1
1-2. Gök yarılıp da (yaratılışına uygun, lisân-ı hâl ile) Rabbine (itaat edip) boyun eğdiği,
2
1-2. Gök yarılıp da (yaratılışına uygun, lisân-ı hâl ile) Rabbine (itaat edip) boyun eğdiği,
3
3-4-5. Yeryüzü uzatılıp dümdüz edildiği, içindekileri atıp boşaldığı (ve yaratılışına uygun, lisân-ı hâl ile) Rabbine (itaat edip) boyun eğdiği zaman (insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır).
4
3-4-5. Yeryüzü uzatılıp dümdüz edildiği, içindekileri atıp boşaldığı (ve yaratılışına uygun, lisân-ı hâl ile) Rabbine (itaat edip) boyun eğdiği zaman (insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır).
5
3-4-5. Yeryüzü uzatılıp dümdüz edildiği, içindekileri atıp boşaldığı (ve yaratılışına uygun, lisân-ı hâl ile) Rabbine (itaat edip) boyun eğdiği zaman (insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır).
6
Ey insan! Şüphesiz sen Rabbin (in vadettiklerin) e (kavuşuncaya kadar) çabalayıp durmaktasın. Nihâyetinde (öleceksin, sonra tekrar diriltilerek, yapmış olduğun iyi ve kötü amellerin karşılığını almak üzere) O’ (nun manevi huzuru) na kavuşacaksın.
7
7-8-9. Kimin kitabı (amel defteri) sağından verilirse, o kolay bir hesaba çekilir ve sevinçli olarak (cennetteki) ailesine döner.
8
7-8-9. Kimin kitabı (amel defteri) sağından verilirse, o kolay bir hesaba çekilir ve sevinçli olarak (cennetteki) ailesine döner.
9
7-8-9. Kimin kitabı (amel defteri) sağından verilirse, o kolay bir hesaba çekilir ve sevinçli olarak (cennetteki) ailesine döner.
10
10-11-12. Fakat kimin kitabı (amel defteri), arka tarafından verilirse, “Yetiş ey ölüm!” diye feryat edecek ve (o, müstahak olduğu) alevli ateşe girecektir.
11
10-11-12. Fakat kimin kitabı (amel defteri), arka tarafından verilirse, “Yetiş ey ölüm!” diye feryat edecek ve (o, müstahak olduğu) alevli ateşe girecektir.
12
10-11-12. Fakat kimin kitabı (amel defteri), arka tarafından verilirse, “Yetiş ey ölüm!” diye feryat edecek ve (o, müstahak olduğu) alevli ateşe girecektir.
13
Şüphesiz o, (dünyada iken) ailesi arasında (malı ve mülkü ile şımarıp, âhireti düşünmeyen, keyif çatan) sevinçli biriydi.
14
Ve (o kâfir, yaptıklarının hesabını vermek üzere) Rabbine (O’nun manevi huzuruna) dönmeyeceğini zannediyordu.
15
Hayır! (Durum o kâfirin zannettiği gibi değil!) Şüphesiz Rabbi onu (n bütün yaptıklarını) görüyordu.
16
16-17-18. (Güneş battıktan sonra ufukta görünen) akşamın kızıllığına, geceye ve (karanlığı ile) kapladığı her şeye ve dolunay hâline gelen aya, kasem olsun ki,
17
16-17-18. (Güneş battıktan sonra ufukta görünen) akşamın kızıllığına, geceye ve (karanlığı ile) kapladığı her şeye ve dolunay hâline gelen aya, kasem olsun ki,
18
16-17-18. (Güneş battıktan sonra ufukta görünen) akşamın kızıllığına, geceye ve (karanlığı ile) kapladığı her şeye ve dolunay hâline gelen aya, kasem olsun ki,
19
Şüphesiz siz; (bebeklik, çocukluk, gençlik, olgunluk, yaşlılık, ölüm, kıyamet, yeniden diriltiliş ve âhiret hayatındaki değişik safhalardan geçerek) bir hâlden başka bir hâle geçeceksiniz.
20
Hâl böyleyken, onlara ne oluyor da îmân etmiyorlar!
21
Kendilerine Kur’ân okunduğu zaman secde etmiyorlar!
22
Bilakis, o kâfirler (ısrarla Kur’ân’ı) yalanlıyorlar.
23
Hâlbuki Allah, kalplerinde gizlediklerini hakkıyla bilmektedir.
24
(Resûlüm!) Onları (kâfirleri) elem dolu bir azap ile müjdele!
25
Ancak îmân edip de sâlih ameller işleyenler müstesna. Onlar için (âhirette eksilmeyen, tükenmeyen) ebedî bir mükâfat vardır.