1
1-2-3-4. Tan yerinin ağarmasına, (zilhicce ayından ilk) on geceye, (o on geceden Kurban Bayramı günü olan) çift (gün) e ve (Arefe günü olan) tek (gün) e, geçip giden geceye kasem olsun ki,
2
1-2-3-4. Tan yerinin ağarmasına, (zilhicce ayından ilk) on geceye, (o on geceden Kurban Bayramı günü olan) çift (gün) e ve (Arefe günü olan) tek (gün) e, geçip giden geceye kasem olsun ki,
3
1-2-3-4. Tan yerinin ağarmasına, (zilhicce ayından ilk) on geceye, (o on geceden Kurban Bayramı günü olan) çift (gün) e ve (Arefe günü olan) tek (gün) e, geçip giden geceye kasem olsun ki,
4
1-2-3-4. Tan yerinin ağarmasına, (zilhicce ayından ilk) on geceye, (o on geceden Kurban Bayramı günü olan) çift (gün) e ve (Arefe günü olan) tek (gün) e, geçip giden geceye kasem olsun ki,
5
Bunlarda, akıl sahibi olan kimse için bir yemin var, değil mi?
6
6-7-8-9-10. Rabbinin, Âd kavmine, şehirler içinde benzeri inşa edilmemiş yüksek sütunlarla dolu olan İrem’e (o şehrin halkına), vadilerde kayaları oyan (sağlam şehirler kuran) Semûd (halkın) a ve kazıklar (çadırlar ve ordular) sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?
7
6-7-8-9-10. Rabbinin, Âd kavmine, şehirler içinde benzeri inşa edilmemiş yüksek sütunlarla dolu olan İrem’e (o şehrin halkına), vadilerde kayaları oyan (sağlam şehirler kuran) Semûd (halkın) a ve kazıklar (çadırlar ve ordular) sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?
8
6-7-8-9-10. Rabbinin, Âd kavmine, şehirler içinde benzeri inşa edilmemiş yüksek sütunlarla dolu olan İrem’e (o şehrin halkına), vadilerde kayaları oyan (sağlam şehirler kuran) Semûd (halkın) a ve kazıklar (çadırlar ve ordular) sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?
9
6-7-8-9-10. Rabbinin, Âd kavmine, şehirler içinde benzeri inşa edilmemiş yüksek sütunlarla dolu olan İrem’e (o şehrin halkına), vadilerde kayaları oyan (sağlam şehirler kuran) Semûd (halkın) a ve kazıklar (çadırlar ve ordular) sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?
10
6-7-8-9-10. Rabbinin, Âd kavmine, şehirler içinde benzeri inşa edilmemiş yüksek sütunlarla dolu olan İrem’e (o şehrin halkına), vadilerde kayaları oyan (sağlam şehirler kuran) Semûd (halkın) a ve kazıklar (çadırlar ve ordular) sahibi Firavun’a ne yaptığını görmedin mi?
11
Onlar (nimetler içerisinde bulundukları) memleketlerinde, (peygamberleri ile alay edip, kendilerine tebliğ edilen hükümleri yalanlayan ve her türlü zorbalığı yaparak) azgınlık eden kimselerdi.
12
(Hadlerini aşarak yaptıkları bu kötü fiiller yüzünden) oralarda fesadı çoğalttılar.
13
Rabbin (de müstahak oldukları üzere, kimini şiddetli bir kasırgayla, kimini korkunç bir sayhâyla ve kimini de denizde helâk etmek sûretiyle) üzerlerine peş peşe azap kamçısı yağdırdı.
14
Şüphesiz ki Rabbin, (kullarının bütün yaptıklarını görüp) gözetendir.
15
Rabbi, (zenginlik ile) imtihân etmek üzere (nankör) insana ikramda bulunup, bolca nimetler verdiği zaman, “(layık olduğum ve hak ettiğim için) Rabbim bana değer verdi” der (de, şükreden bir kul olmaz).
16
Ama ne zaman ki, (Allah, o insanın) rızkını daraltarak onu (fakirlik ile) imtihân etse, (bu sefer de, “ben buna layık değildim.) Rabbim bana değer vermedi” der.
17
Hayır! (Şeref ve üstünlük, sizin zannettiğiniz gibi mal, mülk ile değildir.) Gerçek şu ki, siz yetimlere ikram etmiyorsunuz.
