1
1-2-3-4-5-6. Birbiri ardınca gönderilenlere, esip savuranlara, yaydıkça yayanlara, (hak ile bâtılın arasını hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde) ayırdıkça ayıranlara, (îmân ve tövbe ile hakka yönelenleri) mazur kılıp arıtmak ve (isyan edenleri) sakındırmak üzere, (emrimizle, peygamberlere,) zikri (vahyi) ulaştıranlara kasem olsun ki,
2
1-2-3-4-5-6. Birbiri ardınca gönderilenlere, esip savuranlara, yaydıkça yayanlara, (hak ile bâtılın arasını hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde) ayırdıkça ayıranlara, (îmân ve tövbe ile hakka yönelenleri) mazur kılıp arıtmak ve (isyan edenleri) sakındırmak üzere, (emrimizle, peygamberlere,) zikri (vahyi) ulaştıranlara kasem olsun ki,
3
1-2-3-4-5-6. Birbiri ardınca gönderilenlere, esip savuranlara, yaydıkça yayanlara, (hak ile bâtılın arasını hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde) ayırdıkça ayıranlara, (îmân ve tövbe ile hakka yönelenleri) mazur kılıp arıtmak ve (isyan edenleri) sakındırmak üzere, (emrimizle, peygamberlere,) zikri (vahyi) ulaştıranlara kasem olsun ki,
4
1-2-3-4-5-6. Birbiri ardınca gönderilenlere, esip savuranlara, yaydıkça yayanlara, (hak ile bâtılın arasını hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde) ayırdıkça ayıranlara, (îmân ve tövbe ile hakka yönelenleri) mazur kılıp arıtmak ve (isyan edenleri) sakındırmak üzere, (emrimizle, peygamberlere,) zikri (vahyi) ulaştıranlara kasem olsun ki,
5
1-2-3-4-5-6. Birbiri ardınca gönderilenlere, esip savuranlara, yaydıkça yayanlara, (hak ile bâtılın arasını hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde) ayırdıkça ayıranlara, (îmân ve tövbe ile hakka yönelenleri) mazur kılıp arıtmak ve (isyan edenleri) sakındırmak üzere, (emrimizle, peygamberlere,) zikri (vahyi) ulaştıranlara kasem olsun ki,
6
1-2-3-4-5-6. Birbiri ardınca gönderilenlere, esip savuranlara, yaydıkça yayanlara, (hak ile bâtılın arasını hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde) ayırdıkça ayıranlara, (îmân ve tövbe ile hakka yönelenleri) mazur kılıp arıtmak ve (isyan edenleri) sakındırmak üzere, (emrimizle, peygamberlere,) zikri (vahyi) ulaştıranlara kasem olsun ki,
7
Şüphesiz size vadedilen (öldükten sonra tekrar diriliş günü), mutlaka gerçekleşecektir.
8
8-9-10-11. Yıldızların ışığı söndürüldüğü, göğün yarıldığı, dağların un ufak edilip savrulduğu ve Peygamberlerin (ümmetlerine) şahitlik etme zamanı geldiğinde,
9
8-9-10-11. Yıldızların ışığı söndürüldüğü, göğün yarıldığı, dağların un ufak edilip savrulduğu ve Peygamberlerin (ümmetlerine) şahitlik etme zamanı geldiğinde,
10
8-9-10-11. Yıldızların ışığı söndürüldüğü, göğün yarıldığı, dağların un ufak edilip savrulduğu ve Peygamberlerin (ümmetlerine) şahitlik etme zamanı geldiğinde,
11
8-9-10-11. Yıldızların ışığı söndürüldüğü, göğün yarıldığı, dağların un ufak edilip savrulduğu ve Peygamberlerin (ümmetlerine) şahitlik etme zamanı geldiğinde,
12
Bütün bunlar hangi gün gerçekleşecek?
13
Hüküm günü (gerçekleşecek).
14
Hüküm günü nedir bilir misin?
15
(Israrla hakkı inkâr edip) yalanlayanların o gün vay hâline!
16
Biz, önceki (kavim) leri, (ısrarla hakkı inkâr ettikleri için) helâk etmedik mi?
17
(Kendilerinden) sonra gelen (ve ısrarla hakkı inkâr eden) diğer nesilleri de onların peşine takarız (onlar gibi helâk ederiz).
18
İşte biz (azaba müstahak olan) suçlulara (kâfirlere) böyle yaparız.
19
(Israrla hakkı inkâr edip) yalanlayanların o gün vay hâline!
20
Biz sizi basit (değersiz) bir sudan, (meniden) yaratmadık mı?
21
21-22. Sonra onu (tarafımızdan takdir edilmiş) belirli bir süreye kadar, sağlam bir yere (ana rahmine) yerleştirdik.
22
21-22. Sonra onu (tarafımızdan takdir edilmiş) belirli bir süreye kadar, sağlam bir yere (ana rahmine) yerleştirdik.
23
Sonra onu şekillendirdik. Biz ne güzel şekil vereniz.
24
(Israrla hakkı inkâr edip) yalanlayanların o gün vay hâline!
25
25-26. Biz yeryüzünü, dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?
26
25-26. Biz yeryüzünü, dirileri de ölüleri de toplayan (bir yurt) yapmadık mı?
27
Orada sabit yüksek dağlar yaratmadık mı, size tatlı bir su içirmedik mi?
28
(Israrla hakkı inkâr edip) yalanlayanların o gün vay hâline!
29
(O gün kâfirlere şöyle buyurulur:) “Haydi, kendisini yalanlamış olduğunuz şeye (cehennem azabına) gidin bakalım!
30
Üç kola ayrılmış, (cehennem dumanından oluşan) bir gölgeye gidin!
Sonraki 20 ayet →