Ana SayfaMealler › Emrah Demiryent
ED

Emrah Demiryent

Emrah Demiryent
Emrah Demiryent meali ile okumaya başla
Abese 1 / 42
1
1-2. (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini, îmâna davet etmek üzere, İslâm’ı tebliğ etmekte olan Peygamber,) gözleri görmeyen bir (mü’m) inin kendisine gelmesinden (ve o anki durumdan haberdar olmadığından ötürü ardı ardına birkaç defa, “Ey Allah’ın resûlü! Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret!” demesi üzerine o anki tebliğ ile ilgili sözünün kesilmesinden) ötürü hoşnut olmadı ve (tebliğ vazifesini yapmak üzere tekrardan yönünü müşriklere) döndü.
E. Demiryent 80:1
2
1-2. (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini, îmâna davet etmek üzere, İslâm’ı tebliğ etmekte olan Peygamber,) gözleri görmeyen bir (mü’m) inin kendisine gelmesinden (ve o anki durumdan haberdar olmadığından ötürü ardı ardına birkaç defa, “Ey Allah’ın resûlü! Allah’ın sana öğrettiklerinden bana da öğret!” demesi üzerine o anki tebliğ ile ilgili sözünün kesilmesinden) ötürü hoşnut olmadı ve (tebliğ vazifesini yapmak üzere tekrardan yönünü müşriklere) döndü.
E. Demiryent 80:2
3
3-4. (Resûlüm!) Sen nereden bilebilecektin ki? Belki o (soru soran kişi, senden öğrenecekleriyle) arınacak yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecekti!
E. Demiryent 80:3
4
3-4. (Resûlüm!) Sen nereden bilebilecektin ki? Belki o (soru soran kişi, senden öğrenecekleriyle) arınacak yahut öğüt alacak da o öğüt ona fayda verecekti!
E. Demiryent 80:4
5
5-6-7. Fakat kendisini (îmâna) muhtaç görmeyen (o kibirli kâfir) kimseye gelince... (Habibim! Îmâna gelir umudu ile sen) ona yöneliyor (İslâm’ı tebliğ ediyor) sun. (Ancak o kâfir, inatla hakkı inkâr etmeye devam ediyor. Habibim!) Onun (inkâr ve günah kirlerinden) temizlenip arınmamasından sen sorumlu değilsin. (Üzülme! Senin vazifen sadece tebliğdir.)
E. Demiryent 80:5
6
5-6-7. Fakat kendisini (îmâna) muhtaç görmeyen (o kibirli kâfir) kimseye gelince... (Habibim! Îmâna gelir umudu ile sen) ona yöneliyor (İslâm’ı tebliğ ediyor) sun. (Ancak o kâfir, inatla hakkı inkâr etmeye devam ediyor. Habibim!) Onun (inkâr ve günah kirlerinden) temizlenip arınmamasından sen sorumlu değilsin. (Üzülme! Senin vazifen sadece tebliğdir.)
E. Demiryent 80:6
7
5-6-7. Fakat kendisini (îmâna) muhtaç görmeyen (o kibirli kâfir) kimseye gelince... (Habibim! Îmâna gelir umudu ile sen) ona yöneliyor (İslâm’ı tebliğ ediyor) sun. (Ancak o kâfir, inatla hakkı inkâr etmeye devam ediyor. Habibim!) Onun (inkâr ve günah kirlerinden) temizlenip arınmamasından sen sorumlu değilsin. (Üzülme! Senin vazifen sadece tebliğdir.)
E. Demiryent 80:7
8
8-9-10. Fakat Allah’tan korkarak, sana koşup gelen kimseye gelince... (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini îmâna davetle meşgul olduğun için) sen onunla ilgilen (e) miyorsun.
E. Demiryent 80:8
9
8-9-10. Fakat Allah’tan korkarak, sana koşup gelen kimseye gelince... (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini îmâna davetle meşgul olduğun için) sen onunla ilgilen (e) miyorsun.
E. Demiryent 80:9
10
8-9-10. Fakat Allah’tan korkarak, sana koşup gelen kimseye gelince... (Mekke’nin ileri gelen müşriklerini îmâna davetle meşgul olduğun için) sen onunla ilgilen (e) miyorsun.
E. Demiryent 80:10
11
Hayır! Şüphesiz bu (Kur’ân) bir öğüttür.
E. Demiryent 80:11
12
Artık (iki cihan saadetini kazanmayı) isteyen kimse (îmân ederek) ondan (Kur’ân’dan) öğüt alır.
E. Demiryent 80:12
13
13-14. O (Kur’ân, levh-i mahfûzda) çok değerli, tertemiz kılınmış, kadri yüce sahîfelerdedir.
E. Demiryent 80:13
14
13-14. O (Kur’ân, levh-i mahfûzda) çok değerli, tertemiz kılınmış, kadri yüce sahîfelerdedir.
E. Demiryent 80:14
15
15-16. Değerli ve itaatkâr elçilerin (meleklerin) elleriyle (levh-i mahfûzdan alınarak yazılmıştır)
E. Demiryent 80:15
16
15-16. Değerli ve itaatkâr elçilerin (meleklerin) elleriyle (levh-i mahfûzdan alınarak yazılmıştır)
E. Demiryent 80:16
17
Kahrolası (kâfir) insan, ne kadar da nankördür.
E. Demiryent 80:17
18
Allah, onu hangi şeyden yarattı (hiç düşünmez mi)?
E. Demiryent 80:18
19
Bir nutfeden (gözle dahi görülemeyecek kadar küçük olan, azıcık bir meni damlacığından) yarattı da ona (en güzel sûrette) şekil verdi.
E. Demiryent 80:19
20
Sonra ona, (annesinin karnından çıkış) yolu (nu) kolaylaştırdı
E. Demiryent 80:20
21
Sonra (takdir edilen ecel vakti gelince)... Onu öldürdü de kabre koydurdu.
E. Demiryent 80:21
22
Sonra (âhiret hayat için) onu, dilediği zaman tekrar diriltir.
E. Demiryent 80:22
23
Hayır! (O kâfir insan) Allah’ın kendisine emrettiğini (îmân ve taati) yerine getirmedi.
E. Demiryent 80:23
24
İnsan (tefekkür ederek) yediği yiyeceğine, bir baksın.
E. Demiryent 80:24
25
Biz (canlıların hayat kaynağı olan) suyu (yağmuru, bulutlar vasıtasıyla) bol bol yağdırdık.
E. Demiryent 80:25
26
Sonra (içinden bitkiler çıkması için) toprağı güzelce yardık.
E. Demiryent 80:26
27
27-32. Böylece orada size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere; ekinler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve meralar bitirdik.
E. Demiryent 80:27
28
27-32. Böylece orada size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere; ekinler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve meralar bitirdik.
E. Demiryent 80:28
29
27-32. Böylece orada size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere; ekinler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve meralar bitirdik.
E. Demiryent 80:29
30
27-32. Böylece orada size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere; ekinler, üzümler, yoncalar, zeytinler, hurmalar, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve meralar bitirdik.
E. Demiryent 80:30