Ana SayfaMealler › Emrah Demiryent
ED

Emrah Demiryent

Emrah Demiryent
Emrah Demiryent meali ile okumaya başla
Mearic 1 / 44
1
(Müşriklerden) birisi çıkıp, (alaylı bir şekilde) başlarına gelecek olan azabı (n hemen gelmesini) istedi.
E. Demiryent 70:1
2
Kâfirler için (vuku bulacak olan bu azap haktır ve) onu (azabı) engelleyecek (hiç kimse de) yoktur.
E. Demiryent 70:2
3
(Bu azap) yüce makamların sahibi olan Allah tarafından, (kâfirler için) takdir edilmiştir.
E. Demiryent 70:3
4
Melekler ve Rûh (Cebrâîl), oraya (yaratılmış en büyük cisim olan arşa, dünyadaki hesabınız ile) süresi elli bin yıl olan bir günde yükselir.
E. Demiryent 70:4
5
(Habibim!) Sen (müşriklerin eziyetlerine, şimdilik) güzel bir şekilde sabret!
E. Demiryent 70:5
6
Şüphesiz onlar (müşrikler), onu (azabı) uzak görüyorlar. (Böyle bir şeyin olmayacağına inanıyorlar.)
E. Demiryent 70:6
7
Biz ise onu (azabı, kendileri için) yakın görüyoruz. (Hiç şüphesiz o azabı tadacaklar.)
E. Demiryent 70:7
8
O (kıyamet) gün (ü) gök erimiş maden gibi olur.
E. Demiryent 70:8
9
Dağlar da (havada uçuşan) renkli yün gibi olur.
E. Demiryent 70:9
10
Ve (o kıyamet gününün dehşetinden) hiçbir dost, dostunu (n hâlini/durumunu) sormaz.
E. Demiryent 70:10
11
11-12-13-14. (O hesap gününde, akrabalar, dostlar) birbirlerine gösterilirler. (Fakat o gün, herkes kendi derdindedir.) Suçlu (kâfir), o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini koruyup barındıran bütün akrabalarını ve (hatta imkânı olsa) yeryüzündeki herkesi fidye verip, kendisini kurtarmak isteyecek.
E. Demiryent 70:11
12
11-12-13-14. (O hesap gününde, akrabalar, dostlar) birbirlerine gösterilirler. (Fakat o gün, herkes kendi derdindedir.) Suçlu (kâfir), o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini koruyup barındıran bütün akrabalarını ve (hatta imkânı olsa) yeryüzündeki herkesi fidye verip, kendisini kurtarmak isteyecek.
E. Demiryent 70:12
13
11-12-13-14. (O hesap gününde, akrabalar, dostlar) birbirlerine gösterilirler. (Fakat o gün, herkes kendi derdindedir.) Suçlu (kâfir), o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini koruyup barındıran bütün akrabalarını ve (hatta imkânı olsa) yeryüzündeki herkesi fidye verip, kendisini kurtarmak isteyecek.
E. Demiryent 70:13
14
11-12-13-14. (O hesap gününde, akrabalar, dostlar) birbirlerine gösterilirler. (Fakat o gün, herkes kendi derdindedir.) Suçlu (kâfir), o günün azabından kurtulmak için oğullarını, eşini, kardeşini, kendisini koruyup barındıran bütün akrabalarını ve (hatta imkânı olsa) yeryüzündeki herkesi fidye verip, kendisini kurtarmak isteyecek.
E. Demiryent 70:14
15
15-16. Hayır! (Kâfirlerin azaptan kurtulma çabaları boşunadır.) Şüphesiz o (cehennem), derileri kavurup soyan, alevli bir ateştir.
E. Demiryent 70:15
16
15-16. Hayır! (Kâfirlerin azaptan kurtulma çabaları boşunadır.) Şüphesiz o (cehennem), derileri kavurup soyan, alevli bir ateştir.
E. Demiryent 70:16
17
17-18. (O ateş, hakikate karşı) sırtını dönen (ve böylelikle îmân etmekten) yüz çeviren kimse ile (zekât vermekle yükümlü olduğu halde zekât vermeyen ve harâm yoldan) mal/servet toplayıp yığan kimseyi (kendine) çağırır!
E. Demiryent 70:17
18
17-18. (O ateş, hakikate karşı) sırtını dönen (ve böylelikle îmân etmekten) yüz çeviren kimse ile (zekât vermekle yükümlü olduğu halde zekât vermeyen ve harâm yoldan) mal/servet toplayıp yığan kimseyi (kendine) çağırır!
E. Demiryent 70:18
19
Şüphesiz ki insan, tahammülsüz (ve tamahkâr bir tabiatta) yaratılmıştır.
E. Demiryent 70:19
20
20-21. (Imtihân gereği) kendisine, (fakirlik ya da hastalık gibi) bir musibet dokunduğu zaman (sabretmek yerine) sızlanıp feryat eder. Ona (zenginlik gibi) bir hayır dokunduğunda ise cimri kesilir.
E. Demiryent 70:20
21
20-21. (Imtihân gereği) kendisine, (fakirlik ya da hastalık gibi) bir musibet dokunduğu zaman (sabretmek yerine) sızlanıp feryat eder. Ona (zenginlik gibi) bir hayır dokunduğunda ise cimri kesilir.
E. Demiryent 70:21
22
22-23-24-25. Ancak, namaz kılıp, namazlarına (şart ve rükunlarına riâyet ederek, düzenli olarak) devam edenler ve mallarından hem isteyen hem de istemekten utanan yoksul için belirli bir pay ayıranlar böyle değildir.
E. Demiryent 70:22
23
22-23-24-25. Ancak, namaz kılıp, namazlarına (şart ve rükunlarına riâyet ederek, düzenli olarak) devam edenler ve mallarından hem isteyen hem de istemekten utanan yoksul için belirli bir pay ayıranlar böyle değildir.
E. Demiryent 70:23
24
22-23-24-25. Ancak, namaz kılıp, namazlarına (şart ve rükunlarına riâyet ederek, düzenli olarak) devam edenler ve mallarından hem isteyen hem de istemekten utanan yoksul için belirli bir pay ayıranlar böyle değildir.
E. Demiryent 70:24
25
22-23-24-25. Ancak, namaz kılıp, namazlarına (şart ve rükunlarına riâyet ederek, düzenli olarak) devam edenler ve mallarından hem isteyen hem de istemekten utanan yoksul için belirli bir pay ayıranlar böyle değildir.
E. Demiryent 70:25
26
(Onlar ki) hesap gününü (kalben) tasdik ederler.
E. Demiryent 70:26
27
Ve onlar Rablerinin azabından korkarlar.
E. Demiryent 70:27
28
Zira (onlar bilirler ki,) hiç kimse (yapmış olduğu amele güvenerek) Rablerinin azabından güvende olamaz.
E. Demiryent 70:28
29
29-30. Onlar mahremiyetlerini korurlar. Ancak zevceleri yahut sahip oldukları cariyeleri müstesna. Çünkü onlar (zevceleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.
E. Demiryent 70:29
30
29-30. Onlar mahremiyetlerini korurlar. Ancak zevceleri yahut sahip oldukları cariyeleri müstesna. Çünkü onlar (zevceleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.
E. Demiryent 70:30