18
Yoksulu yedirmek (onların ihtiyaçlarını gidermek) hususunda (gayret göstermiyor ve) birbirinizi teşvik (de) etmiyorsunuz.
19
Miras (ta payları bulunan, kadınların ve yetimlerin hakların) ı (vermeyerek, kendi hakkınızla beraber, onların hakkını da) hak (hukuk) gözetmeden yiyorsunuz.
20
Malı pek çok seviyorsunuz.
21
21-22-23. Hayır! (Bu yaptıklarınız doğru değil!) Yeryüzü ardı ardına sarsılıp dümdüz edildiğinde, Rabbinin (kullardan hesap sorulması ve hak edene hak ettiği karşılığın verilmesi üzerine olan) emri vukû bulup da melekler saf saf dizildiğinde, (vazifeli melekler tarafından) cehennem getirildiğinde, işte o gün (kâfir) insan (dünyada iken, yaptıklarını pişmanlıkla birer birer) hatırlar. *Fakat bu hatırlamanın (pişmanlığın) ona ne faydası olacak?
22
21-22-23. Hayır! (Bu yaptıklarınız doğru değil!) Yeryüzü ardı ardına sarsılıp dümdüz edildiğinde, Rabbinin (kullardan hesap sorulması ve hak edene hak ettiği karşılığın verilmesi üzerine olan) emri vukû bulup da melekler saf saf dizildiğinde, (vazifeli melekler tarafından) cehennem getirildiğinde, işte o gün (kâfir) insan (dünyada iken, yaptıklarını pişmanlıkla birer birer) hatırlar. *Fakat bu hatırlamanın (pişmanlığın) ona ne faydası olacak?
23
21-22-23. Hayır! (Bu yaptıklarınız doğru değil!) Yeryüzü ardı ardına sarsılıp dümdüz edildiğinde, Rabbinin (kullardan hesap sorulması ve hak edene hak ettiği karşılığın verilmesi üzerine olan) emri vukû bulup da melekler saf saf dizildiğinde, (vazifeli melekler tarafından) cehennem getirildiğinde, işte o gün (kâfir) insan (dünyada iken, yaptıklarını pişmanlıkla birer birer) hatırlar. *Fakat bu hatırlamanın (pişmanlığın) ona ne faydası olacak?
24
(Kâfir insan,) “Keşke bu (âhiret) hayatım için, önceden bir şey yapsaydım” der.
25
25-26. Artık o gün, onun (o kâfirin) azabı gibi hiç kimse azap görmez ve (melekler tarafından) onun bağlandığı gibi hiç kimse bağlanmaz.
26
25-26. Artık o gün, onun (o kâfirin) azabı gibi hiç kimse azap görmez ve (melekler tarafından) onun bağlandığı gibi hiç kimse bağlanmaz.
27
27-30. (Ve o gün, Allah, cennetlik olan mü’min kimseye hitaben şöyle buyurur:) “Ey mutmain olan nefis! Sen O’ndan (Allah’ın verdiği bütün mükâfatlardan) razı, O da senden razı olarak Rabbine (O’nun manevi huzuruna) dön. (Razı olduğum sâlih) kullarımın arasına katıl ve gir cennetime.
28
27-30. (Ve o gün, Allah, cennetlik olan mü’min kimseye hitaben şöyle buyurur:) “Ey mutmain olan nefis! Sen O’ndan (Allah’ın verdiği bütün mükâfatlardan) razı, O da senden razı olarak Rabbine (O’nun manevi huzuruna) dön. (Razı olduğum sâlih) kullarımın arasına katıl ve gir cennetime.
29
27-30. (Ve o gün, Allah, cennetlik olan mü’min kimseye hitaben şöyle buyurur:) “Ey mutmain olan nefis! Sen O’ndan (Allah’ın verdiği bütün mükâfatlardan) razı, O da senden razı olarak Rabbine (O’nun manevi huzuruna) dön. (Razı olduğum sâlih) kullarımın arasına katıl ve gir cennetime.
30
27-30. (Ve o gün, Allah, cennetlik olan mü’min kimseye hitaben şöyle buyurur:) “Ey mutmain olan nefis! Sen O’ndan (Allah’ın verdiği bütün mükâfatlardan) razı, O da senden razı olarak Rabbine (O’nun manevi huzuruna) dön. (Razı olduğum sâlih) kullarımın arasına katıl ve gir cennetime.