle sevinin.” diye inerler.
H.Öztürk&S.Yılmaz 41:30