1
(O müşrikler, alay etme maksadıyla) birbirlerine hangi şeyi sorup duruyorlar?
2
2-3. Hakkında, kendi aralarında bile anlaşmazlığa düştükleri o büyük haberden (yeniden diriltilmeyi) mi soruyorlar?
3
2-3. Hakkında, kendi aralarında bile anlaşmazlığa düştükleri o büyük haberden (yeniden diriltilmeyi) mi soruyorlar?
4
Hayır! (Kibir ve inatları yüzünden inkâr ve şüphe ettikleri bu hak haberin, gerçek olduğunu) ileride (çok iyi) bilecekler!
5
Hayır! Hayır! (Alay ettikleri o hak haberin hakikatini kesinlikle) ileride bilecekler.
6
6-7. Biz yeryüzünü bir beşik (sizin için yaşamaya elverişli bir yer), dağları da (arzın sarsılmasını engelleyen) birer kazık yapmadık mı?
7
6-7. Biz yeryüzünü bir beşik (sizin için yaşamaya elverişli bir yer), dağları da (arzın sarsılmasını engelleyen) birer kazık yapmadık mı?
8
Sizleri (erkek ve dişi olmak üzere) çift çift yarattık.
9
Uykunuzu bir dinlenme (vesilesi) yaptık.
10
10-11. Geceyi bir örtü, gündüzü de geçimlerinizi sağlama vakti yaptık.
11
10-11. Geceyi bir örtü, gündüzü de geçimlerinizi sağlama vakti yaptık.
12
Ve üstünüzde yedi (kat) sağlam (semâ) yarattık.
13
(Size ısı ve ışık veren) parıl parıl parıldayan bir kandil (güneş) yarattık.
14
14-15-16. Size, tohumlar, bitkiler ve (ağaçları) sarmaş dolaş olmuş bahçeler meydana getirmek üzere, yoğunlaşmış bulutlardan şarıl şarıl yağmurlar yağdırdık.
15
14-15-16. Size, tohumlar, bitkiler ve (ağaçları) sarmaş dolaş olmuş bahçeler meydana getirmek üzere, yoğunlaşmış bulutlardan şarıl şarıl yağmurlar yağdırdık.
16
14-15-16. Size, tohumlar, bitkiler ve (ağaçları) sarmaş dolaş olmuş bahçeler meydana getirmek üzere, yoğunlaşmış bulutlardan şarıl şarıl yağmurlar yağdırdık.
17
Şüphesiz, hüküm günü (tarafımızdan) belirlenmiş bir vakittir.
18
O gün (emrimiz ile İsrâfîl tarafından) Sûr’a (ikinci defa) üfürülür ve siz (kabirlerinizden kalkarak) bölük bölük (mahşer yerine) gelirsiniz.
19
O gün semâ (yarılıp) açılır ve orada pek çok kapılar oluşur.
20
Dağlar yürütülmüş (un ufak edilip, toz gibi havaya savrulmuş), bir serap hâline gelmiştir (artık yeryüzü dümdüz olmuştur).
21
21-22-23. Şüphesiz (o gün) cehennem, (kâfirleri) beklemektedir, azgınlar (kâfirler) için ebedî olarak kalacakları, son varış yeri (cehennem) dir.
22
21-22-23. Şüphesiz (o gün) cehennem, (kâfirleri) beklemektedir, azgınlar (kâfirler) için ebedî olarak kalacakları, son varış yeri (cehennem) dir.
23
21-22-23. Şüphesiz (o gün) cehennem, (kâfirleri) beklemektedir, azgınlar (kâfirler) için ebedî olarak kalacakları, son varış yeri (cehennem) dir.
24
Orada (cehennemde) ne bir serinlik, ne (de hoş/tatlı) bir içecek tadarlar.
25
(Kâfirler) kaynar su ve irinden başka (bir içecek tadamazlar).
26
(Bütün bunlar, dünyada iken yaptıklarına karşılık) uygun bir ceza olarak (verilir).
27
Şüphesiz, onlar hesaba çekilmeyi ummuyorlardı.
28
Âyetlerimizi (ısrarla inkâr ederek) yalanladıkça yalanlıyorlardı.
29
Biz (yaptıkları) her şeyi (görevli meleklerimize) bir bir say (dır) ıp (amel defterlerine) yaz (dır) mıştık.
30
(O gün kâfirlere şöyle buyururuz: “Dünyada iken inkâr ettiğiniz azabı) tadın bakalım, artık size azaptan başka bir şey artırmayacağız!”
Sonraki 10 ayet →