1
Oku, yaratan Rabbinin adıyla.
2
O, insanı bir alaktan (rahimde aşılanmış yumurtadan) yarattı.
3
Oku, Rabbin sonsuz kerem sahibidir.
4
4-5. O (Allah ki) insana kalemle yazmayı ve bilmediği şeyleri öğretti.
5
4-5. O (Allah ki) insana kalemle yazmayı ve bilmediği şeyleri öğretti.
6
6-7. Gerçek şu ki (gâfil) insan kimseye muhtaç olmadığı zannıyla (sahip olduğu bilgi, güç ve servetle şımararak) azar.
7
6-7. Gerçek şu ki (gâfil) insan kimseye muhtaç olmadığı zannıyla (sahip olduğu bilgi, güç ve servetle şımararak) azar.
8
Şüphesiz dönüş (hesap vermek üzere) Rabbinedir (O’nun manevi huzurunadır).
9
9-10. (Kâbe’de) namaz kılan (ve böyle yapmakla, insanları lisan-ı hal ile İslâm’a davet etmekte) olan bir kulu, (resûlümüz Muhammed’i bundan) engelle (mek iste) yeni (Ebu cehil kâfirini) gördün mü?
10
9-10. (Kâbe’de) namaz kılan (ve böyle yapmakla, insanları lisan-ı hal ile İslâm’a davet etmekte) olan bir kulu, (resûlümüz Muhammed’i bundan) engelle (mek iste) yeni (Ebu cehil kâfirini) gördün mü?
11
11-12. (Ey kâfir!) Ne dersin! Ya o (engellemek istediğin) kul (umuz, resûlümüz Muhammed) doğru yolda ise (ki hiç şüphesiz öyle) ve Allah’a karşı gelmekten sakınmayı emrediyorsa!
12
11-12. (Ey kâfir!) Ne dersin! Ya o (engellemek istediğin) kul (umuz, resûlümüz Muhammed) doğru yolda ise (ki hiç şüphesiz öyle) ve Allah’a karşı gelmekten sakınmayı emrediyorsa!
13
(Resûlüm!) Gördün mü? O (inatla) hakkı yalanlıyor ve (îmân etmekten) yüz çeviriyor.
14
(O kâfir kişi,) Allah’ın her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?
15
15-16. Hayır! Eğer (küfründen ve yaptığı bu çirkin fiillerden) vazgeçmezse, o yalancı günahkârı (kâfiri, azabımız ile) perçeminden yakalarız (da cehenneme atarız).
16
15-16. Hayır! Eğer (küfründen ve yaptığı bu çirkin fiillerden) vazgeçmezse, o yalancı günahkârı (kâfiri, azabımız ile) perçeminden yakalarız (da cehenneme atarız).
17
O zaman yandaşlarını/destekçilerini çağırsın bakalım.
18
Biz de (onu ateşe sürükleyecek olan cehennemde vazifeli meleklerimizi) zebanileri çağıracağız.
19
Hayır! (Resûlüm,) ona (o kâfirin, tehditlerine) boyun eğme (den tebliğ vazifene ve Rabbin için) secde et (meye devam et) ve (böylelikle manen) Rabbine (O’nun rızasına) yaklaş.