Ana SayfaMealler › Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz

Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz meali ile okumaya başla
Bakara 1 / 286
1
Elif, Lâm, Mîm.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:1
2
Kendisinde şüphe olmayan bu kitap, muttakiler (:takva sahipleri) için hidayettir (:yol göstericidir).
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:2
3
Onlar gayba inanırlar, salâtı yerine getirirler ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak ederler.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:3
4
Ve onlar sana indirilene de senden önce indirilenlere de iman ederler, onlar ahirete de kesin olarak inanırlar.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:4
5
İşte bunlardır Rablerinden bir hidayet üzere olanlar ve kurtulanlar da bunlardır.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:5
6
İnkâr edenleri uyarmış ya da uyarmamış olman onlar için fark etmez, inanmazlar.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:6
7
Allah onların zihinlerini[1] ve işitmelerini mühürlemiştir, görmeleri üzerinde de bir perde vardır ve onlara çok büyük bir azap vardır.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:7
8
İnsanlardan inanmadıkları halde: “Allah’a ve ahiret gününe inandık.” diyenler de vardır.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:8
9
Allah’ı ve iman edenleri aldatmaya çalışırlar. Oysa onlar yalnızca kendilerini aldatırlar da farkında değildirler.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:9
10
Zihinleri hastalıklıdır. Allah da onların hastalığını artırmıştır. Yalan söylemeleri sebebiyle onlara elim bir azap vardır.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:10
11
Kendilerine: “Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın.” denildiğinde: “Biz sadece ıslah edicileriz.” derler.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:11
12
Bilin ki asıl bozgunculuk çıkaranlar onlardır ama farkında değildirler.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:12
13
Kendilerine: “İnsanların inandığı gibi siz de inanın.” denildiğinde: “Sefihlerin (:aklı ermezlerin) inandıkları gibi mi inanalım?” derler. Bilin ki asıl sefihler kendileridir ama bilmezler.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:13
14
İnananlarla karşılaştıklarında: “İnandık.” derler. Şeytanlarıyla (:yandaşlarıyla) baş başa kaldıklarında ise: “Elbette sizinle beraberiz. Biz sadece alay ediyoruz.” derler.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:14
15
Allah onlarla alay eder de taşkınlıkları içinde bocalamalarına süre tanır.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:15
16
İşte onlar, hidayete karşılık dalâleti (:sapkınlığı) satın alanlardır. Ticaretleri kâr etmemiş, hidayeti de bulamamışlardır.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:16
17
Onların durumu, ateş yakan kimsenin durumuna benzer. Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah nurlarını giderir de onları göremez bir şekilde karanlıklar içinde bırakır.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:17
18
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bu yüzden onlar dönmezler.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:18
19
Ya da onların örneği; gökten inen bir sağanak yağmur gibidir ki içinde karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek vardır. Yıldırımlardan dolayı ölüm korkusundan parmaklarıyla kulaklarını kapatırlar. Allah kâfirleri kuşatmıştır.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:19
20
Şimşek neredeyse görmelerini alacak; önlerini her aydınlattığında on(un ışığın)da yürürler, üzerlerine karanlık basıverince de kalakalırlar. Allah dileseydi işitmelerini de görmelerini de giderirdi. Allah her şeye güç yetirendir.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:20
21
Ey insanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin ki takvaya[2] ulaşasınız.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:21
22
O; yeri sizin için döşek, göğü de bina eden, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse bile bile Allah’a denkler tutmayın.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:22
23
Eğer kulumuza indirdiğimizden şüphedeyseniz haydi siz de onun gibi bir sure getirin. Eğer doğru söyleyenlerseniz Allah’tan başka şahitlerinizi de çağırın.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:23
24
Eğer yapamazsanız -ki yapamayacaksınız- bu durumda kâfirler için hazırlanmış, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten korunun.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:24
25
İnanıp salih amellerde bulunanlara içlerinden ırmaklar akan cennetlerin olduğunu müjdele! Oranın meyvelerinden kendilerine her rızık verilişinde: “Bu daha önce de tattığımızdır.” derler. Oysa onlara onun benzerleri verildi. Orada, onlar için tertemiz kılınmış eşler de vardır ve onlar orada sürekli kalacaklardır.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:25
26
Allah ne bir sivrisineği ne de ondan daha küçüğünü örnek vermekten çekinir. Böylece iman edenler bunun Rablerinden gelen bir hak (:gerçek) olduğunu bilirler, inkâr edenler ise: “Allah bu örnekle ne murat etti?” derler. Allah bununla birçoğunu saptırır, birçoğunu da hidayete ulaştırır. Onunla yalnızca fâsıkları[3] dalâlete düşürür.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:26
27
Onlar (:fâsıklar) iyice pekiştirdikten sonra Allah ile olan sözleşmelerini bozanlar, Allah’ın korunmasını istediği bağları koparan ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlardır. İşte onlar hüsrana uğrayanlardır.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:27
28
Cansız iken size hayat veren ve sizi öldüren, sonra dirilten, en sonunda da kendisine döndürüleceğiniz Allah’ı nasıl inkâr edebiliyorsunuz?
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:28
29
O, yerde olan ne varsa hepsini sizin için yaratan, sonra göğe istiva edip[4] onları yedi gök olarak düzenleyendir. O her şeyi bilendir.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:29
30
Hani Rabbin meleklere: “Ben yeryüzünde bir halife kılacağım.” demişti. Onlar da: “Biz seni hamd ile tesbih ve takdis ederken, orada bozgunculuk çıkaracak ve kan dökecek birini mi halife kılacaksın?” dediler. Allah: “Ben sizin bilmediklerinizi bilirim.” dedi.
H.Öztürk&S.Yılmaz 2:30