1
1-2. (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini, îmâna davet etmek üzere, İslâm’ı tebliğ etmekte olan Peygamber,) gözleri görmeyen bir (mü’m) inin kendisine gelmesinden (ve o anki durumdan haberdar olmadığından ötürü ardı ardına birkaç defa, “Ey Allah’ın resûlü! Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret!” demesi üzerine o anki tebliğ ile ilgili sözünün kesilmesinden) ötürü hoşnut olmadı ve (tebliğ vazifesini yapmak üzere tekrardan yönünü müşriklere) döndü.
2
1-2. (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini, îmâna davet etmek üzere, İslâm’ı tebliğ etmekte olan Peygamber,) gözleri görmeyen bir (mü’m) inin kendisine gelmesinden (ve o anki durumdan haberdar olmadığından ötürü ardı ardına birkaç defa, “Ey Allah’ın resûlü! Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret!” demesi üzerine o anki tebliğ ile ilgili sözünün kesilmesinden) ötürü hoşnut olmadı ve (tebliğ vazifesini yapmak üzere tekrardan yönünü müşriklere) döndü.
3
3-4. (Resûlüm!) Sen nereden bilebilecektin ki? Belki o (soru soran kişi, senden öğrenecekleriyle) arınacak yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecekti!
4
3-4. (Resûlüm!) Sen nereden bilebilecektin ki? Belki o (soru soran kişi, senden öğrenecekleriyle) arınacak yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecekti!
5
5-6-7. Fakat kendisini (îmâna) muhtaç görmeyen (o kibirli kâfir) kimseye gelince... (Habibim! Îmâna gelir umudu ile sen) ona yöneliyor (İslâm’ı tebliğ ediyor) sun. (Ancak o kâfir, inatla hakkı inkâr etmeye devam ediyor. Habibim!) Onun (inkâr ve günah kirlerinden) temizlenip arınmamasından sen sorumlu değilsin. (Üzülme! Senin vazifen sadece tebliğdir.)
6
5-6-7. Fakat kendisini (îmâna) muhtaç görmeyen (o kibirli kâfir) kimseye gelince... (Habibim! Îmâna gelir umudu ile sen) ona yöneliyor (İslâm’ı tebliğ ediyor) sun. (Ancak o kâfir, inatla hakkı inkâr etmeye devam ediyor. Habibim!) Onun (inkâr ve günah kirlerinden) temizlenip arınmamasından sen sorumlu değilsin. (Üzülme! Senin vazifen sadece tebliğdir.)
7
5-6-7. Fakat kendisini (îmâna) muhtaç görmeyen (o kibirli kâfir) kimseye gelince... (Habibim! Îmâna gelir umudu ile sen) ona yöneliyor (İslâm’ı tebliğ ediyor) sun. (Ancak o kâfir, inatla hakkı inkâr etmeye devam ediyor. Habibim!) Onun (inkâr ve günah kirlerinden) temizlenip arınmamasından sen sorumlu değilsin. (Üzülme! Senin vazifen sadece tebliğdir.)
8
8-9-10. Fakat Allah’tan korkarak, sana koşup gelen kimseye gelince... (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini îmâna davetle meşgul olduğun için) sen onunla ilgilen (e) miyorsun.
9
8-9-10. Fakat Allah’tan korkarak, sana koşup gelen kimseye gelince... (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini îmâna davetle meşgul olduğun için) sen onunla ilgilen (e) miyorsun.
10
8-9-10. Fakat Allah’tan korkarak, sana koşup gelen kimseye gelince... (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini îmâna davetle meşgul olduğun için) sen onunla ilgilen (e) miyorsun.
11
Hayır! Şüphesiz bu (Kur’ân) bir öğüttür.
12
Artık (iki cihan saadetini kazanmayı) isteyen kimse (îmân ederek) ondan (Kur’ân’dan) öğüt alır.
13
13-14. O (Kur’ân, levh-i mahfûzda) çok değerli, tertemiz kılınmış, kadri yüce sahîfelerdedir.
14
13-14. O (Kur’ân, levh-i mahfûzda) çok değerli, tertemiz kılınmış, kadri yüce sahîfelerdedir.
15
15-16. Değerli ve itaatkâr elçilerin (meleklerin) elleriyle (levh-i mahfûzdan alınarak yazılmıştır)
16
15-16. Değerli ve itaatkâr elçilerin (meleklerin) elleriyle (levh-i mahfûzdan alınarak yazılmıştır)
17
Kahrolası (kâfir) insan, ne kadar da nankördür.
18
Allah, onu hangi şeyden yarattı (hiç düşünmez mi)?
19
Bir nutfeden (gözle dahi görülemeyecek kadar küçük olan, azıcık bir meni damlacığından) yarattı da ona (en güzel sûrette) şekil verdi.
20
Sonra ona, (annesinin karnından çıkış) yolu (nu) kolaylaştırdı
21
Sonra (takdir edilen ecel vakti gelince)... Onu öldürdü de kabre koydurdu.
22
Sonra (âhiret hayat için) onu, dilediği zaman tekrar diriltir.
23
Hayır! (O kâfir insan) Allah’ın kendisine emrettiğini (îmân ve taati) yerine getirmedi.
24
İnsan (tefekkür ederek) yediği yiyeceğine, bir baksın.
25
Biz (canlıların hayat kaynağı olan) suyu (yağmuru, bulutlar vasıtasıyla) bol bol yağdırdık.
26
Sonra (içinden bitkiler çıkması için) toprağı güzelce yardık.
27
27-32. Böylece orada size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere; ekinler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve meralar bitirdik.
28
27-32. Böylece orada size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere; ekinler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve meralar bitirdik.
29
27-32. Böylece orada size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere; ekinler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve meralar bitirdik.
30
27-32. Böylece orada size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere; ekinler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve meralar bitirdik.
Sonraki 12 ayet →